A
18

Madde 140

Ümmetin fertlerinden her ferdin, kamu mülkiyetine giren her ?eyden faydalanma hakk? vard?r. Devletin tebaadan kay?rd??? bir kimseye kamu mülklerini mülkiyet edinme veya kullanma izni vermesi caiz de?ildir.

20 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence
Maddede geçen ümmetten maksat, Dâr-ul ?slam'daki tebaad?r. Yani Müslümanlardan yada z?mmilerden olsun devlet tabiiyetini ta??yan herkestir. Devlet, temel ihtiyaçlar?n? tabi olduklar? ?slam hükümlerine g?re temin ederek onlar? gerekli daimi bir g?zetimle g?zetmelidir. Tebaan?n fertlerinden her bir ferdin kamu mülkiyeti olan ?eylerden faydalanma hakk?na sahip olmas? bu g?zetimin bir parças?d?r. Z?mmiler ve Müslümanlar, kamu mülkiyeti kurumlar?ndan faydalanma hakk? hususunda e?ittirler.

??yle denilmez: الْمُسْلِمُونَ شُرَكَاءُ فِي ثَلاَثٍ "Müslümanlar ?u üç ?eyde ortakt?rlar…" hadisi, kamu mülkiyetinin sadece Müslümanlara ait olmas? demektir. Bilakis hem bu hadis hem de النَّاسُ شُرَكَاءُ... "?nsanlar… ortakt?rlar" hadisi, Muslim'in tahric etti?i Bureyde hadisi ile tahsis edilmi?tir. Zira onda ??yle geçmi?tir: ثُمَّ ادْعُهُمْ إِلَى التَّحَوُّلِ مِنْ دَارِهِمْ إِلَى دَارِ الْمُهَاجِرِينَ وَأَخْبِرْهُمْ أَنَّهُمْ إِنْ فَعَلُوا ذَلِكَ فَلَهُمْ مَا لِلْمُهَاجِرِينَ وَعَلَيْهِمْ مَا عَلَى الْمُهَاجِرِينَ "Sonra kendi darlar?ndan (beldelerinden) Dâr-ul Muhacirun’a (Dâr-ul ?slam’a) ayr?lmaya (hicrete) davet et ve onlara haber ver ki bunu yapmalar? halinde muhacirlerin lehine olan onlar?n da lehine olur, muhacirlerin aleyhine olan onlar?n da aleyhine olur." Muhacirlerin dâr? ise Dâr-ul ?slam demektir. Dolay?s?yla tebaal?k hakk?n? Dâr-ul ?slam'a ayr?lan, yani Dâr-ul ?slam tabiiyeti ta??yan kimselere hasreden bir nasst?r. Dolay?s?yla tebaal?k hakk? dünyadaki tüm Müslümanlar? de?il sadece Dâr-ul ?slam'da olanlar? kapsar. Ayn? ?ekilde Dâr-ul ?slam'da ya?ayan ve devlet tabiiyetini ta??yan gayrimüslimler bundan istisna edilmez. Cünkü Bureyde hadisi, tebaal?k hakk?ndan faydalanmay? Dâr-ul ?slam'a ayr?lma ?art?na ba?lam??t?r. Binaenaleyh bu madde, gerek Müslüman gerekse z?mmi olsun Dâr-ul ?slam'da ya?ayan ve onun tabiiyetini ta??yan herkese intibak eder.

Dâr-ul ?slam'da tebaan?n üzerine oldu?u ?ey i?te budur. Dolay?s?yla tebaa, kamu mülkiyetinden faydalan?r ve Müslüman yada zimmet ehlinden olsun tebaadan hiç bir kimse bundan men edilmez:

Tebaadan Müslüman olanlar?n kamu mülkiyetinden faydalanmas?na gelince; bu, aç?k bir husustur.

Zimmet ehli aç?s?ndan olana gelince; bu hususta birçok nass varit olmakla birlikte Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] ve ra?idi halifeler d?neminde de birçok vak?a varit olmu?tur. Bunlar?n hepsi ?unlara delalet eder:

- Z?mmiler, pazarlarda dola??yorlar, al?yorlar ve sat?yorlard?. Pazarlar ise kamu mülkiyetindedir. Nitekim Ahmed, Ka'b ?bn-u Malik'ten ??yle dedi?ini rivayet etmi?tir: "…Pazarda dola??rken Nasrani bir adam, sataca?? yiyeceklerle ç?kageldi ve ??yle diyordu: Bana Ka'b ?bn-u Malik'i kim g?sterebilir?..." Bu da hem Müslümanlar?m hem de zimmet ehlinin, ihtiyaçlar? için pazarlara u?rad?klar?na delalet etmektedir.

- Z?mmiler, su, ate? ve meradan faydalan?yorlard?. Nitekim ?bn-u Mâce, Ebî Hurayra'dan Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ??yle buyurdu?unu rivayet etmi?tir: ثَلاثٌ لا يُمْنَعْنَ: الْمَاءُ وَالْكَلأُ وَالنَّارُ "?u üç ?eyden men edilmez: Su, mera ve ate?." Yine sahabe, ?am Nasranilerinin Müslümanlarla birlikte ?am nehirlerinden içebilecekleri üzerinde icmâ etmi?tir. Irak ve Bahreyn'de Mecusilik üzerine kalanlar da b?yleydi. Ayn? ?ekilde M?s?r'daki K?ptiler, Nil nehrinden içiyorlar ve sulama yap?yorlard?. Hepsi de odunluk ormanlardan odun yap?yorlar, ana nehirlerden ekinlerini suluyorlar ve tebaaya ait genel yerlerde hayvanlar?n? güdüyorlard?. Bugün de onlar, petrolden, petrol türevlerinden ve elektrikten faydalanma hakk?na sahiptirler. Cünkü bunlar?n her ikisi de hadiste geçen ate?tendir.

- Mevat arazileri ihya etme hakk?na sahiptirler. Cünkü Ahmed ve Tirmizî, Cabir kanal?yla Aleyhi's Salatu ve's Selam'?n ??yle buyurdu?unu tahric etmi?lerdir: مَنْ أَحْيَا أَرْضًا مَيِّتَةً فَهِيَ لَهُ "Her kim ?lü bir araziyi ihya ederse o onundur." el-Buhari, Ai?e [Radiyallahu Anhâ]'den Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ??yle buyurdu?unu rivayet etmi?tir: مَنْ أَعْمَرَ أَرْضًا لَيْسَتْ لأَحَدٍ فَهُوَ أَحَقُّ "Her kim, kimseye ait olmayan bir araziyi imar ederse o, onudur." Ebu Davud et-Tayâl?sî, Ai?e [Radiyallahu Anhâ]'den Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ??yle buyurdu?unu rivayet etmi?tir: العِبَادُ عِبَادُ اللهِ، وَالْبِلادُ بِلادُ اللهِ، فَمَنْ أَحْيَا مِنْ مَوَاتِ الأَرْضِ شَيْئاً فَهُوَ لَهُ، وَلَيْسَ لِعِرْقٍ ظَالِمٍ حَقٌّ "Kullar, Allah'?n kuludur. Belde, Allah'?n beldesidir. Her kim mevat araziden bir ?eyi ihya ederse o onundur. Zalimin teri için bir hak yoktur."

Bu delillerin hepsi, Müslüman yada gayrimüslim olsun tebaan?n tüm fertlerini kapsayan birer genel delildir.

- Ayn? ?ekilde Müslüman?yla ve zimmet ehliyle tebaan?n hepsi, kara, deniz ve hava ula??m yollar?n? kullanma hakk?na da sahiptir. Kara ula??m?na gelince; zimmet ehli, Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] zaman?nda kara ula??m?n? kullan?yorlard?. Nitekim Tirmizî, Ai?e'den ??yle dedi?ini rivayet etmi?tir: كَانَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ ثَوْبَانِ قِطْرِيَّانِ غَلِيظَانِ، فَكَانَ إِذَا قَعَدَ فَعَرِقَ ثَقُلاَ عَلَيْهِ، فَقَدِمَ بَزٌّ مِنْ الشَّامِ لِفُلاَنٍ الْيَهُودِيِّ، فَقُلْتُ: لَوْ بَعَثْتَ إِلَيْهِ فَاشْتَرَيْتَ مِنْهُ ثَوْبَيْنِ إِلَى الْمَيْسَرَةِ... "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in üzerinde kal?n ve sert iki elbise vard?. Oturdu?unda üzerinden a??r bir ter bo?an?rd?. Derken ?am'dan falan Yahudi için bir kuma? geldi. Dedim ki: Ke?ke ona haber g?nderseydin de ondan iki hafif elbise sat?n alsayd?n." [Hadis] Deniz yollar?na gelince; sahabe [R?dvanullahi Aleyhim] zaman?nda Müslümanlar gibi kullan?yorlard? ve bugünkü hava yollar? da buna k?yas edilir.

Z?mmiler, kamu toplu ta??ma araçlar?na k?yasen genel postay? ve kamu ileti?im araçlar?n? kullanma hakk?na da sahiptirler.

??te bunlar, tebaan?n tüm fertlerinin kamu mülkiyetinden faydalanma hakk? oldu?una dair maddenin birinci ??kk?n?n delilleridir.

?kinci ??kka gelince; devletin, tebaadan kay?rd??? bir kimsenin kamu mülklerini mülk edinmesine ve i?letmesine izin vermesinin yasaklanmas?d?r. Bunun delili, Ebyad ?bn-u Hammal'?n hadisidir. ??yle ki Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] ona, Ma'rab'taki tuz madenini ikta etmi? ve ona ikta etti?i tuzun bitmez tükenmez bir su mesabesinde oldu?u haber verilince ondan geri alm??t?r. Tirmizî, Ebyad ?bn-u Hammal'dan ?unu rivayet etmi?tir: أنه وفد إلى رسول الله صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ فاستقطعه الملح، فقطع له. فلما أن ولّى قال رجل من المجلس: أتدري ما قطعت له؟ إنما قطعت له الماء العد. قال فانتزعه منه "O, Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’i ziyaret ederek yerini belirtti?i bir tuz madeninin kendisine ikta edilmesini istedi. Allah’?n Resulü de bu tuz madenini ona ikta etti. Tam oradan ayr?laca?? s?rada meclisteki bir adam dedi ki: "Ona ne ikta etti?inizi biliyor musunuz? Ona kesilmez bir suyu ikta ettiniz. Bunun üzerine Ebyad: Bundan vazgeçti?ini s?yledi." Keza bunun delili Tirmizî'nin, Ai?e [Radiyallahu Anhâ] kanal?yla tahric edip hasen sahih dedi?i ve ?bn-u Hazîme Sahih'inde tahric etti?i: مِنًى مُنَاخُ مَنْ سَبَقَ "Mina, geçip giden herkesin konak yeridir" hadisi ile el-Buhari'de geçen Sa'b ?bn-u Cusâme'nin ?u hadisidir: لا حِمَى إِلاَّ للهِ وَلِرَسُولِهِ "Himaye ancak Allah'a ve Resulüne aittir."

Aç?kt?r ki ?irketlerin ve fertlerin fahi? ?ekilde zenginle?mesi ve kapitalist tekellerin geneli; do?algaz, petrol, di?er bitmez tükenmez madenler, ileti?im, ula??m, su ve benzerleri gibi çe?itli kamu mülkiyetlerini i?letmek amac?yla elde ettikleri imtiyazlar?n bir sonucudur.