Yönetim merkezîdir. ?dare ise merkezî de?ildir.
Madde 17
Evidence
Bu madde y?netim ile idarenin aras?n? ay?rmak için konulmu?tur. Bunlar?n aras?n? ay?rmak ise ?u iki y?nde ortaya ç?kar: Her birinin vak?as?nda ve Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in y?neticileri g?revlendirme ve memurlar? atama amellerinde. Her birinin vak?as?na gelince; y?netim, mulk ve sultan ayn? manadad?r ki o, hükümleri infaz eden sulta/otoritedir. Kamus-ul el-Muhît’te ??yle geçmi?tir: “Mulûke-mulk; azamet ve sultan ayn? anlamdad?rlar.” Ba?ka bir yerde ??yle geçmi?tir: “Sultan, melikin hücceti ve kudreti demektir.” Uçüncü bir yerde ise ??yle geçmi?tir: “[الحكم] “el-hükm” [القضاء] “kaza” demektir. Co?ulu, [أحكام] “ahkâm”d?r. [الحاكم] “hakim” hükmü yerine getirendir.” Bu da hüküm, yarg?n?n kulland??? dil ve y?netici, y?netimi infaz edenin kulland??? dil demektir. Bu maddedeki y?netimden maksat, hükümleri infaz etmek, yani mulk, sultan ve mulkün kudreti anlam?nda ?st?lahî olarak y?netim demektir. Veya ba?ka bir deyi?le y?netim, ?eriat?n Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam’?n ?u kavli ile Müslümanlara vacip k?ld??? imârat?n/emirli?in i?idir: وَلاَ يَحِلُّ لِثَلاَثَةِ نَفَرٍ يَكُونُونَ بِأَرْضِ فَلاَةٍ إِلاَّ أَمَّرُوا عَلَيْهِمْ أَحَدَهُمْ “?çlerinden birini kendilerine emir seçmedikleri müddetçe, üç ki?inin bir vadide olmas? helal de?ildir.” [Ahmed, Abdullah ?bn-u Amr kanal?yla tahric etti] ?mârat?n bu i?i ise zulümleri defetmek ve husumetleri fasletmek için kullan?lan otoritedir. Veya ba?ka bir deyi?le y?netim, Allahuteala’n?n ?u kavlinde geçen velâyet-ul emrdir: أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَأُوْلِي الأَمْرِ مِنْكُمْ “Allah’a itaat edin! Resule ve sizden olan ulul-emre de itaat edin!” [en-Nîsâ 59] Ve ?u kavlindeki: وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى الرَّسُولِ وَإِلَى أُوْلِي الأَمْرِ مِنْهُمْ “Halbuki onu Resule ve kendilerinden olan ulul-emre g?türmü? olslard?...” [en-Nisâ 83] Dolay?s?yla velâyet-ul emr, fiilen i?lerin güdülmesini üstlenmektir. Y?netimin vak?as? i?te budur. Buna g?re velâyet-ul emr, imârat, mulk ve sultan, y?netimdir bunlar?n d???ndakiler ise idaredir. Binaenaleyh halife ile onun valiler ve amillerinden olan emirlerinin ?er’i hükümler ile yarg? hükümlerini infaz ederek insanlar?n i?lerini gütmeleri y?netimdir. Bu ki?ilerin veya onlar?n yada halifenin atad??? insanlar?n yapt?klar? bunlar?n d???ndaki ?eyler ise idaredir. B?ylece y?netim ile idare aras?ndaki fark ortaya ç?kmaktad?r. ?âri, bu vak?as?yla y?netimi, ümmetin seçti?i halifeye veya ümmetin seçti?i emire vermi?tir. Dolay?s?yla ümmetin, emiri seçmesi veya halifeye biat etmesiyle halife veya emir, y?netimde salahiyet/yetki sahibi olur. Yani y?netim, bu halifeye veya ?u emire ait olur ve y?netimin ba?kas?na ait olmas? ancak ümmetin ona vermesi ile mümkündür. Bundan dolay? y?netim merkezîdir. Yani y?netim, ümmetin olup onu halife yada emirin ?ahs?na veren bizzat odur. Biat veya seçme, yani seçim yoluyla y?netimi halifeye vermesiyle y?netim ona ait olur. Bu durumda ümmet, y?netim salahiyetini diledi?i kimseye verir ve bir ba?kas?n?n y?netim salahiyetine sahip olmas? ancak ümmetin ona bunu vermesi ile mümkündür. B?ylece bizzat y?netime sahip olmas? bak?m?ndan y?netim salahiyetinin ümmetin seçti?i kimseye hasredilmesinden ?türü y?netimin merkezî oldu?u ortaya ç?kmaktad?r. Halifeden ba?kas? ise bizzat y?netime sahip olamaz. Ba?kas?n?n y?netimi almas? ancak halifenin yer, zaman ve olaya g?re s?n?rl? olarak ona vermesiyle olur. Buna g?re y?netimin vak?as?, onun merkezî oldu?unu ve merkezî olmas?na ba?l? kal?n?lmas? gerekti?ini g?sterir.
Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in amellerine gelince; Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam, valileri vilayetlere g?nderir, onlara ?er’i hükümleri insanlara infaz etmelerini emreder ve hükümleri infaz etmeleri için de?il i?leri yapmalar? için memurlar atard?. Mesela valiler atar, onlara hükümleri infaz etme hakk? verir, onlar için infaz vesilelerini ve üsluplar?n? belirlemez, bunlar? onlara terk eder, baz?lar?na ?er’i hükümlerin infaz vesilelerini veya üsluplar?n? de?il de ?er’i hükümleri içeren mektuplar yazar ve baz?lar?na da Allah’?n ?eriat?n? infaz etmelerini emrederdi. Mesela Amr ?bn-u Hazm’? vali olarak atam?? ve ona bir mektup yazm??, Muaz ?bn-u Cebel’i vali olarak atam??, ona nas?l hükmedece?ini sormu? ve onu g?rü?ünde ikrar etmi? ve Attab ?bn-u Useyd’i Allah’?n ?eriat?n? infaz etmesi için atam??t?r. Vali olarak atanan kimse infaz etmenin kendi salahiyetlerinden oldu?unu g?rüyordu. Nitekim ??yle rivayet edilmi?tir:أَنَّ عِمْرَانَ بْنَ الْحُصَيْنِ اسْـتُعْمِلَ عَلَى الصَّدَقَةِ، فَلَمَّا رَجَعَ قِيلَ لَهُ: أَيْنَ الْمَالُ؟ قَالَ: وَلِلْمَالِ أَرْسَلْتَنِي؟ أَخَذْنَاهُ مِنْ حَيْثُ كُنَّا نَأْخُذُهُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَوَضَعْنَاهُ حَيْثُ كُنَّا نَضَعُهُ “?mrân ?bn-u Husayn, zekat âmili olarak g?revlendirilmi?ti. D?ndü?ünde ona denildi ki: “Mal nerede?” Dedi ki: “Beni mal için mi g?nderdin? Biz onu Resulullah [SallAllahu Aleyhi ve Selllem]’in d?neminde ald???m?z gibi ald?k ve koyaca??m?z yere koyduk.” [?bn-u Mâce ve el-Hakim sahihleyip rivayet ettiler] Bunun aksine memurlar?n g?revleri belirlenir ve kendilerinden talep edilen ?eyleri yaparlar. Mesela Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Yahudilere eksperlik yapmas?, yani olgunla?madan ?nce a?ac?n üzerindeki meyveleri takdir etmesi için Abdullah ?bn-u Revaha’y? eksper olarak atam??t?r. Nitekim Ahmed, sahih bir isnad ile Cabir ?bn-u Abdullah’tan ??yle dedi?ini rivayet etmi?tir: “Allah [Azze ve Celle], Hayber’i Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e ganimet olarak verdi. Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] de onlar? oldu?u gibi ikrar etti ve Hayber’in (arazilerini ekmeleri kar??l???nda) mahsullerini kendisi ile onlar aras?nda payla?t?rd?. Ard?ndan Abdullah ?bn-u Revaha’y? g?nderdi ve onlar?n ba??nda Hayber’in eksperiydi. Ard?ndan onlara dedi ki: “Ey Yahudiler toplulu?u! Sizler, bana yarat?lm??lar?n en sevimsizisiniz ki siz, Allah [Azze ve Celle]’nin nebilerini ?ldürdünüz ve Allah’a yalan s?ylediniz. Size olan kinim, beni size kar?? adaletsizli?e sevketmeyecektir. Yirmi bin vask hurma takdir ettim. ?sterseniz sizin olsun istemezseniz benim olsun.” Dediler ki: “Arz ve semâvat? ayakta tutan i?te bu (adalettir). Biz ald?k sen onu bizden dü?.” Keza zekat? toplamalar? için âmiller g?nderirdi. Onlar da zekat? toplayarak Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e getirirler ve onlara ücretlerini verirdi. Nitekim Busr ?bn-us Said’den o da ?bn-u’s Saidî el-Mâlikî’den ??yle dedi?i rivayet edilmi?tir: “?mer ?bn-ul Hattab, beni zekat âmili olarak g?revlendirdi. Toplay?p ona teslim edince bana ücret almam? emretti. Bunun üzerine dedim ki: “Ben bunu Allah için yapt?m ücretim Allah’a aittir.” ?mer dedi ki: “Sana verdi?imi al. Zira ben de Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] d?neminde âmil olarak g?revlendirilmi?tim. Bana da bir ücret teklif etmi? ve ben de senin gibi s?ylemi?tim de Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] bana ??yle demi?ti: إِذَا أُعْطِيتَ شَيْئًا مِنْ غَيْرِ أَنْ تَسْأَلَ فَكُلْ وَتَصَدَّقْ “Sana istemeden bir ?ey verildi?inde onu ye ve ondan tasadduk et.” [Muslim tahric etti] Dolay?s?yla ?mrân ?bn-u Husayn bir y?neticidir ki toplad??? zekat?n kendisinden istenmesini garipsemi?tir. Zira Allah’?n hükmünü infaz etmi? ve Resulullah’?n kendisini atad???nda yapt??? gibi zekat? müstahak olanlara vermi?tir. Ancak Bisr ?bn-u Said bir memurdur ki zekat toplamakla g?revlendirilmesi i?ini yapm?? ve ?eri hükümleri infaz etmemi?tir. B?ylece y?neticilerin i?leri ile memurlar?n i?leri aras?ndaki fark ortaya ç?kmaktad?r. Zira y?neticinin i?i, ?eriat? infaz etmek, yani y?netim, mulk ve sultand?r. Memurun i?i ise i?leri yapmakt?r hükümleri infaz etmek de?ildir. Zira bunlar y?netimden de?ildir idaredendir. B?ylece bizzat y?neticinin i?leri aras?ndaki fark da ortaya ç?kmaktad?r. Zira bunlardan bir k?sm? y?netimdir. Bu ise ?er’i hükümleri ve yarg? hükümlerini infaz etmektir ve atanmas?na g?re y?netim salahiyetine sahip olan bir kimse atanmad?kça hiçbir kimse bunlarda salahiyete sahip olamaz. Bir k?sm? da infaz?n gerçekle?imine eri?mek için kullan?lan üsluplar ile vesilelerdir ki bunlar idareden olup y?netici aç?s?ndan bunlar?n belirlenmesine ve kendisini atayan kimseye müracaat etmesine gerek yoktur. Bilakis y?netici olarak atanmas? kendisi için uygun g?rdü?ü üsluplar? ve diledi?i vesileleri kullanma salahiyeti vermektedir. ?ayet kendisini atayan kimse muayyen üsluplar ve vesileler belirlemi?se o zaman kendisi için belirlenen ?eylere ba?l? kal?r. Yani ona idarî i?leri yapma salahiyeti veren ?ey y?netici olarak atanmas?d?r. Ancak y?netim salahiyetine sahip kimseden sad?r olan idarî düzenlemeler varsa bu durumda bu düzenlemelere ba?l? kal?r. Bundan da ortaya ç?kmaktad?r ki y?netimin merkezî olmas?n?n manas? ?udur: Otorite ile kaim olmaya, yani ?eriat? infaz etmeye ümmetin bunu kendisine verdi?i kimseden ba?kas? zati olarak sahip olamaz. Dolay?s?yla o, bununla s?n?rl?d?r ve bunun kendisine verildi?i herkes buna sahiptir. ?darenin merkezî olmamas?n?n manas? ise atanan y?neticinin, idarî i?lerde kendisini atayan kimseye müracaat etmeden bunlar? uygun g?rdü?ü ?ekilde yapmas? demektir. Bu da ?er’i nasslarda varit oldu?u üzere y?netimin vak?as?ndan ve Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in y?neticileri atarkenki amelinden sabittir. Bu maddenin delili i?te budur.
Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in amellerine gelince; Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam, valileri vilayetlere g?nderir, onlara ?er’i hükümleri insanlara infaz etmelerini emreder ve hükümleri infaz etmeleri için de?il i?leri yapmalar? için memurlar atard?. Mesela valiler atar, onlara hükümleri infaz etme hakk? verir, onlar için infaz vesilelerini ve üsluplar?n? belirlemez, bunlar? onlara terk eder, baz?lar?na ?er’i hükümlerin infaz vesilelerini veya üsluplar?n? de?il de ?er’i hükümleri içeren mektuplar yazar ve baz?lar?na da Allah’?n ?eriat?n? infaz etmelerini emrederdi. Mesela Amr ?bn-u Hazm’? vali olarak atam?? ve ona bir mektup yazm??, Muaz ?bn-u Cebel’i vali olarak atam??, ona nas?l hükmedece?ini sormu? ve onu g?rü?ünde ikrar etmi? ve Attab ?bn-u Useyd’i Allah’?n ?eriat?n? infaz etmesi için atam??t?r. Vali olarak atanan kimse infaz etmenin kendi salahiyetlerinden oldu?unu g?rüyordu. Nitekim ??yle rivayet edilmi?tir:أَنَّ عِمْرَانَ بْنَ الْحُصَيْنِ اسْـتُعْمِلَ عَلَى الصَّدَقَةِ، فَلَمَّا رَجَعَ قِيلَ لَهُ: أَيْنَ الْمَالُ؟ قَالَ: وَلِلْمَالِ أَرْسَلْتَنِي؟ أَخَذْنَاهُ مِنْ حَيْثُ كُنَّا نَأْخُذُهُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَوَضَعْنَاهُ حَيْثُ كُنَّا نَضَعُهُ “?mrân ?bn-u Husayn, zekat âmili olarak g?revlendirilmi?ti. D?ndü?ünde ona denildi ki: “Mal nerede?” Dedi ki: “Beni mal için mi g?nderdin? Biz onu Resulullah [SallAllahu Aleyhi ve Selllem]’in d?neminde ald???m?z gibi ald?k ve koyaca??m?z yere koyduk.” [?bn-u Mâce ve el-Hakim sahihleyip rivayet ettiler] Bunun aksine memurlar?n g?revleri belirlenir ve kendilerinden talep edilen ?eyleri yaparlar. Mesela Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Yahudilere eksperlik yapmas?, yani olgunla?madan ?nce a?ac?n üzerindeki meyveleri takdir etmesi için Abdullah ?bn-u Revaha’y? eksper olarak atam??t?r. Nitekim Ahmed, sahih bir isnad ile Cabir ?bn-u Abdullah’tan ??yle dedi?ini rivayet etmi?tir: “Allah [Azze ve Celle], Hayber’i Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e ganimet olarak verdi. Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] de onlar? oldu?u gibi ikrar etti ve Hayber’in (arazilerini ekmeleri kar??l???nda) mahsullerini kendisi ile onlar aras?nda payla?t?rd?. Ard?ndan Abdullah ?bn-u Revaha’y? g?nderdi ve onlar?n ba??nda Hayber’in eksperiydi. Ard?ndan onlara dedi ki: “Ey Yahudiler toplulu?u! Sizler, bana yarat?lm??lar?n en sevimsizisiniz ki siz, Allah [Azze ve Celle]’nin nebilerini ?ldürdünüz ve Allah’a yalan s?ylediniz. Size olan kinim, beni size kar?? adaletsizli?e sevketmeyecektir. Yirmi bin vask hurma takdir ettim. ?sterseniz sizin olsun istemezseniz benim olsun.” Dediler ki: “Arz ve semâvat? ayakta tutan i?te bu (adalettir). Biz ald?k sen onu bizden dü?.” Keza zekat? toplamalar? için âmiller g?nderirdi. Onlar da zekat? toplayarak Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e getirirler ve onlara ücretlerini verirdi. Nitekim Busr ?bn-us Said’den o da ?bn-u’s Saidî el-Mâlikî’den ??yle dedi?i rivayet edilmi?tir: “?mer ?bn-ul Hattab, beni zekat âmili olarak g?revlendirdi. Toplay?p ona teslim edince bana ücret almam? emretti. Bunun üzerine dedim ki: “Ben bunu Allah için yapt?m ücretim Allah’a aittir.” ?mer dedi ki: “Sana verdi?imi al. Zira ben de Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] d?neminde âmil olarak g?revlendirilmi?tim. Bana da bir ücret teklif etmi? ve ben de senin gibi s?ylemi?tim de Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] bana ??yle demi?ti: إِذَا أُعْطِيتَ شَيْئًا مِنْ غَيْرِ أَنْ تَسْأَلَ فَكُلْ وَتَصَدَّقْ “Sana istemeden bir ?ey verildi?inde onu ye ve ondan tasadduk et.” [Muslim tahric etti] Dolay?s?yla ?mrân ?bn-u Husayn bir y?neticidir ki toplad??? zekat?n kendisinden istenmesini garipsemi?tir. Zira Allah’?n hükmünü infaz etmi? ve Resulullah’?n kendisini atad???nda yapt??? gibi zekat? müstahak olanlara vermi?tir. Ancak Bisr ?bn-u Said bir memurdur ki zekat toplamakla g?revlendirilmesi i?ini yapm?? ve ?eri hükümleri infaz etmemi?tir. B?ylece y?neticilerin i?leri ile memurlar?n i?leri aras?ndaki fark ortaya ç?kmaktad?r. Zira y?neticinin i?i, ?eriat? infaz etmek, yani y?netim, mulk ve sultand?r. Memurun i?i ise i?leri yapmakt?r hükümleri infaz etmek de?ildir. Zira bunlar y?netimden de?ildir idaredendir. B?ylece bizzat y?neticinin i?leri aras?ndaki fark da ortaya ç?kmaktad?r. Zira bunlardan bir k?sm? y?netimdir. Bu ise ?er’i hükümleri ve yarg? hükümlerini infaz etmektir ve atanmas?na g?re y?netim salahiyetine sahip olan bir kimse atanmad?kça hiçbir kimse bunlarda salahiyete sahip olamaz. Bir k?sm? da infaz?n gerçekle?imine eri?mek için kullan?lan üsluplar ile vesilelerdir ki bunlar idareden olup y?netici aç?s?ndan bunlar?n belirlenmesine ve kendisini atayan kimseye müracaat etmesine gerek yoktur. Bilakis y?netici olarak atanmas? kendisi için uygun g?rdü?ü üsluplar? ve diledi?i vesileleri kullanma salahiyeti vermektedir. ?ayet kendisini atayan kimse muayyen üsluplar ve vesileler belirlemi?se o zaman kendisi için belirlenen ?eylere ba?l? kal?r. Yani ona idarî i?leri yapma salahiyeti veren ?ey y?netici olarak atanmas?d?r. Ancak y?netim salahiyetine sahip kimseden sad?r olan idarî düzenlemeler varsa bu durumda bu düzenlemelere ba?l? kal?r. Bundan da ortaya ç?kmaktad?r ki y?netimin merkezî olmas?n?n manas? ?udur: Otorite ile kaim olmaya, yani ?eriat? infaz etmeye ümmetin bunu kendisine verdi?i kimseden ba?kas? zati olarak sahip olamaz. Dolay?s?yla o, bununla s?n?rl?d?r ve bunun kendisine verildi?i herkes buna sahiptir. ?darenin merkezî olmamas?n?n manas? ise atanan y?neticinin, idarî i?lerde kendisini atayan kimseye müracaat etmeden bunlar? uygun g?rdü?ü ?ekilde yapmas? demektir. Bu da ?er’i nasslarda varit oldu?u üzere y?netimin vak?as?ndan ve Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in y?neticileri atarkenki amelinden sabittir. Bu maddenin delili i?te budur.