A
18

Madde 152

Beyt-ul Mâl’?n harcamalar?, ?u alt? yöne taksim edilir:

  1. Zekat? hak eden sekiz s?n?fa, zekat bölümünden harcan?r.

  2. Zekat mallar? bölümünde mal bulunmad??? takdirde fakirlere, miskinlere, ibn-is sebîllere, cihada ve ?arîmlere (borçlar?n? ödeyemeyen borçlulara) para, Beyt-ul Mâl’?n daimi gelirlerinden ödenir. Burada da yoksa ?arîmlere bir ?ey ödenmez. Fakat fakirler, miskinler, ibn-is sebîller ve cihat için yap?lacak masraf? kapatmak üzere vergiler tahsil edilir. Fesat korkusu halinde ise bu giderler için borç para al?n?r.

  3. Askerler, yöneticiler, memurlar gibi devlet hizmetini yerine getirenlere Beyt-ul Mâl’dan para ödenir. Beyt-ul Mâl’?n mal? yeterli olmazsa bu masraf? kapatmak üzere derhal vergiler tahsil edilir. Fesat korkusu halinde ise bu giderler için borç para al?n?r.

  4. Yollar, camiler, hastaneler ve okullar gibi temel hizmetler ve maslahatlar için Beyt-ul Mâl’dan harcan?r. Beyt-ul Mâl’daki yeterli olmazsa bu masraf? kapatmak üzere hemen vergiler tahsil edilir.

  5. Lüks hizmetlere ve maslahatlara Beyt-ul Mâl’dan harcan?r. Bunlar için Beyt-ul Mâl’da yeteri kadar bulunmazsa bunlara para harcanmaz ve ertelenir.

  6. Deprem ve tufan gibi do?al afetler için Beyt-ul Mâl’dan harcan?r. Bunlar için Beyt-ul Mâl’da yeteri kadar yoksa bunlar için hemen borç para al?n?r, sonra bu borç toplanan vergilerden kapat?l?r.

18 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence
(a) f?kras?na gelince; bunun delili zekatla ilgili ayettir ve o da Allahuteala'n?n ?u kavlidir: إِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَاء وَالْمَسَاكِينِ وَالْعَامِلِينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِي الرِّقَابِ وَالْغَارِمِينَ وَفِي سَبِيلِ اللّهِ وَابْنِ السَّبِيلِ "Sadakalar (zekatlar) ancak fakirlere, miskinlere, zekat amillerine, müellefe-i kulûba (g?nülleri ?slam'a ?s?nd?r?lacak olanlara), k?lelere, borçlulara, Allah yolundakilere, yolda kalm??lara mahsustur." [Et-Tevbe 60]

(b) f?kras?na gelince; fakirler, miskinler, yolda kalm??lar ve cihat aç?s?ndan olup mal olsun yada olmas?n bunlara harcama yap?lmas?n?n Beyt-ul Mâl'a vacip olmas?d?r. Cünkü bu, Allah'?n hem Beyt-ul Mâl'a hem de Müslümanlara vacip k?ld??? hususlardand?r. E?er Beyt-ul Mâl'da mal yoksa bunun için Müslümanlara vergi konulur. Cünkü bu, ?eri delillerle sabit oldu?u üzere onlara vaciptir. ?arimlere, yani borçlulara gelince; Allah'?n Müslümanlara de?il Beyt-ul Mâl'a vacip k?ld??? hususlardand?r. Bunun Beyt-ul Mâl'a vacip olmas? ise Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?u kavlinden dolay?d?r: أَنَا أَوْلَى بِكُلِّ مُؤْمِنٍ مِنْ نَفْسِهِ، فَمَنْ تَرَكَ دَيْناً فَعَلَيَّ، وَمَنْ تَرَكَ مَالاً فَلِوَرَثَتِهِ "Ben, her mümine kendi nefsinden daha evlay?m. Kim bir borç b?rak?rsa bana aittir. Kim de bir mal b?rak?rsa onun varisine aittir." [Muslim, Cabir'den tahric etti] Yani devlet ba?kan? olmas? vasf?yla resule aittir demektir. Dolay?s?yla bu, Allah'?n Beyt-ul Mâl'a vacip k?ld??? hususlardand?r. Yine Ebî Hurayra'dan Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ??yle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: فَأَيُّمَا مُؤْمِنٍ مَاتَ وَتَرَكَ مَالاً فَلْيَرِثْهُ عَصَبَتُهُ مَنْ كَانُوا، وَمَنْ تَرَكَ دَيْناً أَوْ ضَيَاعاً فَلْيَأْتِنِي فَأَنَا مَوْلاَهُ "Herhangi bir mümin ?lür ve bir mal b?rak?rsa asabesinden kim varsa ona varis olur. Kim de bir borç veya yetim b?rak?rsa bana getirin. Zira onun mevlas? benim." [el-Buhari, tahric etti] Dolay?s?yla borç, Beyt-ul Mâl'a aittir. Dolay?s?yla da Beyt-ul Mâl'da mal varsa harcanmas? vacip olur yoksa bunun için vergi konulmaz. Cünkü bunun Müslümanlara farz oldu?una delalet eden hiçbir ?ey bulunmamaktad?r. Nevevi'nin bu hadise ili?kin ?erhinde ??yle varit olmu?tur: "Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], insanlar borçlar?nda gev?eklik g?sterir ve borçlar?n? ihmal ederler diye borçlu olarak ?len ve onu ?deyecek birini b?rakmayan kimsenin (cenaze) salah?n? k?lmazd?. B?ylece (cenaze) salahlar?n? k?lmayarak onlar? bundan nehyetmi?tir. Derken Allah, Müslümanlara fetihlerin kap?lar?n? aç?nca Sallallahu Aleyhi ve Sellem, ??yle buyurdu: مَنْ تَرَكَ دَيْناً فَعَلَيَّ "Kim de bir borç b?rak?rsa bana aittir." Yani onu ?demek demektir. Dolay?s?yla onu ?düyordu." Yani ?arimlerin borcu, mal oldu?unda Beyt-ul Mâl'dan ?denir.

(c) f?kras?na gelince; bunun delili, daha ?nce geçti?i üzere Allahu Subhânehu, e?itimi, yarg?y?, cihad? ve halifeyi ikame etmeyi Müslümanlara farz k?ld??? gibi y?neticiler ve memurlar için gerekli olan i?leri gütmeyi de halifeye farz k?lm??t?r… Bu ki?ilerin g?revlerini yapabilmeleri içinse Beyt-ul Mâl'?n memurlara ücretlerini ve y?neticilere tavitlerini vermesi gerekir. Bu da [ما لا يتم الواجب إلا به فهو واجب] "Kendisi olmad?kça vacibin tamamlanmayaca?? husus da vaciptir" kaidesi bab?ndand?r. E?er Beyt-ul Mâl'da olanlar bu harcamalar? kar??lamaya yetmezse bu harcamalar? kar??lamak için derhal vergi konulur ve fesat korkusu halinde derhal borç para al?n?r.

(d) f?kras?na gelince; zorunlu maslahatlardan ve kurumlardan olmas?ndan ve yerine getirilmemesi halinde ümmetin zarara maruz kalacak olmas?ndan dolay?d?r. Bunun içindir ki hem Beyt-ul Mâl'a hem de Müslümanlara vaciptir. E?er Beyt-ul Mâl'da mal olmazsa Müslümanlardan vergi tahsil edilir. Cünkü zarar? ortadan kald?rmak onlara vaciptir. Dolay?s?yla zarar? ortadan kald?rmak için gerekli olan mal? vermek de vacip olur.

(e) f?kras?na gelince; bunun deliline vak?f olabilmek için dikkatli bir ?ekilde kar??l?ks?z maslahat ve refiklik y?nünden vacip olan harcamalar?n kar??lanmas?n?n delilinin i?lerin güdülmesinden oldu?unun anla??lmas? gerekir. Zira hadiste ??yle geçmektedir: وَهُوَ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ "Ve o, raiyyesinden mesuldür." [el-Buhari, ?bn-u ?mer'den tahric etti] Keza bunun yerine getirilmemesinden dolay? ümmetin zarara maruz kalacak oldu?unun anla??lmas? gerekir. Zira Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], ??yle buyurdu: لا ضَرَرَ وَلا ضِرَارَ "Zarar vermek de yoktur. Zarar g?rmek de yoktur." [Ahmed, ?bn-u Abbas'tan ve el-Hakim Ebî Saîd el-Hudrî'den tahric etti ve sahihledi.] Maslahat ve refikli?in halifeye vacip oldu?unun delili i?te bu iki hadistir. Bunun içindir ki ister zaruri isterse lüks olsun kesinlikle bunlar? yapmas? gerekir. Maslahat?n ve refikli?in Müslümanlara vacip olmas?na gelince; Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?u kavlidir: لا ضَرَرَ وَلا ضِرَارَ "Zarar vermek de yoktur. Zarar g?rmek de yoktur." Bunun içindir ki lüks maslahatlar onlara vacip de?ildir. Cünkü bunlar?n yerine getirilmemesi ümmeti zarara maruz b?rakmaz. Dolay?s?yla Müslümanlara vacip olan ?eyler, yerine getirilmemesi halinde ümmetin zarara maruz kalaca?? ?eylerdir. Binaenaleyh her maslahat ve refiklik Müslümanlara vacip olmay?p sadece yerine getirilmemesi ümmeti zarara maruz b?rakacak olan maslahatlar vaciptir. Beyt-ul Mâl'a dü?ene gelince; Müslümanlara faydas? olan ve yerine getirilmedi?inde Müslümanlar?n zarara maruz kalaca?? olan her ?eyi yapmas? gerekir. Bunlar?n ümmete vacip olmas?n?n delili, لا ضَرَرَ وَلا ضِرَارَ "Zarar vermek de yoktur. Zarar g?rmek de yoktur." hadisi ile tahsis edilmesinden dolay? insanlara yeterli olan yollar?n geni?letilmesi, vazgeçilmez olmayan bir hastanenin in?a edilmesi ve benzerleri gibi lüks maslahatlar? ve kurumlar? yapmak için Müslümanlara vergi konulmaz. E?er Beyt-ul Mâl'da mal olursa devlet bunlar? yapar aksi takdirde mal oluncaya kadar erteler. Bunlar?n yap?lmas? için vergi konulmas? do?ru de?ildir.

(f) f?kras?na gelince; bunun delili, imdat dileyenlere yard?m etmenin delilidir: Ebî Musa el-E?arî'den rivayet edilen muttefekun aleyh olan hadiste Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], ??yle buyurdu: عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ صَدَقَةٌ، فَقَالُوا: يَا نَبِيَّ اللهِ، فَمَنْ لَمْ يَجِدْ؟ قَالَ: يَعْمَلُ بِيَدِهِ فَيَنْفَعُ نَفْسَهُ وَيَتَصَدَّقُ، قَالُوا: فَإِنْ لَمْ يَجِدْ؟ قَالَ: يُعِينُ ذَا الْحَاجَةِ الْمَلْهُوفَ، قَالُوا: فَإِنْ لَمْ يَجِدْ؟ قَالَ: فَلْيَعْمَلْ بِالْمَعْرُوفِ وَلْيُمْسِكْ عَنْ الشَّرِّ، فَإِنَّهَا لَهُ صَدَقَةٌ "Her Müslüman?n sadaka vermesi gerekir." Dediler ki: "Ey Allah'?n nebisi! Ya bulamayan kimse?" Buyurdu ki: "Eliyle çal???r hem kendisine faydal? olur hem tasadduk eder." Dediler ki: "Ya çal??acak gücü yoksa?" Buyurdu ki: "?mdat dileyen ihtiyaç sahibi bir kimseye yard?m eder." Dediler ki: "Buna da gücü yetmezse?" Buyurdu ki: "Maruf için çal???r ve kendisini ?erden al?koyar. Zira bu da onun için bir sadakad?r."

Ayn? ?ekilde ?bn-u ?mer'in muttefekun aleyh olan hadisinde Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], ??yle buyurdu: الْمُسْلِمُ أَخُو الْمُسْلِمِ لا يَظْلِمُهُ وَلا يُسْلِمُهُ، وَمَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أَخِيهِ كَانَ اللهُ فِي حَاجَتِهِ، وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللهُ عَنْهُ كُرْبَةً مِنْ كُرُبَاتِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ، وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ "Müslüman Müslüman?n karde?idir. Ona zulmetmez ve onu (dü?mana) teslim etmez. Her kim karde?inin bir hacetini giderirse Allah da onun bir hacetini giderir. Her kim karde?inin bir s?k?nt?s?n? giderirse Allah da onun k?yamet günündeki s?k?nt?lar?ndan bir s?k?nt?s?n? giderir. Her kim bir Müslüman?(n ay?b?n?) ?rterse Allah da k?yamet günü onu(n ay?b?n?) ?rter."

Bu hadis genel olup hem halifeyi hem de di?er Müslümanlar? kapsar. Dolay?s?yla bu, hem Beyt-ul Mâl'a hem de Müslümanlara vaciptir. E?er Beyt-ul Mâl'da bunun için yeterli mal varsa Beyt-ul Mâl'dan buna harcama yap?l?r. Yoksa bunun için vergi konulur. Cünkü imdat dileyenlere yard?m etmek Müslümanlara vaciptir.

(b), (c) ve (f) f?kralar?nda geçen fesat korkusu halinde borç para al?nmas?na gelince; çünkü fesat, Müslümanlar?n maruz kald??? bir zarard?r. Zarar?n ortadan kald?r?lmas? ise ?u hadise binaen vaciptir: لا ضَرَرَ وَلا ضِرَارَ "Zarar vermek de yoktur. Zarar g?rmek de yoktur." Mal?n bulunmamas?, borç para al?nmamas? ve mal bulununcaya kadar beklenilmesi ise zarara neden olur. Bunun içindir ki zarar?n ortadan kald?r?lmas? için borç para al?nmas? vaciptir. Dolay?s?yla devlet, zarar? ortadan kald?racak miktarda borç para al?r. Bu üç durumun d???nda ise bunun için borç para almak caiz de?ildir. Cünkü bu durumda borç para almak yokluk de?il varl?k olarak say?l?r. Zira mal varsa onu yerine harcamak bir hak olur. Mal?n olmamas? ise borç almay? ortadan kald?r?r. Madem ki borç almak ortadan kalkm??t?r o halde bunun için borç almak do?ru de?ildir. Fakat borç para alman?n varl?k ve yokluk olarak say?lmas?na gelince; mal varsa harcan?r, yoksa temin edilmesi için Müslümanlara vergi konularak bulunulmas? için çal???l?r. Bu ise beklenilmesi ve beklemenin zarara neden olmamas? halinde geçerlidir. Dolay?s?yla bunun için vergi toplan?ncaya kadar beklenilir. Beklenilemeyecek ve insanlar paran?n gecikmesinden dolay? zarara maruz kalacaklarsa bunun için borç para al?n?r. Bunun içindir ki devlet, harcama yap?lmamas?n?n zarara neden olaca?? durumlar?n d???nda borç para alamaz. Bu da borç para alman?n varl?k ve yokluk olarak say?lmas? halinde geçerlidir.