A
18

Madde 150

Beyt-ul Mâl’?n daimî gelirleri devlet harcamalar?na yeterli gelmedi?i zaman, devlet Müslümanlardan vergiler tahsil edebilir. Vergileri tahsil etmede a?a??daki yönleri takip etmelidir:

  1. Fakirler, miskinler, ?bn-is Sebîl’ler (yolda kalanlar) ve cihat farz?n? yerine getirmek için Beyt-ul Mâl’a farz olan harcamalar? kar??lamak.

  2. Memurlar?n nafakalar?, ordunun erzaklar? ve yöneticilerin tavitleri gibi, Beyt-ul Mâl’e farz olan, bedel vaziyetindeki harcamalar? kar??lamak.

  3. Yollar yapmak, sular ç?karmak, mescidler, okullar ve hastaneler in?a etmek gibi, kar??l?ks?z refiklik ve maslahat yönünden Beyt-ul Mâl’a farz olan harcamalar? kar??lamak.

  4. Tebaan?n ba??na gelen açl?k, tufan veya deprem benzeri bir olay gibi, zaruret yönünden Beyt-ul Mâl’a farz olan harcamalar? kar??lamak.

17 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence
Bu maddenin delili ?udur ki ?eriat sultan?n, taraf?ndan yay?nlanan bir emre binaen Müslümanlara vergi koymas?n? yasaklam??t?r. Sallallahu Aleyhi ve Sellem, ??yle buyurdu: لا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ صَاحِبُ مَكْسٍ "Gümrük vergisi alan cennete giremez." [Ahmed, tahric etti ve el-Hakim ile ez-Zeyn sahihledi] Meks, ülke s?n?rlar?nda tüccarlardan al?nan vergidir. Ancak yasaklama, tüm vergileri kapsamaktad?r. Bu da Ebi Bekre kanal?yla rivayet edilen muttefekun aleyh olan hadisteki Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?u kavlinden dolay?d?r: إِنَّ دِمَاءَكُمْ وَأَمْوَالَكُمْ وَأَعْرَاضَكُمْ عَلَيْكُمْ حَرَامٌ كَحُرْمَةِ يَوْمِكُمْ هَذَا فِي بَلَدِكُمْ هَذَا فِي شَهْرِكُمْ هَذَا... "Kanlar?n?z, mallar?n?z ve ?rzlar?n?z, t?pk? ?u ?ehrinizde bu ay?n?zda ?u gününüzün haram olmas? gibi birbirinize haramd?r…" Bu hadis, genel olup di?er insanlar? kapsad??? gibi halifeyi de kapsar. Madem ki ?eriat, verginin al?nmas?n? yasaklam??t?r o halde halifenin, taraf?ndan bir emre binaen insanlara vergi koymas? caiz de?ildir. Ancak Allah, onun alaca?? mal? Müslümanlara farz k?larsa bu durumda halifenin Müslümanlara vergi koymas? ve bu vergiyi onlardan zorla almas? caizdir. Bu durumda onu almas?, sultan?n emretmesine binaen de?il bilakis Allah'?n emretmesine binaen olur. Sultan ise ancak Allah'?n kendisine emretti?i ?eyi infaz eder. Dolay?s?yla ?eriat, Allah'?n emretmesi durumunda halifenin vergi almas?n? caiz k?lm??t?r. ?u ?artla ki verginin al?nmas?, bu vergiyi halifenin emretmesi ile de?il onun Allah'?n Müslümanlara vermelerini emretti?i ?eyin toplanmas?na dair emriyle olmal?d?r. Buna g?re ?eriat?n hem Beyt-ul Mâl'a hem de Müslümanlara vacip k?ld??? i?lerin harcamas? Beyt-ul Mâl'dan yap?l?r. E?er Beyt-ul Mâl'da mal yoksa veya mal bitmi?se veya harcamalar? kar??lamaya yeterli de?ilse halife, bu i?lerin Müslümanlara farz oldu?una dair gelen ?eri hükümlere g?re onlara vergi koyabilir. Maddede zikredilen tafsilatlar, Allah'?n bunlar? Müslümanlara vacip k?lmas?ndan dolay?d?r:

(a) f?kras?na gelince; bunun delili ?udur ki Allah, fakirlere, miskinlere, yolda kalm??lara ve cihat farz?n? yerine getirmek için harcama yapmas?n? halifeye farz k?ld??? gibi bunu Müslümanlara da farz k?lm??t?r. Aleyhi's Salatu ve's Selam, ??yle buyurdu: مَا آمَنَ بِي مَنْ بَاتَ شَبْعَانَ وَجَارُهُ جَائِعٌ وَهُوَ يَعْلَمُ "Her kim kom?usunun aç oldu?unu bildi?i halde tok olarak gecelerse bana iman etmi? olmaz." [el-Bezzar, Enes'ten tahric etti ve el-Haysemi ile el-Munziri'nin hasenledi] Ayr?ca içerisinde fakirlerin, miskinlerin, yolda kalm??lar?n, dilencilerin ve zekat ayetinin zikrinin varit oldu?u deliller de vard?r. Bu f?kran?n delilerinden biri de cihatla ilgili delillerdir. Allahuteala, ??yle buyurdu: وَجَاهِدُوا بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ "Mallar?n?z ve canlar?n?z ile cihat edin!" [Et-Tevbe 41]

(b) f?kras?na gelince; bunun delili ?udur ki Allah, memurlar?n nafakalar?n?, ordunun erzaklar?n?, yani onlarla yapt??? icara akdine g?re ücretlerini halifeye farz k?lm??t?r. Halifenin ve di?er y?neticilerin tavitlerini ise sahabenin ticareti terk etmesi ve kendini Hilafet’e vermesi kar??l???nda Ebî Bekir'e Beyt-ul Mâl'dan belli bir mal tahsis etmesi deliline binaen Beyt-ul Mâl'a farz k?lm??t?r. Ayn? ?ekilde e?itimi, yarg?y? ve malla cihat etmeyi Müslümanlara farz k?lmas?n?n yan? s?ra bir emir ikame etmelerini farz k?ld??? gibi bir halifeyi ikame etmeyi de onlara farz k?lm??t?r. Ordunun erzak?na gelince; Ebu Davud'un Abdullah ?bn-u ?mer kanal?yla rivayet etti?ine g?re Aleyhi's Salatu ve's Selam, ??yle buyurdu: لِلْغَازِي أَجْرُهُ وَلِلْجَاعِلِ أَجْرُهُ وَأَجْرُ الْغَازِي "Gazi için ecri vard?r. Câil için ise hem ücreti hem de gazinin ecri vard?r." Memurlar?n nafakalar?na gelince; bunlar ??retmenler ve kâdilerdir. Madem ki Allah, bu ki?ileri ikame etmeyi Müslümanlara farz k?lm??t?r o halde yükümlülük, yani kâdiyi ikame etmenin zorunlu olmas?n?n onun ücretini ?demenin zorunlu k?lmas? ve kendisi olmad?kça vacibin tamamlanmayaca?? husus da vaciptir kaidesi bak?m?ndan bu i?leri yapan kimselerin ücretini ?demek onlara vaciptir. Zira ??retmenlerin ve kâdilerin tayin edilmesi ancak onlara ücret olarak ?denecek olan paray? temin etmekle mümkündür. Di?er memurlara gelince; e?er yapt?klar? i?, mescit imamlar?, harp idaresi memurlar? ve benzerleri gibi Allah'?n Müslümanlara ve Beyt-ul Mâl'a vacip k?ld??? bir ?eyse onlar için vergi konulabilinir. Yok e?er bu i?, mallar?n toplanmas? gibi Allah'?n Müslümanlara de?il de sadece Beyt-ul Mâl'a vacip k?ld??? bir ?eyse onlar için vergi konulmaz. Y?neticilerin tavitlerine gelince; Allah, y?neticinin ikame edilmesini Müslümanlara farz k?ld???na g?re kendilerini y?netime vermeleri için raz? olduklar? paray? da onlara farz k?lm?? olmaktad?r.

(c) f?kras?na gelince; bunun delili ?udur ki Allah, Müslümanlar?n maslahat?n?n oldu?u ?eylere harcama yaparak ve onlara refiklik ederek Müslümanlar?n maslahatlar?n?n g?zetimini yerine getirmeyi halifeye farz k?lm??t?r. Maslahat ise su ç?karma, e?itim, yollar?n bak?m? ve benzerleri gibi ümmetin tamam?n?n kulland??? ?eylerdir. Merafik ise irfak kelimesinden gelmekte olup yolcular?n dinlenme yerleri, umumi tuvaletler ve hastalar?n geldi?i hastaneler ve musallilerin mescit binalar? gibi insanlar?n maslahatlar?n? gidermek için irfak ettikleri (kulland?klar?) ?eylerdir. Denilir ki [ارتفق بالشيء] "Bir ?eyi irtifak etti", yani onu kulland?. Dolay?s?yla bir Müslüman, oturmak için mescit alanlar?n? ve abdest almak için sular?n? kullanabilir. ?eriat, yollar yapmak, su ç?karmak, okul, mescit, hastane ve benzeri ?eyleri in?a etmek gibi bu tür i?leri halifeye vacip k?lm??t?r. Cünkü bunlar i?lerin g?zetilmesindendir. Cünkü maslahat, menfaati celbetmek ve mazarrat? defetmek olup maslahat?n temin edilmemesi zarara yol açar. ?rfak ise insanlar?n maslahatlar?n? gidermek için irfak ettikleri (kulland?klar?) ?eylerdir ve yoklu?unda zarar kaç?n?lmaz olur. Zarar?n ortadan kald?r?lmas? ise hem halifeye hem de Müslümanlara vaciptir. Nitekim ?bn-u Abbas'tan Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ??yle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: لا ضَرَرَ وَلا ضِرَارَ "Zarar vermek de yoktur. Zarar g?rmek de yoktur." [Ahmed, ?bn-u Abbas'tan ve el-Hakim Ebî Saîd el-Hudrî'den tahric etti ve sahihledi] Yine Aleyhi's Salatu ve's Selam, ??yle buyurdu: مَنْ ضَارَّ أَضَرَّ اللهُ بِهِ، وَمَنْ شَاقَّ شَقَّ اللهُ عَلَيْهِ "Kim zarar verirse Allah da ona zarar verir. Kim s?k?nt? verirse Allah da ona s?k?nt? verir." [Ahmed, ez-Zeyn'in sahihledi?i isnad ile Ebî Sarame'den tahric etti] Ayn? ?ekilde el-Hakim, bu hadisi Ebî Saîd el-Hudrî'den tahric etti ve sahihledi. Dolay?s?yla tebaa için gerekli olan maslahat?n ve irfak?n kar??l?ks?z olarak temin edilmemesi sonucunda Müslümanlara terettüp edecek zarara binaen bunlar? temin etmek hem halifeye hem de Müslümanlara vaciptir. Zira zarar? ortadan kald?racak ?ey bunlar?n temin edilmesidir. Dolay?s?yla onlara farz olmaktad?r. Bunlar? halifeye farz k?lan ?ey ise i?lerin güdülmesinde ortaya ç?kmaktad?r. Bunlar? hem Müslümanlara hem de halifeye farz k?lan ?ey ise delillerin genel olmas?d?r. Zira, لا ضَرَرَ وَلا ضِرَارَ "Zarar vermek de yoktur. Zarar g?rmek de yoktur" ifadesi genel oldu?u gibi مَنْ شَاقَّ "kim s?k?nt? verirse" ifadesi de geneldir. Dolay?s?yla hem halifeyi hem de Müslümanlar? kapsar.

(d) f?kras?na gelince; bunun delili, imdat bekleyen kimseler hakk?nda varit olan delillerdir. Zira tufan, deprem ve benzeri gibi olaylarda imdat bekleyen kimselere yard?m etme kapsam?na girer. Açl?k ise ?u hadisin: مَا آمَنَ بِي مَنْ بَاتَ شَبْعَانَ وَجَارُهُ جَائِعٌ وَهُوَ يَعْلَمُ "Her kim kom?usunun aç oldu?unu bildi?i halde tok olarak gecelerse bana iman etmi? olmaz." [el-Bezzar, Enes'ten tahric etti ve el-Haysemi ile el-Munziri'nin hasenledi] Ve ?u hadisin kapsam?na girer: أَيُّمَا أَهْلُ عَرْصَةٍ "Herhangi bir hane halk?n?n…" [Ahmed, ?bn-u ?mer kanal?yla tahric etti ve Ahmed ?akir sahihledi] Dolay?s?yla bu, delillerin genel olmas?ndan dolay? hem Beyt-ul Mâl'a hem de Müslümanlara vaciptir.