A
18

Madde 161

D?? ticaret, mal?n kayna?? bak?m?ndan de?il, tacirin tabiiyeti bak?m?ndan de?erlendirilir. Harbî tacirler -tacir veya mal için özel izinleri olmad?kça- beldelerimizde ticaret yapmaktan men edilirler. Muâhid (anla?mal?) devletlerin tacirleri ise aram?zdaki anla?ma gere?ince muameleye tabidirler. Tebaadan olan tacirler de beldelerin muhtaç oldu?u maddeleri ihraç etmekten ve dü?manlar? askerî, ekonomik ve sanayi yönünden güçlendirecek maddeleri ihraç etmekten men edilirler. Fakat sahip olduklar? herhangi bir mal? ithal etmekten men edilmezler. "?srail" gibi bizimle ehli aras?nda fiili harp bulunan bir ülke, bu hükümlerden istisna edilir. Bu ülke, ticaret ile ilgili olsun ya da olmas?n, kendisi ile olan tüm alakalarda fiili dâr-ul harp hükümlerini al?r.

17 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence
Bu madde ?u üç hususu kapsar: Birincisi: Mal?n, mal?n kayna?? bak?m?ndan de?il, tacirin tabiiyeti bak?m?ndan de?erlendirilmesi. ?kincisi: Tacirlerle ilgili hükümlerin tabiiyetlerinin farkl?l??? ile farkl?la?mas?. Uçüncüsü: ?hracat ve ithalat?n yasakland??? durumlar.

Birinci Hususa Gelince: Bunun delili ?udur ki d?? ticaretle ilgili birtak?m ?eri hükümler vard?r ki bunlar ?unlard?r: Al??-veri?, mallar?n dâr-ul harpten dâr-ul ?slam'a giri?i ve dâr-ul ?slam'dan dâr-ul harbe giri?i, Müslümanlar?n bunlardan zarara maruz kalmas? ve dü?man?n Müslümanlara kar?? güçlenmesi ile ilgili hükümler. ?eri hüküm ?âri'in, kullar?n fiillerine ili?kin hitab?d?r. Bunun içindir ki d?? ticaret, mal?n kayna?? ile de?il tacirle ilgilidir. Cünkü d?? ticaretle ilgili ?eri hükümler, ancak insan olmas? bak?m?ndan fertler hakk?nda inmi?tir. Malla ilgili inen hüküm ise sadece mal olmas? bak?m?ndan de?il mal?n muayyen bir ferdin mülkü olmas? bak?m?ndan da malla ilgilidir. Yani s?rf mal olmas? itibar?yla de?il muayyen bir ferdin mülk edindi?i mal olmas? itibar?yla demektir. Bundan dolay? d?? ticaretle ilgili hükümler, ?eriat?n kendilerine ve mallar?na bak???, yani Allah'?n onlar ve mülk edindikleri mallar? hakk?ndaki hükmü bak?m?ndan sadece fertlerle ilgili hükümlerdir. Bundan dolay? d?? ticaret hükümleri, mal?n kayna?? ile de?il tacirle ilgilidir.

?kinci Hususa Gelince: Bunun delili, Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in vasiyeti hakk?nda Süleyman ?bn-u Bureyda'n?n babas?ndan rivayet etti?i hadiste Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in orduya emir tayin etti?i kimselere ??yle dedi?i varit olmu?tur: ادْعُهُمْ إِلَى الإِسْلاَمِ، فَإِنْ أَجَابُوكَ فَاقْبَلْ مِنْهُمْ وَكُفَّ عَنْهُمْ، ثُمَّ ادْعُهُمْ إِلَى التَّحَوُّلِ مِنْ دَارِهِمْ إِلَى دَارِ الْمُهَاجِرِينَ، وَأَخْبِرْهُمْ أَنَّهُمْ إِنْ فَعَلُوا ذَلِكَ فَلَهُمْ مَا لِلْمُهَاجِرِينَ وَعَلَيْهِمْ مَا عَلَى الْمُهَاجِرِينَ، فَإِنْ أَبَوْا أَنْ يَتَحَوَّلُوا مِنْهَا فَأَخْبِرْهُمْ أَنَّهُمْ يَكُونُونَ كَأَعْرَابِ الْمُسْلِمِينَ يَجْرِي عَلَيْهِمْ حُكْمُ اللَّهِ الَّذِي يَجْرِي عَلَى الْمُؤْمِنِينَ، وَلا يَكُونُ لَهُمْ فِي الْغَنِيمَةِ وَالْفَيْءِ شَيْءٌ إِلاَّ أَنْ يُجَاهِدُوا مَعَ الْمُسْلِمِينَ "…?nce ?slam’a davet et, e?er sana icabet ederlerse onlardan kabul et ve art?k onlara dokunma! Sonra kendi darlar?ndan (beldelerinden) dâr-ul muhaciruna (dâr-ul ?slam’a) ayr?lmaya (hicrete) davet et ve onlara haber ver ki bunu yapmalar? halinde Muhacirlerin lehine olan onlar?n da lehine olur, Muhacirlerin aleyhine olan onlar?n da aleyhine olur. E?er ondan (beldelerinden) ayr?lmay? reddederlerse, onlara haber ver ki Müslüman Arabiler (bedeviler) gibi olurlar; müminler üzerine icra edilen Allah’?n hükmü onlar?n da üzerine icra edilir, ama onlar?n ganimette [sava? yoluyla dü?mandan al?nan mal] ve feyde [sava? olmadan dü?mandan al?nan mal] hiçbir hakk? olmaz, Müslümanlar ile birlikte cihat etmeleri müstesna." [Muslim rivayet etti] Bu hadisle istidlal y?nü ?udur ki resulün: ثُمَّ ادْعُهُمْ إِلَى التَّحَوُّلِ مِنْ دَارِهِمْ إِلَى دَارِ الْمُهَاجِرِينَ، وَأَخْبِرْهُمْ أَنَّهُمْ إِنْ فَعَلُوا ذَلِكَ فَلَهُمْ مَا لِلْمُهَاجِرِينَ وَعَلَيْهِمْ مَا عَلَى الْمُهَاجِرِينَ "Sonra kendi darlar?ndan (beldelerinden) dâr-ul muhaciruna (dâr-ul ?slam’a) ayr?lmaya (hicrete) davet et ve onlara haber ver ki bunu yapmalar? halinde Muhacirlerin lehine olan onlar?n da lehine olur" kavli, bizim lehimize ve aleyhimize olanlar?n onlar?n da lehine ve aleyhine olmas?, yani devletin hükümleri onlara tatbik etmesinin kendilerini de kapsamas? için ayr?lma ?art?n? ko?an bir nasst?r. E?er ayr?lmazlarsa bizim lehimize ve aleyhimize olanlar onlar?n da lehine ve aleyhine olmayacakt?r. Dolay?s?yla onlara hükümler tatbik edilmeyecektir. Ayr?ca resul, Muhacirlerin dâr?na ayr?lmay? fey ve ganimetten hak elde etmelerinin bir ?art? olarak g?rmü?tür. Di?er mallar da buna k?yas edilir. Dolay?s?yla mal?n hükmü bak?m?ndan Muhacirlerin dâr?na ayr?lmayan bir kimse maldan mahrum olmas? bak?m?ndan di?er Müslümanlar gibi olurlar. Bu da mali hükümlerin ona tatbik edilmemesi demektir. Cünkü o, Muhacirlerin dâr?na ayr?lmam??t?r. Muhacirlerin dâr? ise dâr-ul ?slam'd?r ve onun d???nda kalan yerler dâr-? küfürdür. Bunun içindir ki resul, dâr-? küfür olmas? itibar?yla Muhacirlerin dâr? d???ndaki tüm beldelere sava? açard?. Ancak sakinleri Müslüman ise onlarla sava?maz onlar? ?ldürmez bilakis onlar?, dâr-ul ?slâm'a gitmeye davet ederdi. Gayrimüslimse bu hadisin de delalet etti?i üzere onlarla sava??rd?. Ayn? ?ekilde Enes'ten rivayet edilen ?u hadis de buna delalet etmektedir: كان رسول اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ إذا غَزَا قَوْمًا لم يُغِرْ حتى يُصْبِحَ، فَإِنْ سمع أَذَانًا أَمْسَكَ، وَإِنْ لم يَسْمَعْ أَذَانًا أَغَارَ بَعْدَ ما يُصْبِحُ "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], bir kavme sald?raca?? zaman sabah oluncaya kadar sald?rmazd?. E?er ezan sesi i?itirse (sald?rmaktan) vazgeçerdi. Ezan sesi i?itmezse sabah olur olmaz sald?r?rd?." [el-Buhari tahric etti] Dolay?s?yla Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Muhacirlerin dâr?, yani dâr-ul ?slam d???ndaki yerlerin sakinleri Müslüman olsa dahi dâr-ul harp, yani dâr-ul küfür olarak de?erlendirirdi. Dolay?s?yla buralar?n hükmü, mali hükümler de dahil hükümlerin tatbiki bak?m?ndan dâr-ul küfür hükmü gibidir. Dâr-ul küfürdeki Müslümanlarla sava??lmamas?, ?ldürülmemeleri, mallar?n?n al?nmamas? ve gayrimüslimlerle sava??lmas?, ?ldürülmeleri ve mallar?n?n al?nmas? d???nda Müslümanlar ile gayrimüslimler aras?nda fark g?zetilmez. Bunlar?n d???nda haklar?ndaki hüküm ayn?d?r. Dâr-ul küfür ile dâr-ul ?slam'?n hükmü i?te budur. Dolay?s?yla her kim dâr-ul küfür veya dâr-ul harpta ikamet ederse Müslüman yada gayrimüslim olsun küfür tabiiyetini ta??r ve Müslüman?n kan? ile mal?n?n korunmas? d???nda ona dâr-ul küfür hükümleri tatbik edilir. Buna g?re Müslüman yada gayrimüslim olsun harbî tacir beldelerimize ancak emanla girebilir. Cünkü o, bir harbîdir. Cünkü resul, ??yle buyurmu?tur: وَذِمَّةُ الْمُسْلِمِينَ وَاحِدَةٌ يَسْعَى بِهَا أَدْنَاهُمْ "Müslümanlar?n eman? tektir. Onlar?n en alt seviyede olan? bile verdi?i emana uyar." [Ali Radiyallahu Anh kanal?yla muttefekun aleyh] Yine Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Ummü Hâni'ye ??yle buyurmu?tur: قَدْ أَجَرْنَا مَنْ أَجَرْتِ يَا أُمَّ هَانِئٍ "Senin himaye verdi?ine biz de himaye verdik ey Ummü Hâni!" [Muttefekun aleyh] Dolay?s?yla harbî bir kimsenin dâr-ul ?slam'a girebilmesi için kendisine eman verilmesi gerekir ve mal? da bu eman kapsam?na girer. E?er sadece mal?n? girdirmek istiyorsa bunun için ?zel bir eman gerekir. Muâhide gelince; ona muahedesine g?re muamele edilir. Bu da Allahuteala'n?n ?u kavlinden dolay?d?r: فَأَتِمُّواْ إِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ "Onlar?n ahitlerini tamamlay?n?z." [et-Tevbe 4] Muâhid hususunda Müslüman ile kafir aras?nda bir fark yoktur. Cünkü her ikisi de harbî say?l?r. Cünkü o, yani Müslüman küfür tabiiyeti ta??maktad?r. Dolay?s?yla muahede hususunda ona, muâhid harbî muamelesi yap?l?r. Müslüman yada z?mmi olsun ?slam tabiiyeti ta??yan kimseye gelince; istedi?i mal? ç?karmas?na ve girdirmesine mani olunmaz. Ayn? ?ekilde ondan gümrük vergisi de al?nmaz. Herhangi bir mal? ç?karmas?na ve girdirmesine mani olunmamas?na gelince; bu, Allahuteala'n?n ?u kavlinden dolay?d?r: وَأَحَلَّ اللّهُ الْبَيْعَ "Allah, al??-veri?i helal k?ld?." [el-Bakara 275] Bu ayet, genel olup dâr-ul ?slam'da yada dâr-ul küfürde olsun her al??-veri?i kapsar. Yani hem d?? ticareti hem de iç ticareti kapsar. Bu genelli?i tahsis eden veya Müslüman?n yada z?mminin bir mal? dâr-ul ?slam'a girdirmesini veya ç?karmas?n? yasaklayan hiçbir nass varit olmam??t?r. Ayn? ?ekilde bu ayet genel olup Müslüman? da z?mmiyi de kapsamaktad?r. Z?mminin al??-veri?ini yasaklayan veya al??-veri?in helalli?ini Müslümana tahsis eden bir nass varit olmam??t?r. Müslüman bir kimseden gümrük vergisi al?nmamas?na gelince; Nitekim Ebû Ubeyd, el-Emval isimli kitab?nda Abdurrahman ?bn-u Ma’kal’den ??yle dedi?ini tahric etmi?tir: "Ziyad ?bn-u Hudayr’a sordum: "Kimlerden ??ür al?rd?n?z?" Dedi ki: "Müslümandan da muahidden de ??ür almazd?k." Dedim ki: "O halde kimlerden ??ür al?rd?n?z?" Dedi ki: "Harbi tüccarlara geldi?imizde onlar bizden ??ür ald??? gibi biz de onlardan al?rd?k." A?ir: Dâr-ul harpten dâr-ul ?slam'a giren maldan ??ür alan kimsedir. ??te dâr-ul ?slam, dâr-ul küfür, Müslüman yada kafir olsun harbî bir kimsenin dâr-ul ?slam'a ancak emanla girmesi, muâhide muahedesine g?re muamele edilmesi, al??-veri?in Müslüman ve zimmi için mutlak olarak helal olmas? ile ilgili bu deliller, bu maddedeki ikinci hususun delilleridir.

Uçüncü Hususa Gelince: Bunun delili, resulün Tebuk'e giden ordunun Semed kuyusundan su içmesini yasaklamas?ndan istinbat edilen ?u kaidedir: [الشيء المباح إذا كان فرد من أفراده يؤدي إلى ضرر يمنع ذلك الفرد ويبقى ذلك الشيء مباحاً] "Mübah olan bir ?eyin kollar?ndan bir kol bir zarara g?türürse sadece bu kol haram k?l?n?r ve o ?ey mübah olarak kal?r." Dolay?s?yla yiyecek gibi dâr-ul ?slam'a zarar verece?i veya silah ve stratejik ürün gibi dü?man? Müslümanlara kar?? güçlendirece?i g?rülen her mal?n d??ar? ç?kar?lmas? yasaklan?r. Bunlar? Müslüman?n veya z?mminin veya muâhidin veya harbînin ç?karmas? aras?nda bir fark yoktur. Ayn? ?ekilde mal?n girdirilmesi de bu kaideye tabidir. E?er bu mal?n dâr-ul ?slam d???na ç?kar?lmas? bir zarar olu?turmuyorsa Müslüman?n ve z?mminin onu ç?karmas? da girdirmesi de yasaklanmaz. Bu hususta harbî ve muâhide onlardan her birinin hükmü uygulan?r.