Zekat? verilse bile mal?n kenz edilmesi (y???l?p saklanmas?) yasaklan?r.
Madde 142
Evidence
Bu maddenin delili; Allahuteala'n?n ?u kavlidir: وَالَّذينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلا يُنْفِقُونَهَا فى سَبيلِ اللّ?هِ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَليمٍ "Alt?n ve gümü?ü kenz edip (biriktirip) Allah yolunda infak etmeyenler var ya! ??te onlar? elim bir azapla müjdele." [-Et-Tevbe 34] Dolay?s?yla bu ayet, mal?n kenz edilmesinin mutlak olarak haram oldu?una dair bir delildir. Her ne kadar bu, yani ayet, ehl-i kitap hakk?nda inmi? olsa da lafz? geneldir ve ayetin ba??nda g?rüldü?ü üzere onunla bizler de muhatab?z. Zira ??yle buyurdu: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّ كَثِيراً مِّنَ الأَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ أَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللّهِ وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ "Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birço?u insanlar?n mallar?n? haks?z yollardan yerler ve (insanlar?) Allah yolundan d?ndürürler. Alt?n ve gümü?ü kenz edip (biriktirip)…" [-Et-Tevbe 34] Ayetin, zekat? verilsin yada verilmesin alt?n ve gümü?ü kenz etmeyi genel olarak haram k?ld???n?n delili ?unlard?r:
Birincisi: Bu ayetin genel olmas?d?r. Zira mantuken ve mefhumen ayetin nass?, alt?n ve gümü?ten olan mal?n kenz edilmesinin kesin olarak yasak oldu?una dair bir delildir. Dolay?s?yla zekat?n verilmesinden sonra kenzin mübah oldu?u sonucuna var?lmas? ayetin katî ?ekilde delalet etti?i hükmünü terk etmektir. Ayeti manas?ndan sarfedecek veya ayeti neshedecek bir delil olmad?kça bu sonuca var?lmaz. Ayeti manas?ndan sarfedecek herhangi sahih bir nass varit olmam??t?r ve onu manas?ndan sarfedecek bir delilin olmas? muhtemel de?ildir. Cünkü ayetin delaleti katîdir. Dolay?s?yla geriye sadece ayeti nesh edecek delil kalmaktad?r. Ayeti nesh eden bir delil ise bulunmamaktad?r. Dolay?s?yla ayetin hükmü sabit olarak kal?r ki o da zekat? verilmi? olsa dahi mal?n kenz edilmesinin haram olmas?d?r. Yani mal?n kenz edilmesinin mutlak olarak haram olmas?d?r.
?kincisi: Ahmed, Ebî Umâme'den sahih isnat ile ??yle dedi?ini rivayet etmi?tir: تُوُفِّيَ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الصُّفَّةِ، فَوُجِدَ فِي مِئْزَرِهِ دِينَارٌ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ كَيَّةٌ، قَالَ: ثُمَّ تُوُفِّيَ آخَرُ فَوُجِدَ فِي مِئْزَرِهِ دِينَارَانِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ: كَيَّتَانِ "Suffa ehlinden bir adam ?ldü ve izar?ndan bir dinar ç?kt?. Bunun üzerine Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] buyurdu ki: "Bir da?lamad?r." (Ravi) dedi ki: "Sonra ba?ka biri vefat etti ve izar?ndan iki dinar ç?kt?." Bunun üzerine Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], buyurdu ki: "?ki da?lamad?r." Et-Taberî, bu hadisin bir benzerini Ebî Umâme el-Bâhilî'ye isnat etti. Bu da bir veya iki dinar dahi olsa kenz oldu?u, yani mal gereksiz yere biriktirildi?i sürece alt?n ve gümü?ü kenz etmenin mutlak olarak haram olmas? demektir. Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] bunu, sadaka ile geçinmelerinden ve yanlar?nda alt?n k?r?nt?lar? olmas?ndan dolay? bu iki adama baka s?ylemi?tir. Zira [كَيَّةٌ] "Bir da?lama" ve [كَيَّتَانِ] "?ki da?lama" diyerek Allahuteala'n?n ?u kavline i?aret etmi?tir: يَوْمَ يُحْمَى عَلَيْهَا فِي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوَى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنوبُهُمْ "Cehennem ate?inde k?zd?r?l?p bunlarla onlar?n al?nlar? ve yanlar? da?lanaca?? gün." [Et-Tevbe 35] Ki bu ayet, kenz ayetinin bir k?sm?d?r. Yani kenz ayetine i?aret etmi?tir. Dolay?s?yla bu hadis, zekat nisab?na ula?s?n yada ula?mas?n veya zekat? verilsin yada verilmesin kenzin mutlak olarak haram oldu?una dair bir delildir. Dolay?s?yla da kenzin her türlüsü haramd?r.
Uçüncüsü: Allahuteala'n?n: وَلاَ يُنفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللّهِ "Allah yolunda infak etmeyenler var ya!" kavlindeki atf, Allahuteala'n?n, وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ "Alt?n ve gümü?ü kenz edip (biriktirip)" kavlinden ayr??t?ran atft?r. B?ylece ayet, bunun gere?i olarak ?u iki hükmü kapsamaktad?r: Birincisi mal?n kenz edilmesi. ?kincisi Allah yolunda infak edilmemesi. Dolay?s?yla ayetin nass?, elim bir azapla tehdit etmenin bu iki hususa, yani alt?n ve gümü?ü kenz edenlere ve Allah yolunda infak etmeyenlere dolay?s?yla onlar?n elim bir azapla müjdelenmesine odakland???na delalet etmektedir. Bundan da ortaya ç?kmaktad?r ki tehdit, kenz etmeyip fakat Allah yolunda infak etmeyen kimseleri kapsad??? gibi Allah yolunda infak etmeyip fakat kenz eden kimseleri de kapsamaktad?r. Nitekim el-Kurtubi, ??yle demi?tir: "Kenz etmedi?i halde Allah yolunda infak etmekten imtina eden bir kimsenin bu ?ekilde olmas? kaç?n?lmazd?r." Ayetteki [فِي سَبِيلِ اللّهِ] "Allah yolunda" kavlinden maksat, cihatt?r. Cünkü bu, infak karinesi ile gelmi?tir. Allah yolundaki bir kelime, infak karinesi ile geldi?inde onu cihattan sarfedecek bir karine bulunmad?kça bunun manas? cihat olur. Buna g?re [وَلاَ يُنفِقُونَهَا] "infak etmeyenler var ya" kelimesi, mal? kenzedip bundan Allah yolunda infak ettikleri zaman azab?n bu kimseleri kapsamayaca??na dair delil olmaya uygun de?ildir. Zira ayetin manas?, buradaki atf aç?klay?c? atf anlam?nda olup mal? Allah yolunda infak etmemek için kenz eden kimseyi azapla müjdele dolay?s?yla kenz edilen maldan Allah yolunda infak edildi?inde kenz eden kimseye azap edilmez demek de?ildir. Bilakis ayetin manas?, mal? kenz eden kimseyi de Allah yolunda infak etmeyen kimseyi de azapla müjdele demektir. Dolay?s?yla buradaki atf, ayr??t?r?c? atf?d?r aç?klay?c? atf de?ildir. B?ylece Allah yolunda infak edilsin yada edilmesin kenzin haraml?l??? mutlak ?ekilde haram oldu?u gibi bir ?eyin kenz edilmesinin haram olmas? bir ?ey, Allah yolunda infak edilmemesi ba?ka bir ?ey olmaktad?r. B?ylece de ayetin, zekat? verilmi? veya Allah yolunda infak edilmi? olsa dahi mal? kenz etmeyi haram k?ld??? aç?kça ortaya ç?km?? olur.
D?rdüncüsü: el-Buhari, Zeyd ?bn-u Vehb'den ??yle dedi?ini rivayet etmi?tir: "Rebeze'den geçerken birden Ebî Zerr'i g?rdüm ve ona dedim ki: "Seni buraya getiren ?ey nedir? Dedi ki: "?am'da iken Muaviye ile ?u ayet وَالَّذينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلا يُنْفِقُونَهَا فى سَبيلِ اللّ?هِ "Alt?n ve gümü?ü kenz edip (biriktirip) Allah yolunda infak etmeyenler var ya!" [-Et-Tevbe 34] hakk?nda ihtilaf ettim. Muaviye dedi ki: "Bu ayet, ehl-i kitap hakk?nda indi." Ben de dedim ki: "Bizim ve onlar hakk?nda indi. Bu hususta benimle onun aras?nda olan buydu. Bunun üzerine Osman'a beni ?ikayet eden bir mektup yazd?. Osman da Medine'ye gelmem için bana bir mektup yazd?. Ben de geldim. Sanki insanlar daha ?nce beni hiç g?rmemi?lercesine ba??ma topland?lar. Bu durumu Osman'a arz ettim." Osman dedi ki: "?stersen geri gel (orada) garip kald?n." ??te beni buraya getiren ?ey bu. Ba??ma Habe?li bir emir tayin etseler dahi kesinlikle i?itir ve itaat ederdim." Dolay?s?yla Ebî Zerr ile Muaviye'nin ihtilaf?, ayetin manas? hakk?nda de?il sadece ayetin kimin hakk?nda indi?idir. Zira Muaviye veya Osman, zekat? verilen bir mal?n kenz olmayaca??na dair, yani Ebî Zerr'in g?rü?üne ayk?r? sahih bir hadise sahip olsalard? kesinlikle Muaviye veya Osman bunu delil getirirdi ve Ebî Zerr'i sustururdu. Bu da ayetin genel ve mutlak oldu?u hususunda Muaviye ile Ebî Zerr veya Osman ile Ebî Zerr aras?nda bir ihtilaf?n olmad???na ve o ikisinin buna ayk?r? bir hadise sahip olduklar?n?n sabit olmad???na delalet etmektedir.
Tüm bunlardan da ortaya ç?kmaktad?r ki ayet, genel olup bas?lm?? yada bas?lmam??, zekat? verilmi? yada verilmemi?, nisap miktar?na ula?m?? yada ula?mam?? olsun her türlü alt?n ve gümü? hakk?nda gelmi?tir. Binaenaleyh kenzin her türlüsü haramd?r.
Zekat? verildi?inde kenzi helal k?lanlar, tek bir sahih delil dahi bulamazlar ve delillerinin hepsi de zay?f ve senetlerinin çürük olmas?ndan dolay? itibar derecesinden dü?mü? hadislerdir. Hatta el-Buhari, "Zekat? Verilen ?eylerde Kenz Yoktur" ba?l?kl? bir bab koymu? ancak babta buna delalet eden tek bir hadis dahi getirmemi?tir. Cünkü o, tek bir sahih hadise bile sahip de?ildir ve zekat? verildi?inde kenzin caiz oldu?una dair istidlalde bulundu?u hadislerin tamam? kendi ortamlar?nda incelenmesinin ard?ndan bir tanesinin dahi sahih olmad??? g?rülür. Zira bunlar, rivayeten ve dirayeten, yani senet ve metin olarak haklar?nda s?z olan hadislerdir.
Zekat? verildi?inde alt?n ve gümü?ü kenz etmenin caiz oldu?una dair istidlalde bulunduklar? Ummü Seleme'nin hadisine gelince ki o ?udur: Ebu Davud, Atab'?n rivayetinden o da Sabit ?bn-u Aclân'dan o da Atâ'dan o da Ummü Seleme'nin ??yle dedi?ini tahric etmi?tir: كُنْتُ أَلْبَسُ أَوْضَاحًا مِنْ ذَهَبٍ فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ، أَكَنْزٌ هُوَ؟ فَقَالَ: مَا بَلَغَ أَنْ تُؤَدَّى زَكَاتُهُ فَزُكِّيَ فَلَيْسَ بِكَنْزٍ "Alt?ndan bir tak? tak?yordum ve dedim ki: Yâ Resulullah! Bu kenz midir? Buyurdu ki: (Nisap miktar?na) ula?an bir ?eyin zekat?n? veriyorsan zekat verilmi? olup kenz de?ildir." El-Evdâh: Bir tür mücevheratt?r. Kamus-ul Muhit'te ??yle denmi?tir: "el-Vadha harekeli olarak sabah?n ve ay?n beyazl???d?r." Ta ki ??yle denmi?tir: "Gümü?ten bir mücevherat olup cemisi, Evdâh ve el-Halhâl'd?r." Bu hadis zay?ft?r. Cünkü Sabit ?bn-u Iclân hakk?nda hadiste tek ba??na kald???na dair s?z vard?r. Ez-Zehebî, Sabit'in biyografisi hakk?nda ??yle demi?tir: "Atab'?n hadisinin Sabit'ten o da Atâ'dan o da Ummü Seleme [Radiyallahu Anhâden] oldu?u reddedilmi?tir." Bununla birlikte hadis sahih olsa bile kad?nlar?n takt??? mücevherata hast?r. Nisap miktar?na ula??r ve zekat? verilirse bu kenz say?lmaz. Dolay?s?yla bu, ayetin genelinden tahsis edilmi?tir. Yani külçe, bas?lm?? yada benzeri olsun kenzin her türlüsü haramd?r. Ancak zekat? verildi?inde mücevherat?n kenz edilmesi caizdir. Dolay?s?yla bu hadis, mücevherat?n zekat?n?n verilece?ine ve kenzin genelli?inden istisna edildi?ine dair bir delildir. O halde bu, yani bu hadis, zekat? verildi?inde kenzin caiz olaca??na dair bir delil olmaya uygun de?ildir. Bu da ?u iki y?ndendir:
Birinci Y?n: Bu hadis, bir sorunun cevab? olarak gelmi?tir. Bir sorunun cevab? olarak veya muayyen bir konu hakk?nda gelen nasslar?n hepsi, sorunun geldi?i ?eye ve muayyen konuya hasredilip her ?ey için genel olmaz. Cünkü lafz?, bir soru veya muayyen bir konu ile ilgilidir. Dolay?s?yla bunlara has ve bunlarla s?n?rl? olup bunlar?n d???na ç?kmaz. Bunun içindir ki hadis, mücevherata has olur. Dolay?s?yla zekat? verildi?inde mücevherat?n kenz edilmesi caiz olur ve bunun d???ndakilerin kenz edilmesi haram olur. ??yle denilmez: ?eri kaide ??yledir: [العبرة بعموم اللفظ لا بخصوص السبب] "?nemli olan sebebin hususili?i de?il lafz?n umumili?idir." Burada ise laf?z genel olup mücevherata has de?ildir. Bilakis mücevherat? ve mücevherat d???ndakileri de kapsar. B?yle denilmez: Cünkü bu kaide, bir sorunun cevab? ve muayyen bir konu için de?il sebep içindir. Bu sahih bir kaidedir ve metni onun sadece sebep için oldu?una delalet etmektedir. Zira kaide ??yle demi?tir: "Sebebin hususili?i de?il." Sebep ile muayyen bir konu aras?nda ve sebep ile sorunun cevab? aras?nda fark vard?r. Sebep, bir hususun gerçekle?mesi ve onun hakk?nda ?eri bir hükmün inmesidir. ?u ayetin sebeb-i nüzulü gibi: وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلاَ مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَمْرًا أَن يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ "Allah ve resulü, bir i?e hükmettikleri zaman mümin bir erkek ve mümin bir kad?na kendi i?lerinde art?k seçme hakk? yoktur." [el-Ahzâb 36] Ebî Avâne'nin Müsnedi'nde Enes ?bn-u Malik'ten varit oldu?u üzere bu ayetin sebeb-i nüzulü; Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], amcas?n?n k?z? Zeyneb'i Mevlas? Zeyd'e ni?anlad?. O, yani Zeyneb, buna kar?? ç?km??ças?na Allah, bu ayeti indirdi. ??te bu, bir sebeb-i nüzuldur ve ona, "?nemli olan sebebin hususili?i de?il lafz?n umumili?idir" kaidesi intibak eder. Miras ayetinin sebeb-i nüzulü gibi: "Resulullah Cabir ?bn-u Abdullah'? ziyaret etmek için geldi?inde o hastayd? ve ona ??yle bir soru sordu: "Mal?m hakk?nda nas?l hüküm vereyim? Mal?m hakk?nda nas?l yapay?m? Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], miras ayeti ininceye kadar ona hiçbir cevap vermedi." [Cabir'den muttefekun aleyh/Laf?z el-Buhari'ye ait] ??te bu, bir sebeb-i nüzuldür. Bu türden olan ve mezkur kaidenin intibak etti?i sebeb-i nüzullerin hepsi b?yledir. Bu ise bir sorunun cevab?ndan ve muayyen bir konudan farkl?d?r. Zira muayyen bir konu; hakk?nda konu?ulan ve s?z konusu olan ?ey olup hükmün kendisi için geldi?i ve ba?lang?çta hükmün gelmedi?i ?eydir. Bunun içindir ki bu konu ile s?n?rl? kal?n?r. Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in lafz?n?n kendisi ile ilgili oldu?u muayyen bir soru da b?yledir. Zira konu?ma, sorunun cevab? hakk?nda olur dolay?s?yla onunla s?n?rl? kal?n?r. Mesela el-Buhari, Ebî Hurayra [Radiyallahu Anh] kanal?yla ??yle dedi?ini tahric etmi?tir:بَيْنَمَا نَحْنُ جُلُوسٌ عِنْدَ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ إِذْ جَاءَهُ رَجُلٌ فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، هَلَكْتُ، قَالَ: مَا لَكَ؟ قَالَ: وَقَعْتُ عَلَى امْرَأَتِي وَأَنَا صَائِمٌ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ: هَلْ تَجِدُ رَقَبَةً تُعْتِقُهَا؟ قَالَ: لا، قَالَ: فَهَلْ تَسْتَطِيعُ أَنْ تَصُومَ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ؟ قَالَ: لا، فَقَالَ: فَهَلْ تَجِدُ إِطْعَامَ سِتِّينَ مِسْكِينًا؟ قَالَ: لا، قَالَ: فَمَكَثَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ فَبَيْنَا نَحْنُ عَلَى ذَلِكَ أُتِيَ النَّبِيُّ بِعَرَقٍ فِيهَا تَمْرٌ وَالْعَرَقُ الْمِكْتَلُ، قَالَ: أَيْنَ السَّائِلُ؟ فَقَالَ: أَنَا، قَالَ: خُذْهَا فَتَصَدَّقْ بِهِ، فَقَالَ الرَّجُلُ: أَعَلَى أَفْقَرَ مِنِّي يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ فَوَاللَّهِ مَا بَيْنَ لابَتَيْهَا، يُرِيدُ الْحَرَّتَيْنِ، أَهْلُ بَيْتٍ أَفْقَرُ مِنْ أَهْلِ بَيْتِي، فَضَحِكَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ حَتَّى بَدَتْ أَنْيَابُهُ ثُمَّ قَالَ: أَطْعِمْهُ أَهْلَكَ "Biz, Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in yan?nda otururken bir adam ç?kageldi ve dedi ki: "Yâ Resulullah! Helak oldum." Buyurdu ki: "Sana ne oldu?" Dedi ki: "Oruçlu iken han?m?mla cimaa ettim." Buyurdu ki: "Azat edebilece?in bir k?len var m??" Dedi ki: "Yok." Buyurdu ki: "Ard? ard?na iki ay oruç tutabilir misin?" Dedi ki: "Hay?r." Buyurdu ki: "Altm?? miskini doyurabilir misin?" Dedi ki: "Hay?r." (Ravi) dedi ki: "Derken Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] birden do?ruldu ve biz hala ordayken ona içinde hurma olan bir sepet getirildi -el-Arak bir ?lçü birimidir-." Buyurdu ki: "Soru soran nerede?" Dedi ki: "O benim." Buyurdu ki: "Bunu al ve tasadduk et." Adam dedi ki: "Benden daha fakir birisi var m? yâ Resulullah? Vallahi iki kara ta?l?k aras?nda -iki da?? kastediyordu- benim ailemden daha fakir bir aile yok." Bunun üzerine Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] az? di?leri g?rününceye kadar güldü. Sonra da buyurdu ki: "Onunla aileni doyur."
Dolay?s?yla Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in adama verdi?i cevap, hakk?nda sordu?u ?eye hast?r. Dolay?s?yla da resulün bir k?le azat et kavli, Arabinin sorusu ile ilgili olmaktad?r. Mesela Aleyhi's Salatu ve's Selam'dan rivayet edildi?i üzere ya? olan hurma kurudu?unda satman?n caiz olup olmad??? hakk?nda soruldu?unda Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], ??yle buyurdu: أَيَنْقُصُ الرُّطَبُ إِذَا يَبِسَ؟ فَقَالُوا: نَعَمْ، فَقَالَ: فَلاَ إِذاً "Ya? (hurma) kurudu?unda eksilir mi?" Dediler ki: "Evet." Buyurdu ki: "O zaman olmaz." [Ebu Ya'le, Sa'd ?bn-u Ebî Vakkas'tan bu laf?zla tahric etti, el-Hakim ve ?bn-u H?bban sahihledi] Dolay?s?yla Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in cevab?, hakk?nda soru sorulan ?eye, yani ya? hurman?n sat?lmas?na has olur. Dolay?s?yla da [فَلاَ إِذاً] "O zaman olmaz" kavli, soru ile ilgili olmaktad?r. Bu, hükmün sebebi olmay?p sadece sorunun cevab?d?r. Sorunun cevab? ile hükmün sebebi aras?nda büyük bir fark vard?r. Zira genel bir laf?z, bir sorunun cevab? olarak geldi?inde hükmün sebebi olmaz. Bir ?ey hakk?nda soru soruldu?unda sadece bir beyan olur. Genel bir laf?z, gerçekle?mi? bir hususa ili?kin yeni bir hükmün te?risi olarak geldi?inde ise hükmün te?risi genel olur ve gerçekle?en husus hükmün te?risinin sebebi olur. B?ylece sebep ile bir sorunun cevab? aras?ndaki büyük fark ortaya ç?km?? olur. Zira sebep, kendisini ve kendisi d???ndakileri kapsayan genel bir hüküm olur. Bir sorunun cevab? ise soruya has olur. Cünkü resulün lafz?, onunla ilgilidir. Resule deniz suyu hakk?nda sorulmas? ve buna ?u kavli ile cevap vermesine gelince: هُوَ الطَّهُورُ مَاؤُهُ الْحِلُّ مَيْتَتُهُ "Onun suyu temiz ve ?lüsü de helaldir." [Tirmizî, Ebî Hurayra kanal?yla tahric etti ve Ebu ?sa, bu hadisin hasen sahih oldu?unu s?yledi] Ayn? ?ekilde bu hadis de hakk?nda sorulan ?eye -ki o deniz suyudur- hast?r. Ancak resul, soru soran kimseye hakk?nda sordu?u ?eyden daha fazlas?n? aç?klam??t?r. Yine de resulün cevab?, hakk?nda soru sorulan ?eye -ki o deniz suyudur- has ve onunla s?n?rl? olarak kal?r. Resule Bidâa kuyusu hakk?nda sorulmas? da b?yledir. Zira onun hakk?nda soruldu?unda ??yle buyurdu: إِنَّ الْمَاءَ طَهُورٌ "Su temizdir." [Tirmizi, Ebî Saîd el-Hudrî kanal?yla tahric edip hasen dedi ve Ahmed sahihledi] Bu hadis de soru ile ilgilidir. Zira Bidâa kuyusunun suyu hakk?nda cevap vermesine ra?men soru soran kimseye sordu?u ?eyden daha fazlas?yla cevap vermesine ra?men resulün cevab? soru ile ilgili olarak kal?r. Yine ona deniz suyu ile abdest alma hakk?nda sorduklar?nda onlara, abdesten, y?kanmaktan ve benzerlerinden daha kapsaml? bir cevap verdi. Nitekim El-?mam ?erh-ul ?lmam'da ??yle geçmi?tir: "'Onunla abdest alabilir miyiz?' dediklerinde niçin onlara "evet" diye cevap vermedi. Deriz ki: Cünkü b?yle olmasayd? zaruret hali ile s?n?rl? olurdu. Yine cevab?n 'evetle' s?n?rl? kal?nmas?ndan deniz suyu ile sadece abdest al?naca?? onunla di?er pisliklerden ve necasetlerden temizlenmeyece?i anla??l?r." Dolay?s?yla resulün, deniz suyu ve Bidâa kuyusu hakk?ndaki cevab?, hakk?nda sorulan ?eylerle s?n?rl? olup her ?ey için genel olmaz. Her ne kadar resul, soru soran kimseye hakk?nda sordu?u ?eyden daha fazlas?yla cevap vermi? olsa da bu, sorusunun konusu hakk?ndad?r. Burada s?z konusu olan cevab?n soruya mutab?k olmas? de?ildir ki resulün cevab?n?n, soruyu soran kimsenin sorusundan daha genel oldu?u s?ylensin. Bilakis burada s?z konusu olan cevab?n, sorunun konusuna hasredilmesi ve onunla s?n?rland?r?lmas? olup bunun d???na ç?k?lmam?? olmas?d?r. Yoksa cevab?n soruya mutab?k olmas? de?ildir. Nitekim e?-?evkanî, Neyl-ul Evtâr'da ??yle demi?tir: "Bu hadisin faydalar?ndan biri de faideyi s?n?rland?rmak ve s?zü k?sa kesmemek için soru soran kimseye fazlas?yla cevap vermenin me?ru olmas?d?r. El-Buhari, bunun için "Soru Soran Kimseye Sordu?undan Daha Fazlas?yla Cevap Veren Kimse Bab?" ba?l?kl? bir bab haz?rlam?? ve ?bn-u ?mer'in ?u hadisini zikretmi?tir: أَنَّ رَجُلاً سَأَلَ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ مَا يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ؟ فَقَالَ: لا يَلْبَسُ الْقَمِيصَ وَلاَ الْعِمَامَةَ وَلاَ السَّرَاوِيلَ وَلاَ الْبُرْنُسَ وَلاَ ثَوْبًا مَسَّهُ الْوَرْسُ أَوْ الزَّعْفَرَانُ، فَإِنْ لَمْ يَجِدْ النَّعْلَيْنِ فَلْيَلْبَسْ الْخُفَّيْنِ وَلْيَقْطَعْهُمَا حَتَّى يَكُونَا تَحْتَ الْكَعْبَيْنِ "Bir adam Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e, "?hraml? bir kimse neler giyebilir?" diye sordu. Buyurdu ki: "Sar?k takamaz, g?mlek, pantolon, bornoz ve koku veya za'feran sürdü?ü bir elbise giyemez. E?er nalin bulamazsa ayakkab? giysin ve topu?unun alt?nda kal?ncaya kadar onu kessin." Sanki o, muhayyerlik durumundan sordu resul de bunun hakk?nda ve art? olarak soru ile ba?lant?s? olan zaruret hali hakk?nda da cevap verdi. Cünkü sefer hali bunu gerektirir." ??te tüm bunlar, cevab?n soru ile s?n?rl? oldu?una delalet etmektedir. Onun ?u s?züne dikkat buyurunuz: "Soru ile ba?lant?s? olan." ?ster cevap, ki?inin sordu?u ?eye mutab?k olsun ister sordu?u ?eyden daha fazla olsun bunlar?n hepsi, soruya has cevap olur. Bundan dolay? Ummü Seleme [Radiyallahu Anhâ]'n?n sorusu, mücevherat hakk?ndad?r. Dolay?s?yla Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in cevab?, mücevherata has olup onunla s?n?rl?d?r ve bunun d???na ç?kmaz. Cünkü bu, sorunun cevab?d?r hükmün nüzulünün sebebi de?ildir. B?ylece zekat? verildi?inde kenzin caiz oldu?una dair bu hadisle istidal dü?mü? olur. Cünkü hadis, mücevherata hast?r.
?kinci Y?n: Zekat ayeti, her kenz için geneldir ve Ummü Seleme'nin hadisi mücevherata hast?r. Dolay?s?yla hadis, ayetin genelli?inden tahsis edilmi?tir ki yasak olan kenz sadece mücevherat d???nda olanlar içindir. Mücevherata gelince; zekat? verildi?inde kenz edilmesi yasaklanmaz. Keza hadisin, hiçbir ?ekilde her kenz için genel olmas? da imkans?zd?r. Hadisin genel k?l?namayaca??n?n en basit delili, genel k?l?nm?? olsayd? ayeti neshederdi. Cünkü hem ayet hem de hadis genel olur ki b?ylece ayeti neshetmi? olur. Hadis ise haber-i ahadd?r. Dolay?s?yla o zannidir ayet ise katîdir. Aslen hadis, mütevatir olsa bile Kur'an'? neshedemez. Cünkü Kur'an, sübutî katî olup lafz? ve manas? vahyi ile gelmi? ve biz onun lafz? ve manas? ile ibadet etmekteyiz. Bunun aksine mütevatir hadis, sübutî katîdir ancak lafz?n? de?il manas?n? vahiy getirmi? ve biz onun lafz? ile ibadet etmemekteyiz. Dolay?s?yla Kuran’? neshedemez. O halde ahad hadis nas?l nesh edecek… Binaenaleyh Kuran’?n hadisle neshedilmesi caiz olmamas?ndan dolay? sahih olsa dahi bu hadisle zekat? verildi?inde kenzin caiz oldu?una dair istidlal dü?mü? olur.
Zekat? verildi?inde alt?n ve gümü?ün kenz edilmesinin caiz oldu?unu s?yleyenler diyorlar ki: Bunun caiz oldu?unun delili, kenzi haram k?lan ayet, zekat?n farz k?l?nd??? ayetlerle neshedilmesidir. Zira bu ayetler, üzerine sadakay?, yani zekat? farz k?larak kenzi haram k?lan ayeti neshetmi?tir. Bunun cevab? ??yledir: Zekat, Müslümanlara hicretin ikinci senesinde farz k?l?nm??t?r. Bu ayet, yani kenzi haram k?lan ayet ise hicretin dokuzuncu senesinde inmi?tir. Nüzul bak?m?ndan ?nce gelen sonra geleni neshedemez. Bunun da ?tesinde bir ayetin ba?ka bir ayeti neshetmesi için bu ayetin ?u ayeti neshetti?ine delalet eden bir delilin olmas? kaç?n?lmazd?r ki nesh olsun. ?ayet neshe delalet eden bir delil yoksa ortada bir nesh olmaz. Nesh; bir ?nceki nasstan ç?kar?lan hükmün bir sonraki nassla iptal edilmesi ve kald?r?lmas?d?r. Bir ?nceki hükmün bir sonraki nassla iptal edilebilmesi içinse bir sonrakinin bir ?ncekini neshetti?ini belirtmesi ?artt?r. Aynen Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ?u kavli gibi: نَهَيْتُكُمْ عَنْ زِيَارَةِ الْقُبُورِ فَزُورُوهَا "Sizleri kabirleri ziyaretten nehyetmi?tim. Art?k onlar? ziyaret edebilirsiniz." [Muslim, Büreyde kanal?yla tahric etti] Ve Allahuteala'n?n ?u kavli gibi: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نَاجَيْتُمُ الرَّسُولَ فَقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوَاكُمْ صَدَقَةً ذَلِكَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَأَطْهَرُ فَإِن لَّمْ تَجِدُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ "Ey iman edenler! Resul ile gizli bir ?ey konu?aca??n?z zaman bu konu?man?zdan ?nce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hay?rl? ve daha temizdir. ?ayet bir ?ey bulamazsan?z, bilin ki Allah gafur ve rahimdir." [el-Mucadele 12] Bu ayet, gizli konu?madan ?nce bulunmas? halinde sadaka verilmesini vacip k?lmaktad?r. Ard?ndan di?er ayet gelerek bunu neshetmi?tir. Allahuteala, ??yle buyurdu: أَأَشْفَقْتُمْ أَن تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوَاكُمْ صَدَقَاتٍ فَإِذْ لَمْ تَفْعَلُوا وَتَابَ اللَّهُ عَلَيْكُمْ فَأَقِيمُوا الصَّلاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَطِيعُوا اللَّهَ وَرَسُولَهُ "Gizli bir ?ey konu?man?zdan ?nce sadakalar vermekten korktunuz mu? Bunu yapmad???n?za ve Allah da sizi affetti?ine g?re art?k salah? k?l?n, zekat? verin Allah'a ve resulüne itaat edin." [el-Mucadele 13] B?ylece bu ayetle gizli konu?madan ?nce sadaka vermenin vacip olmas? kald?r?lm??t?r. Hadiste nesh, sarih olarak beyan edilirken ayette ise nesh, ?u kavline i?aret edilerek beyan edilmi?tir: أَأَشْفَقْتُمْ أَن تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوَاكُمْ صَدَقَاتٍ "Gizli bir ?ey konu?man?zdan ?nce sadakalar vermekten korktunuz mu?" Dolay?s?yla nassta, onun bir ?nceki nass? ya sarahaten yada delaleten neshetti?ine delalet eden bir ?eyin olmas? kaç?n?lmazd?r. ?ki nass?n aras?nda zahiren çeli?kinin olmas? nesh için yeterli de?ildir. Cünkü Kuran ayetlerinin aras?nda çeli?ki yoktur. Baz? alimler, aralar?nda çeli?ki oldu?u san?lan birtak?m ayetler getirmekteler ve bunlar?n neshedildi?ini iddia etmekteler. Bizzat bu ayetlerin nasslar?nda çeli?kinin olmad???, aralar?n?n cem edilece?i ve neshe dair hiçbir delaletin olmad??? hususunda aç?kt?r. Bundan dolay? bir ?nceki nass? neshetti?i iddia edilen bir sonraki nassta, ya sarahaten yada delaleten neshe delalet eden bir ?eyin olmas? kaç?n?lmazd?r. Zekat ayetlerinde ise ne sarahaten ne delalaten ne yak?ndan ne de uzaktan bunlar?n kenz ayetini neshetti?ine delalet eden bir ?ey bulunmaktad?r. Dolay?s?yla kenz ayetini neshetmi? olmaz. Hatta çeli?kinin varl???n?n bir sonraki nass?n bir ?nceki nass? nesheder k?ld???n? s?yleyenlere g?re bile zekat ayetleri, aralar?nda çeli?ki san?s? veren bir ?eyin bulunmamas?ndan dolay? kenz ayetini neshetmez. Zira zekat ayetlerindeki hitap zekat?n verilmesini belirtirken kenz ayetindeki hitap kenzin yap?lmamas?n? belirtmektedir. Bu iki husus aras?nda bir çeli?ki yoktur. Zira bazen kenz ile zekat?n verilmesi bazen kenzin yap?lmamas? ile zekat?n verilmemesi bazen de kenzin yap?lmamas? ile zekat?n verilmemesi bir arada bulunabilir. Bunun içindir ki bu s?ze g?re bile nesh bulunmamaktad?r. O halde neshin oldu?u iddias? nereden gelmektedir. Bundan dolay? gerek zekat?n hicretin ikinci senesinde te?rii k?l?nmas? ve kenz ayetinin hicretin dokuzuncu senesinde, yani zekat?n farz k?l?nmas?ndan yedi y?l sonra inmesi gerekse zekat ayetlerinde ne sarahaten ne de delaleten bunlar?n kenz ayetini neshetti?ine delalet eden bir ?eyin olmamas? bunun da ?tesinde çeli?memesi, yani zekat ayetleri ile kenz ayetinin çeli?memesinden dolay? kenz ayetinin zekatla neshedildi?i iddias? bat?l bir iddiad?r. Dolay?s?yla reddedilir.
Zekat? verildi?inde alt?n ve gümü?ün kenz edilmesinin caiz oldu?unu s?yleyenler diyorlar ki: Bunun caiz oldu?unun delili, el-Buhari'nin rivayet etti?i ?u olayd?r: "?bn-u ?mer [Radiyallahu Anhuma]'dan ?u ayet: وَالَّذينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ "Alt?n ve gümü?ü kenz edip (biriktirip)… var ya!" hakk?nda soran Arabiye ??yle dedi?i rivayet edilmi?tir: Bunlar? kenz edip zekat?n? vermeyen kimsenin vay haline! Ancak bu, zekat ayeti inmeden ?nceydi. Ne zaman ki zekat ayeti indi i?te o zaman Allah onu, mallar için bir temizlik k?ld?." ?bn-u ?mer'in bu haberinin Kuran’?n sünnetle tahsis edilmesi veya Kuran’?n sünnetle neshedilmesi oldu?u s?ylenemez. Ancak bu haber, bu neshe dair sahih bir haberdir. Dolay?s?yla bu, Kuran’?n Kuran ile neshedilmesi bab?ndand?r. Cünkü Kuran’? nesheden ?ey yine Kuran’d?r. Cünkü zekat, sünnetle de?il Kuran’la farz k?l?nm??t?r. Dolay?s?yla onu almak vaciptir. Cünkü bu, ayetin bir di?er ayetle neshedildi?ini rivayet eden sahih bir haberdir. Dolay?s?yla kenzin haram k?l?nmas? neshedilmi? olmaktad?r. Dolay?s?yla da zekat? verilen ?eyleri kenz etmek caizdir. Bunun cevab? ?u d?rt y?ndendir:
Birincisi: Bu, ayetin neshedildi?ini rivayet eden ahad bir haberdir. Dolay?s?yla zannî olmas?ndan dolay? herhangi ahad bir habere intibak eden ona da intibak eder. Ayette gelen ise katîdir. Katî ise zannîye tercih edilir. Dolay?s?yla neshedildi?ine dair bir nesh olmad??? için ayetin nass? tercih edilmi? olur. Dolay?s?yla da neshin olmamas? ile amel edilir. Cünkü racih olan budur ve nesh iddias? reddedilir.
?kincisi: Ayetin neshedildi?inin haber verilmesi, Kuran ayetinde geçen bir hükmün ba?ka bir hükmü neshetti?ini içeren bir hadisi rivayet etmek gibidir. Ayetin neshedildi?ini veya neshedildi?ini ifade eden bir ?eyi içeren hadis, onu neshedemeyece?i gibi ?bn-u ?mer'in haberi de s?rf neshedildi?ini haber vermesi ile Kuran’?n ayetini neshedemez.
Uçüncüsü: ?bn-u ?mer, ayetin neshedildi?ini resulden bir haber olarak vermemi?tir. Yani ?bn-u ?mer, Resul Aleyhi's Salatu ve's Selam'?n ayetin neshedildi?ini s?yledi?ini rivayet etmemi?tir. O, sadece ayetin neshedildi?ine dair kendi g?rü?ünü ortaya koymu?tur. Zira Arabi ona, ayet hakk?nda sorunca o da kendine g?re ayetin neshedildi?i cevab?n? vermi? ve bunu, Resul Aleyhi's Salatu ve's Selam'?n ayetin neshedildi?ini kendisine haber verdi?ine dayand?rmam??t?r. Dolay?s?yla kenz ayetinin zekat ayeti ile neshedildi?i ?bn-u ?mer'e ait bir g?rü? olur. Yani zekat ayetinin bu ayeti neshetti?i ?bn-u ?mer'e ait bir anlay??t?r ve resulün bir hadisi de?ildir. ?bn-u ?mer'in g?rü?ü ve anlay??? ise ?eri bir delil say?lmaz. Cünkü sahabenin g?rü?ü, ?eri bir hükme ili?kin ?eri bir delil say?lmaz. O halde Kuran’? neshetti?i nas?l kabul edilir?!
D?rdüncüsü: Zekat, hicretin ikinci senesinde farz k?l?nm??t?r. Kenzi haram k?lan ayet ise hicretin dokuzuncu senesinde inmi?tir. O halde zekat?n hükmü, kendisinden yedi y?l sonra inen bir ayeti nas?l nesheder? Bunun içindir ki bu haber dirayeten reddedilir.
??te bu hadisle istidlalin dü?mesi ve ayetin neshedildi?i iddias?n?n iptali için bu d?rt y?nün yeterli oldu?unda ?üphe yoktur. Binaenaleyh bu hadis, zekat? verildi?inde kenzin caiz oldu?una dair delil olmaya uygun de?ildir.
Zekat? verildi?inde alt?n ve gümü?ün kenz edilmesinin caiz oldu?unu s?yleyenler diyorlar ki: Bunun caiz oldu?unun delili, Müslüman?n zekat?n d???nda mali bir mükellefiyetinin olmamas?d?r. Buna dair bir çok delil vard?r. Bunlardan biri, bir Arabinin sorusuna cevaben muttefekun aleyh olarak varit olan ?u hadistir: ... فَإِذَا هُوَ يَسْأَلُ عَنْ الإِسْلامِ ... إلى أن قال: وَذَكَرَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ الزَّكَاةَ، قَالَ: هَلْ عَلَيَّ غَيْرُهَا؟ قَالَ: لا، إِلا أَنْ تَطَوَّعَ "O, ?slam hakk?nda soruyordu…Ta ki ??yle deyinceye kadar: Resulullah ona zekat? zikredince ??yle dedi: Zekat?n d???nda bir borcum var m??" Buyurdu ki: "Hay?r, ama nafile olarak verirsen o ba?ka." Ve Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?u kavlidir: لَيْسَ فِي الْمَالِ حَقٌّ سِوَى الزَّكَاةِ "Malda zekat?n d???nda bir hak yoktur." [?bn-u Mâce, Fat?ma Bintu Kays kanal?yla tahric etti] Ve ?u kavlidir: إِذَا أَدَّيْتَ زَكَاةَ مَالِكَ فَقَدْ قَضَيْتَ مَا عَلَيْكَ "Mal?n?n zekat?n? verdi?inde sana dü?eni yerine gitirmi? olursun." [Tirmizî, Ebî Hurayra kanal?yla tahric etti ve hasenledi] ??te bu hadisler, malda zekat?n d???nda Müslümana ba?ka bir ?ey dü?medi?ine delalet etmektedir. Zira resulün ?u kavli: [لَيْسَ عَلَيْكَ] "Sana bir ?ey gerekmez" , ?u kavli: [لَيْسَ فِي الْمَالِ حَقٌّ] "malda bir hak yoktur" ve ?u kavli: [فَقَدْ قَضَيْتَ مَا عَلَيْكَ] "sana dü?eni yerine gitirmi? olursun" genel olup mala dü?en her ?eyi kapsar. Bu da Müslümana vacip olan ?ey -ki o zekatt?r- verildi?inde kenzin caiz oldu?una delalet etmektedir.
Bunun cevab? ??yledir: Kenzin haraml?l??? zekattan apayr? bir husustur ve mezkur haberler zekata ek olarak birtak?m haklar?n vacip oldu?unu yasaklamaktad?r. Bu ise malla ilgili ek hükümlerin olmas?na mani de?ildir. Kenz, malla ilgili hükümlerdendir mala vacip olan haklardan de?ildir. Zira Allahuteala, Müslüman?n sahip oldu?u mala, mal olmas? bak?m?ndan zekat?n d???nda ba?ka bir hakk? farz k?lmam??t?r ama zekat hükümleri d???nda mal için ba?ka hükümler koymu?tur. Nitekim alt?n ve gümü?te faiz hükümleri, alt?n ve gümü?te sarf hükümleri, alt?n ve gümü?te kenz hükümleri bunlardan olup bunlar?n hepsi malla ilgili hükümlerdir. Dolay?s?yla malla ilgili hükümlerden olan kenz, di?er hükümler gibi olup malda vacip olan haklardan de?ildir. Bunun içindir ki bu hadislerin mal?n kenz edilmesi ile bir ilgisi yoktur. Binaenaleyh bu hadisler, zekat? verildi?inde kenzin haram olmad???na delalet etmez. Bunun içindir ki bu hadislerle istidlal dü?mü? olur. Ayr?ca el-Haf?z'?n et-Telhîs'te zay?f k?lmas?ndan dolay? son iki hadis ?zellikle de ?bn-u Mâce'nin hadisi hakk?nda s?z oldu?u da bilinmelidir. Zira bu hadisin isnad? zay?f ve metni kar???kt?r:
?bn-u Mâce, bunu Süneni'nde rivayet etmi? ve ??yle demi?tir: Bize Ali ?bn-u Muhammed bize Yahya ?bn-u Adem ?erîk'ten o da Ebî Hamza'dan o da ?a'bî'den o da Fat?ma Binti Kays'?n bunu, Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ??yle buyurdu?unu kastederek i?itti?ini tahdis etti: لَيْسَ فِي الْمَالِ حَقٌّ سِوَى الزَّكَاةِ "Zekat?n d???nda malda bir hak yoktur."
Ancak Tirmizî, bu hadisi Süneni'nde rivayet etmi? ve ??yle demi?tir: Bize Muhammed ?bn-u Ahmed ?bn-u Meddeveyhi bize el-Esved ?bn-u Amir ?erîk'ten o da Ebî Hamza'dan o da ?a'bî'den o da Fat?ma Bint-i Kays'?n zekat hakk?nda Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e ??yle sordu?umu veya soruldu?unu dedi?ini ve ??yle buyurdu?unu tahdis etti: إِنَّ فِي الْمَالِ لَحَقًّا سِوَى الزَّكَاةِ "Malda zekat?n d???nda kesinlikle bir hak vard?r."
Dolay?s?yla zekat?n d???nda bir hakk?n oldu?unu ispat ve nefyetmesi bak?m?ndan bu hadisin isnad? zay?ft?r. Zay?fl?k ?erîk'ten kaynaklanmaktad?r. O, sika ancak haf?zas? zay?f biridir. Yine Ebî Hamza Meymûne el-A'vâr'dan kaynaklanmaktad?r ki o, çokça muhalefet etmesi ve haf?zas? zay?f biri olmas?ndan dolay? ittifakla zay?ft?r. Her ikisinin de haf?zas? zay?f olmas?ndan dolay? hadisi, bir defas?nda ispat olarak bir defas?nda da nefiy olarak zikretmi?lerdir.
Zekat? verildi?inde kenzin caiz oldu?unu s?yleyenlerin delillerinin tamam?, yani zekat? verildi?inde kenzin caiz oldu?unda ?üphe olu?turabilecek delillerin tamam? i?te bunlard?r. Bunlarla istidlalde bulunmay? hakl? ç?karacak hiçbir ?eyin bulunmad???n? s?ylemek mümkündür. Nitekim kenz ayetinin zekat?n farz k?l?nmas?ndan yedi y?l sonra inmesi delili, bu delillerle istidlalde bulunman?n bat?l oldu?unun beyan? için yeterlidir. Bundan da ortaya ç?kmaktad?r ki ayet sarihtir ve zekat? verilse dahi kenz mutlak olarak haramd?r.
Geriye tek bir mesele kald? ki o da ?udur: Ayetteki kenz kelimesi ile kastedilen nedir? Bunun cevab? ??yledir: Ayetteki kenz kelimesinden maksat, gereksiz yere üst üste y??arak mal? biriktirmektir. Zira lügatte kenz, üst üste y??arak mal? biriktirmek ve korumakt?r. Kenz edilmi? mal, yani biriktirilmi? mald?r. Ust üste y???larak yerin alt?nda veya üstünde biriktirilmi? her ?ey kenzdir. Kamus el-Muhit'te ??yle geçmi?tir: "Kenz: G?mülmü? mald?r. Mal? kenz eden onu kenz etmi?tir. Alt?n, gümü? ve kenz yoluyla korunulan mal." ?mam Ebu Cafer et-Taberi, ??yle demi?tir: "Kenz: ?ster yerin alt?nda isterse üstünde olsun üst üste y???larak biriktirilmi? her ?eydir." El-Ayn'in yazar? ??yle demi?tir: "Depolanm?? mald?r." Kenzin lügat manas? i?te budur. Kuran’?n kelimeleri sadece lügat manalar? ile aç?klan?r. Ancak ?âri'den kelimenin ?eri manas?na dair bir ?ey varit olmu?sa i?te o zaman ?eri manas? ile aç?klan?r. Kenz kelimesi için konulmu? ?eri bir manan?n varit oldu?u ise sabit olmam??t?r. Dolay?s?yla sadece lügat manas? ile aç?klanmal?d?r. Dolay?s?yla kenz, gereksiz yere üst üste y??arak s?rf mal? biriktirmek oldu?undan Allah'?n failini elim bir azapla tehdit etti?i zemmedilmi? kenzden say?l?r. Zira mal? g?mmek, ihtiyaç duyulmamas? yüzünden onu korumak ve mal? depolamak ona ihtiyaç duymamak demektir. Cünkü mal? infak konumuna koymak, onun g?mülmesini ve depolanmas?n? imkans?z k?lacakt?r. Dolay?s?yla ayette geçen mal? kenz etmekten maksat, gereksiz yere depolamakt?r. Dolay?s?yla da bu, gereksiz yere depolanan her alt?n ve gümü? için geçerlidir. Fakat harcama yap?lacak bir hacet için olursa bu, zemmedilmi? kenz bab?na girmez.
Birincisi: Bu ayetin genel olmas?d?r. Zira mantuken ve mefhumen ayetin nass?, alt?n ve gümü?ten olan mal?n kenz edilmesinin kesin olarak yasak oldu?una dair bir delildir. Dolay?s?yla zekat?n verilmesinden sonra kenzin mübah oldu?u sonucuna var?lmas? ayetin katî ?ekilde delalet etti?i hükmünü terk etmektir. Ayeti manas?ndan sarfedecek veya ayeti neshedecek bir delil olmad?kça bu sonuca var?lmaz. Ayeti manas?ndan sarfedecek herhangi sahih bir nass varit olmam??t?r ve onu manas?ndan sarfedecek bir delilin olmas? muhtemel de?ildir. Cünkü ayetin delaleti katîdir. Dolay?s?yla geriye sadece ayeti nesh edecek delil kalmaktad?r. Ayeti nesh eden bir delil ise bulunmamaktad?r. Dolay?s?yla ayetin hükmü sabit olarak kal?r ki o da zekat? verilmi? olsa dahi mal?n kenz edilmesinin haram olmas?d?r. Yani mal?n kenz edilmesinin mutlak olarak haram olmas?d?r.
?kincisi: Ahmed, Ebî Umâme'den sahih isnat ile ??yle dedi?ini rivayet etmi?tir: تُوُفِّيَ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الصُّفَّةِ، فَوُجِدَ فِي مِئْزَرِهِ دِينَارٌ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ كَيَّةٌ، قَالَ: ثُمَّ تُوُفِّيَ آخَرُ فَوُجِدَ فِي مِئْزَرِهِ دِينَارَانِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ: كَيَّتَانِ "Suffa ehlinden bir adam ?ldü ve izar?ndan bir dinar ç?kt?. Bunun üzerine Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] buyurdu ki: "Bir da?lamad?r." (Ravi) dedi ki: "Sonra ba?ka biri vefat etti ve izar?ndan iki dinar ç?kt?." Bunun üzerine Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], buyurdu ki: "?ki da?lamad?r." Et-Taberî, bu hadisin bir benzerini Ebî Umâme el-Bâhilî'ye isnat etti. Bu da bir veya iki dinar dahi olsa kenz oldu?u, yani mal gereksiz yere biriktirildi?i sürece alt?n ve gümü?ü kenz etmenin mutlak olarak haram olmas? demektir. Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] bunu, sadaka ile geçinmelerinden ve yanlar?nda alt?n k?r?nt?lar? olmas?ndan dolay? bu iki adama baka s?ylemi?tir. Zira [كَيَّةٌ] "Bir da?lama" ve [كَيَّتَانِ] "?ki da?lama" diyerek Allahuteala'n?n ?u kavline i?aret etmi?tir: يَوْمَ يُحْمَى عَلَيْهَا فِي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوَى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنوبُهُمْ "Cehennem ate?inde k?zd?r?l?p bunlarla onlar?n al?nlar? ve yanlar? da?lanaca?? gün." [Et-Tevbe 35] Ki bu ayet, kenz ayetinin bir k?sm?d?r. Yani kenz ayetine i?aret etmi?tir. Dolay?s?yla bu hadis, zekat nisab?na ula?s?n yada ula?mas?n veya zekat? verilsin yada verilmesin kenzin mutlak olarak haram oldu?una dair bir delildir. Dolay?s?yla da kenzin her türlüsü haramd?r.
Uçüncüsü: Allahuteala'n?n: وَلاَ يُنفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللّهِ "Allah yolunda infak etmeyenler var ya!" kavlindeki atf, Allahuteala'n?n, وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ "Alt?n ve gümü?ü kenz edip (biriktirip)" kavlinden ayr??t?ran atft?r. B?ylece ayet, bunun gere?i olarak ?u iki hükmü kapsamaktad?r: Birincisi mal?n kenz edilmesi. ?kincisi Allah yolunda infak edilmemesi. Dolay?s?yla ayetin nass?, elim bir azapla tehdit etmenin bu iki hususa, yani alt?n ve gümü?ü kenz edenlere ve Allah yolunda infak etmeyenlere dolay?s?yla onlar?n elim bir azapla müjdelenmesine odakland???na delalet etmektedir. Bundan da ortaya ç?kmaktad?r ki tehdit, kenz etmeyip fakat Allah yolunda infak etmeyen kimseleri kapsad??? gibi Allah yolunda infak etmeyip fakat kenz eden kimseleri de kapsamaktad?r. Nitekim el-Kurtubi, ??yle demi?tir: "Kenz etmedi?i halde Allah yolunda infak etmekten imtina eden bir kimsenin bu ?ekilde olmas? kaç?n?lmazd?r." Ayetteki [فِي سَبِيلِ اللّهِ] "Allah yolunda" kavlinden maksat, cihatt?r. Cünkü bu, infak karinesi ile gelmi?tir. Allah yolundaki bir kelime, infak karinesi ile geldi?inde onu cihattan sarfedecek bir karine bulunmad?kça bunun manas? cihat olur. Buna g?re [وَلاَ يُنفِقُونَهَا] "infak etmeyenler var ya" kelimesi, mal? kenzedip bundan Allah yolunda infak ettikleri zaman azab?n bu kimseleri kapsamayaca??na dair delil olmaya uygun de?ildir. Zira ayetin manas?, buradaki atf aç?klay?c? atf anlam?nda olup mal? Allah yolunda infak etmemek için kenz eden kimseyi azapla müjdele dolay?s?yla kenz edilen maldan Allah yolunda infak edildi?inde kenz eden kimseye azap edilmez demek de?ildir. Bilakis ayetin manas?, mal? kenz eden kimseyi de Allah yolunda infak etmeyen kimseyi de azapla müjdele demektir. Dolay?s?yla buradaki atf, ayr??t?r?c? atf?d?r aç?klay?c? atf de?ildir. B?ylece Allah yolunda infak edilsin yada edilmesin kenzin haraml?l??? mutlak ?ekilde haram oldu?u gibi bir ?eyin kenz edilmesinin haram olmas? bir ?ey, Allah yolunda infak edilmemesi ba?ka bir ?ey olmaktad?r. B?ylece de ayetin, zekat? verilmi? veya Allah yolunda infak edilmi? olsa dahi mal? kenz etmeyi haram k?ld??? aç?kça ortaya ç?km?? olur.
D?rdüncüsü: el-Buhari, Zeyd ?bn-u Vehb'den ??yle dedi?ini rivayet etmi?tir: "Rebeze'den geçerken birden Ebî Zerr'i g?rdüm ve ona dedim ki: "Seni buraya getiren ?ey nedir? Dedi ki: "?am'da iken Muaviye ile ?u ayet وَالَّذينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلا يُنْفِقُونَهَا فى سَبيلِ اللّ?هِ "Alt?n ve gümü?ü kenz edip (biriktirip) Allah yolunda infak etmeyenler var ya!" [-Et-Tevbe 34] hakk?nda ihtilaf ettim. Muaviye dedi ki: "Bu ayet, ehl-i kitap hakk?nda indi." Ben de dedim ki: "Bizim ve onlar hakk?nda indi. Bu hususta benimle onun aras?nda olan buydu. Bunun üzerine Osman'a beni ?ikayet eden bir mektup yazd?. Osman da Medine'ye gelmem için bana bir mektup yazd?. Ben de geldim. Sanki insanlar daha ?nce beni hiç g?rmemi?lercesine ba??ma topland?lar. Bu durumu Osman'a arz ettim." Osman dedi ki: "?stersen geri gel (orada) garip kald?n." ??te beni buraya getiren ?ey bu. Ba??ma Habe?li bir emir tayin etseler dahi kesinlikle i?itir ve itaat ederdim." Dolay?s?yla Ebî Zerr ile Muaviye'nin ihtilaf?, ayetin manas? hakk?nda de?il sadece ayetin kimin hakk?nda indi?idir. Zira Muaviye veya Osman, zekat? verilen bir mal?n kenz olmayaca??na dair, yani Ebî Zerr'in g?rü?üne ayk?r? sahih bir hadise sahip olsalard? kesinlikle Muaviye veya Osman bunu delil getirirdi ve Ebî Zerr'i sustururdu. Bu da ayetin genel ve mutlak oldu?u hususunda Muaviye ile Ebî Zerr veya Osman ile Ebî Zerr aras?nda bir ihtilaf?n olmad???na ve o ikisinin buna ayk?r? bir hadise sahip olduklar?n?n sabit olmad???na delalet etmektedir.
Tüm bunlardan da ortaya ç?kmaktad?r ki ayet, genel olup bas?lm?? yada bas?lmam??, zekat? verilmi? yada verilmemi?, nisap miktar?na ula?m?? yada ula?mam?? olsun her türlü alt?n ve gümü? hakk?nda gelmi?tir. Binaenaleyh kenzin her türlüsü haramd?r.
Zekat? verildi?inde kenzi helal k?lanlar, tek bir sahih delil dahi bulamazlar ve delillerinin hepsi de zay?f ve senetlerinin çürük olmas?ndan dolay? itibar derecesinden dü?mü? hadislerdir. Hatta el-Buhari, "Zekat? Verilen ?eylerde Kenz Yoktur" ba?l?kl? bir bab koymu? ancak babta buna delalet eden tek bir hadis dahi getirmemi?tir. Cünkü o, tek bir sahih hadise bile sahip de?ildir ve zekat? verildi?inde kenzin caiz oldu?una dair istidlalde bulundu?u hadislerin tamam? kendi ortamlar?nda incelenmesinin ard?ndan bir tanesinin dahi sahih olmad??? g?rülür. Zira bunlar, rivayeten ve dirayeten, yani senet ve metin olarak haklar?nda s?z olan hadislerdir.
Zekat? verildi?inde alt?n ve gümü?ü kenz etmenin caiz oldu?una dair istidlalde bulunduklar? Ummü Seleme'nin hadisine gelince ki o ?udur: Ebu Davud, Atab'?n rivayetinden o da Sabit ?bn-u Aclân'dan o da Atâ'dan o da Ummü Seleme'nin ??yle dedi?ini tahric etmi?tir: كُنْتُ أَلْبَسُ أَوْضَاحًا مِنْ ذَهَبٍ فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ، أَكَنْزٌ هُوَ؟ فَقَالَ: مَا بَلَغَ أَنْ تُؤَدَّى زَكَاتُهُ فَزُكِّيَ فَلَيْسَ بِكَنْزٍ "Alt?ndan bir tak? tak?yordum ve dedim ki: Yâ Resulullah! Bu kenz midir? Buyurdu ki: (Nisap miktar?na) ula?an bir ?eyin zekat?n? veriyorsan zekat verilmi? olup kenz de?ildir." El-Evdâh: Bir tür mücevheratt?r. Kamus-ul Muhit'te ??yle denmi?tir: "el-Vadha harekeli olarak sabah?n ve ay?n beyazl???d?r." Ta ki ??yle denmi?tir: "Gümü?ten bir mücevherat olup cemisi, Evdâh ve el-Halhâl'd?r." Bu hadis zay?ft?r. Cünkü Sabit ?bn-u Iclân hakk?nda hadiste tek ba??na kald???na dair s?z vard?r. Ez-Zehebî, Sabit'in biyografisi hakk?nda ??yle demi?tir: "Atab'?n hadisinin Sabit'ten o da Atâ'dan o da Ummü Seleme [Radiyallahu Anhâden] oldu?u reddedilmi?tir." Bununla birlikte hadis sahih olsa bile kad?nlar?n takt??? mücevherata hast?r. Nisap miktar?na ula??r ve zekat? verilirse bu kenz say?lmaz. Dolay?s?yla bu, ayetin genelinden tahsis edilmi?tir. Yani külçe, bas?lm?? yada benzeri olsun kenzin her türlüsü haramd?r. Ancak zekat? verildi?inde mücevherat?n kenz edilmesi caizdir. Dolay?s?yla bu hadis, mücevherat?n zekat?n?n verilece?ine ve kenzin genelli?inden istisna edildi?ine dair bir delildir. O halde bu, yani bu hadis, zekat? verildi?inde kenzin caiz olaca??na dair bir delil olmaya uygun de?ildir. Bu da ?u iki y?ndendir:
Birinci Y?n: Bu hadis, bir sorunun cevab? olarak gelmi?tir. Bir sorunun cevab? olarak veya muayyen bir konu hakk?nda gelen nasslar?n hepsi, sorunun geldi?i ?eye ve muayyen konuya hasredilip her ?ey için genel olmaz. Cünkü lafz?, bir soru veya muayyen bir konu ile ilgilidir. Dolay?s?yla bunlara has ve bunlarla s?n?rl? olup bunlar?n d???na ç?kmaz. Bunun içindir ki hadis, mücevherata has olur. Dolay?s?yla zekat? verildi?inde mücevherat?n kenz edilmesi caiz olur ve bunun d???ndakilerin kenz edilmesi haram olur. ??yle denilmez: ?eri kaide ??yledir: [العبرة بعموم اللفظ لا بخصوص السبب] "?nemli olan sebebin hususili?i de?il lafz?n umumili?idir." Burada ise laf?z genel olup mücevherata has de?ildir. Bilakis mücevherat? ve mücevherat d???ndakileri de kapsar. B?yle denilmez: Cünkü bu kaide, bir sorunun cevab? ve muayyen bir konu için de?il sebep içindir. Bu sahih bir kaidedir ve metni onun sadece sebep için oldu?una delalet etmektedir. Zira kaide ??yle demi?tir: "Sebebin hususili?i de?il." Sebep ile muayyen bir konu aras?nda ve sebep ile sorunun cevab? aras?nda fark vard?r. Sebep, bir hususun gerçekle?mesi ve onun hakk?nda ?eri bir hükmün inmesidir. ?u ayetin sebeb-i nüzulü gibi: وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلاَ مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَمْرًا أَن يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ "Allah ve resulü, bir i?e hükmettikleri zaman mümin bir erkek ve mümin bir kad?na kendi i?lerinde art?k seçme hakk? yoktur." [el-Ahzâb 36] Ebî Avâne'nin Müsnedi'nde Enes ?bn-u Malik'ten varit oldu?u üzere bu ayetin sebeb-i nüzulü; Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], amcas?n?n k?z? Zeyneb'i Mevlas? Zeyd'e ni?anlad?. O, yani Zeyneb, buna kar?? ç?km??ças?na Allah, bu ayeti indirdi. ??te bu, bir sebeb-i nüzuldur ve ona, "?nemli olan sebebin hususili?i de?il lafz?n umumili?idir" kaidesi intibak eder. Miras ayetinin sebeb-i nüzulü gibi: "Resulullah Cabir ?bn-u Abdullah'? ziyaret etmek için geldi?inde o hastayd? ve ona ??yle bir soru sordu: "Mal?m hakk?nda nas?l hüküm vereyim? Mal?m hakk?nda nas?l yapay?m? Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], miras ayeti ininceye kadar ona hiçbir cevap vermedi." [Cabir'den muttefekun aleyh/Laf?z el-Buhari'ye ait] ??te bu, bir sebeb-i nüzuldür. Bu türden olan ve mezkur kaidenin intibak etti?i sebeb-i nüzullerin hepsi b?yledir. Bu ise bir sorunun cevab?ndan ve muayyen bir konudan farkl?d?r. Zira muayyen bir konu; hakk?nda konu?ulan ve s?z konusu olan ?ey olup hükmün kendisi için geldi?i ve ba?lang?çta hükmün gelmedi?i ?eydir. Bunun içindir ki bu konu ile s?n?rl? kal?n?r. Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in lafz?n?n kendisi ile ilgili oldu?u muayyen bir soru da b?yledir. Zira konu?ma, sorunun cevab? hakk?nda olur dolay?s?yla onunla s?n?rl? kal?n?r. Mesela el-Buhari, Ebî Hurayra [Radiyallahu Anh] kanal?yla ??yle dedi?ini tahric etmi?tir:بَيْنَمَا نَحْنُ جُلُوسٌ عِنْدَ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ إِذْ جَاءَهُ رَجُلٌ فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، هَلَكْتُ، قَالَ: مَا لَكَ؟ قَالَ: وَقَعْتُ عَلَى امْرَأَتِي وَأَنَا صَائِمٌ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ: هَلْ تَجِدُ رَقَبَةً تُعْتِقُهَا؟ قَالَ: لا، قَالَ: فَهَلْ تَسْتَطِيعُ أَنْ تَصُومَ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ؟ قَالَ: لا، فَقَالَ: فَهَلْ تَجِدُ إِطْعَامَ سِتِّينَ مِسْكِينًا؟ قَالَ: لا، قَالَ: فَمَكَثَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ فَبَيْنَا نَحْنُ عَلَى ذَلِكَ أُتِيَ النَّبِيُّ بِعَرَقٍ فِيهَا تَمْرٌ وَالْعَرَقُ الْمِكْتَلُ، قَالَ: أَيْنَ السَّائِلُ؟ فَقَالَ: أَنَا، قَالَ: خُذْهَا فَتَصَدَّقْ بِهِ، فَقَالَ الرَّجُلُ: أَعَلَى أَفْقَرَ مِنِّي يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ فَوَاللَّهِ مَا بَيْنَ لابَتَيْهَا، يُرِيدُ الْحَرَّتَيْنِ، أَهْلُ بَيْتٍ أَفْقَرُ مِنْ أَهْلِ بَيْتِي، فَضَحِكَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ حَتَّى بَدَتْ أَنْيَابُهُ ثُمَّ قَالَ: أَطْعِمْهُ أَهْلَكَ "Biz, Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in yan?nda otururken bir adam ç?kageldi ve dedi ki: "Yâ Resulullah! Helak oldum." Buyurdu ki: "Sana ne oldu?" Dedi ki: "Oruçlu iken han?m?mla cimaa ettim." Buyurdu ki: "Azat edebilece?in bir k?len var m??" Dedi ki: "Yok." Buyurdu ki: "Ard? ard?na iki ay oruç tutabilir misin?" Dedi ki: "Hay?r." Buyurdu ki: "Altm?? miskini doyurabilir misin?" Dedi ki: "Hay?r." (Ravi) dedi ki: "Derken Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] birden do?ruldu ve biz hala ordayken ona içinde hurma olan bir sepet getirildi -el-Arak bir ?lçü birimidir-." Buyurdu ki: "Soru soran nerede?" Dedi ki: "O benim." Buyurdu ki: "Bunu al ve tasadduk et." Adam dedi ki: "Benden daha fakir birisi var m? yâ Resulullah? Vallahi iki kara ta?l?k aras?nda -iki da?? kastediyordu- benim ailemden daha fakir bir aile yok." Bunun üzerine Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] az? di?leri g?rününceye kadar güldü. Sonra da buyurdu ki: "Onunla aileni doyur."
Dolay?s?yla Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in adama verdi?i cevap, hakk?nda sordu?u ?eye hast?r. Dolay?s?yla da resulün bir k?le azat et kavli, Arabinin sorusu ile ilgili olmaktad?r. Mesela Aleyhi's Salatu ve's Selam'dan rivayet edildi?i üzere ya? olan hurma kurudu?unda satman?n caiz olup olmad??? hakk?nda soruldu?unda Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], ??yle buyurdu: أَيَنْقُصُ الرُّطَبُ إِذَا يَبِسَ؟ فَقَالُوا: نَعَمْ، فَقَالَ: فَلاَ إِذاً "Ya? (hurma) kurudu?unda eksilir mi?" Dediler ki: "Evet." Buyurdu ki: "O zaman olmaz." [Ebu Ya'le, Sa'd ?bn-u Ebî Vakkas'tan bu laf?zla tahric etti, el-Hakim ve ?bn-u H?bban sahihledi] Dolay?s?yla Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in cevab?, hakk?nda soru sorulan ?eye, yani ya? hurman?n sat?lmas?na has olur. Dolay?s?yla da [فَلاَ إِذاً] "O zaman olmaz" kavli, soru ile ilgili olmaktad?r. Bu, hükmün sebebi olmay?p sadece sorunun cevab?d?r. Sorunun cevab? ile hükmün sebebi aras?nda büyük bir fark vard?r. Zira genel bir laf?z, bir sorunun cevab? olarak geldi?inde hükmün sebebi olmaz. Bir ?ey hakk?nda soru soruldu?unda sadece bir beyan olur. Genel bir laf?z, gerçekle?mi? bir hususa ili?kin yeni bir hükmün te?risi olarak geldi?inde ise hükmün te?risi genel olur ve gerçekle?en husus hükmün te?risinin sebebi olur. B?ylece sebep ile bir sorunun cevab? aras?ndaki büyük fark ortaya ç?km?? olur. Zira sebep, kendisini ve kendisi d???ndakileri kapsayan genel bir hüküm olur. Bir sorunun cevab? ise soruya has olur. Cünkü resulün lafz?, onunla ilgilidir. Resule deniz suyu hakk?nda sorulmas? ve buna ?u kavli ile cevap vermesine gelince: هُوَ الطَّهُورُ مَاؤُهُ الْحِلُّ مَيْتَتُهُ "Onun suyu temiz ve ?lüsü de helaldir." [Tirmizî, Ebî Hurayra kanal?yla tahric etti ve Ebu ?sa, bu hadisin hasen sahih oldu?unu s?yledi] Ayn? ?ekilde bu hadis de hakk?nda sorulan ?eye -ki o deniz suyudur- hast?r. Ancak resul, soru soran kimseye hakk?nda sordu?u ?eyden daha fazlas?n? aç?klam??t?r. Yine de resulün cevab?, hakk?nda soru sorulan ?eye -ki o deniz suyudur- has ve onunla s?n?rl? olarak kal?r. Resule Bidâa kuyusu hakk?nda sorulmas? da b?yledir. Zira onun hakk?nda soruldu?unda ??yle buyurdu: إِنَّ الْمَاءَ طَهُورٌ "Su temizdir." [Tirmizi, Ebî Saîd el-Hudrî kanal?yla tahric edip hasen dedi ve Ahmed sahihledi] Bu hadis de soru ile ilgilidir. Zira Bidâa kuyusunun suyu hakk?nda cevap vermesine ra?men soru soran kimseye sordu?u ?eyden daha fazlas?yla cevap vermesine ra?men resulün cevab? soru ile ilgili olarak kal?r. Yine ona deniz suyu ile abdest alma hakk?nda sorduklar?nda onlara, abdesten, y?kanmaktan ve benzerlerinden daha kapsaml? bir cevap verdi. Nitekim El-?mam ?erh-ul ?lmam'da ??yle geçmi?tir: "'Onunla abdest alabilir miyiz?' dediklerinde niçin onlara "evet" diye cevap vermedi. Deriz ki: Cünkü b?yle olmasayd? zaruret hali ile s?n?rl? olurdu. Yine cevab?n 'evetle' s?n?rl? kal?nmas?ndan deniz suyu ile sadece abdest al?naca?? onunla di?er pisliklerden ve necasetlerden temizlenmeyece?i anla??l?r." Dolay?s?yla resulün, deniz suyu ve Bidâa kuyusu hakk?ndaki cevab?, hakk?nda sorulan ?eylerle s?n?rl? olup her ?ey için genel olmaz. Her ne kadar resul, soru soran kimseye hakk?nda sordu?u ?eyden daha fazlas?yla cevap vermi? olsa da bu, sorusunun konusu hakk?ndad?r. Burada s?z konusu olan cevab?n soruya mutab?k olmas? de?ildir ki resulün cevab?n?n, soruyu soran kimsenin sorusundan daha genel oldu?u s?ylensin. Bilakis burada s?z konusu olan cevab?n, sorunun konusuna hasredilmesi ve onunla s?n?rland?r?lmas? olup bunun d???na ç?k?lmam?? olmas?d?r. Yoksa cevab?n soruya mutab?k olmas? de?ildir. Nitekim e?-?evkanî, Neyl-ul Evtâr'da ??yle demi?tir: "Bu hadisin faydalar?ndan biri de faideyi s?n?rland?rmak ve s?zü k?sa kesmemek için soru soran kimseye fazlas?yla cevap vermenin me?ru olmas?d?r. El-Buhari, bunun için "Soru Soran Kimseye Sordu?undan Daha Fazlas?yla Cevap Veren Kimse Bab?" ba?l?kl? bir bab haz?rlam?? ve ?bn-u ?mer'in ?u hadisini zikretmi?tir: أَنَّ رَجُلاً سَأَلَ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ مَا يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ؟ فَقَالَ: لا يَلْبَسُ الْقَمِيصَ وَلاَ الْعِمَامَةَ وَلاَ السَّرَاوِيلَ وَلاَ الْبُرْنُسَ وَلاَ ثَوْبًا مَسَّهُ الْوَرْسُ أَوْ الزَّعْفَرَانُ، فَإِنْ لَمْ يَجِدْ النَّعْلَيْنِ فَلْيَلْبَسْ الْخُفَّيْنِ وَلْيَقْطَعْهُمَا حَتَّى يَكُونَا تَحْتَ الْكَعْبَيْنِ "Bir adam Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e, "?hraml? bir kimse neler giyebilir?" diye sordu. Buyurdu ki: "Sar?k takamaz, g?mlek, pantolon, bornoz ve koku veya za'feran sürdü?ü bir elbise giyemez. E?er nalin bulamazsa ayakkab? giysin ve topu?unun alt?nda kal?ncaya kadar onu kessin." Sanki o, muhayyerlik durumundan sordu resul de bunun hakk?nda ve art? olarak soru ile ba?lant?s? olan zaruret hali hakk?nda da cevap verdi. Cünkü sefer hali bunu gerektirir." ??te tüm bunlar, cevab?n soru ile s?n?rl? oldu?una delalet etmektedir. Onun ?u s?züne dikkat buyurunuz: "Soru ile ba?lant?s? olan." ?ster cevap, ki?inin sordu?u ?eye mutab?k olsun ister sordu?u ?eyden daha fazla olsun bunlar?n hepsi, soruya has cevap olur. Bundan dolay? Ummü Seleme [Radiyallahu Anhâ]'n?n sorusu, mücevherat hakk?ndad?r. Dolay?s?yla Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in cevab?, mücevherata has olup onunla s?n?rl?d?r ve bunun d???na ç?kmaz. Cünkü bu, sorunun cevab?d?r hükmün nüzulünün sebebi de?ildir. B?ylece zekat? verildi?inde kenzin caiz oldu?una dair bu hadisle istidal dü?mü? olur. Cünkü hadis, mücevherata hast?r.
?kinci Y?n: Zekat ayeti, her kenz için geneldir ve Ummü Seleme'nin hadisi mücevherata hast?r. Dolay?s?yla hadis, ayetin genelli?inden tahsis edilmi?tir ki yasak olan kenz sadece mücevherat d???nda olanlar içindir. Mücevherata gelince; zekat? verildi?inde kenz edilmesi yasaklanmaz. Keza hadisin, hiçbir ?ekilde her kenz için genel olmas? da imkans?zd?r. Hadisin genel k?l?namayaca??n?n en basit delili, genel k?l?nm?? olsayd? ayeti neshederdi. Cünkü hem ayet hem de hadis genel olur ki b?ylece ayeti neshetmi? olur. Hadis ise haber-i ahadd?r. Dolay?s?yla o zannidir ayet ise katîdir. Aslen hadis, mütevatir olsa bile Kur'an'? neshedemez. Cünkü Kur'an, sübutî katî olup lafz? ve manas? vahyi ile gelmi? ve biz onun lafz? ve manas? ile ibadet etmekteyiz. Bunun aksine mütevatir hadis, sübutî katîdir ancak lafz?n? de?il manas?n? vahiy getirmi? ve biz onun lafz? ile ibadet etmemekteyiz. Dolay?s?yla Kuran’? neshedemez. O halde ahad hadis nas?l nesh edecek… Binaenaleyh Kuran’?n hadisle neshedilmesi caiz olmamas?ndan dolay? sahih olsa dahi bu hadisle zekat? verildi?inde kenzin caiz oldu?una dair istidlal dü?mü? olur.
Zekat? verildi?inde alt?n ve gümü?ün kenz edilmesinin caiz oldu?unu s?yleyenler diyorlar ki: Bunun caiz oldu?unun delili, kenzi haram k?lan ayet, zekat?n farz k?l?nd??? ayetlerle neshedilmesidir. Zira bu ayetler, üzerine sadakay?, yani zekat? farz k?larak kenzi haram k?lan ayeti neshetmi?tir. Bunun cevab? ??yledir: Zekat, Müslümanlara hicretin ikinci senesinde farz k?l?nm??t?r. Bu ayet, yani kenzi haram k?lan ayet ise hicretin dokuzuncu senesinde inmi?tir. Nüzul bak?m?ndan ?nce gelen sonra geleni neshedemez. Bunun da ?tesinde bir ayetin ba?ka bir ayeti neshetmesi için bu ayetin ?u ayeti neshetti?ine delalet eden bir delilin olmas? kaç?n?lmazd?r ki nesh olsun. ?ayet neshe delalet eden bir delil yoksa ortada bir nesh olmaz. Nesh; bir ?nceki nasstan ç?kar?lan hükmün bir sonraki nassla iptal edilmesi ve kald?r?lmas?d?r. Bir ?nceki hükmün bir sonraki nassla iptal edilebilmesi içinse bir sonrakinin bir ?ncekini neshetti?ini belirtmesi ?artt?r. Aynen Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ?u kavli gibi: نَهَيْتُكُمْ عَنْ زِيَارَةِ الْقُبُورِ فَزُورُوهَا "Sizleri kabirleri ziyaretten nehyetmi?tim. Art?k onlar? ziyaret edebilirsiniz." [Muslim, Büreyde kanal?yla tahric etti] Ve Allahuteala'n?n ?u kavli gibi: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نَاجَيْتُمُ الرَّسُولَ فَقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوَاكُمْ صَدَقَةً ذَلِكَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَأَطْهَرُ فَإِن لَّمْ تَجِدُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ "Ey iman edenler! Resul ile gizli bir ?ey konu?aca??n?z zaman bu konu?man?zdan ?nce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hay?rl? ve daha temizdir. ?ayet bir ?ey bulamazsan?z, bilin ki Allah gafur ve rahimdir." [el-Mucadele 12] Bu ayet, gizli konu?madan ?nce bulunmas? halinde sadaka verilmesini vacip k?lmaktad?r. Ard?ndan di?er ayet gelerek bunu neshetmi?tir. Allahuteala, ??yle buyurdu: أَأَشْفَقْتُمْ أَن تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوَاكُمْ صَدَقَاتٍ فَإِذْ لَمْ تَفْعَلُوا وَتَابَ اللَّهُ عَلَيْكُمْ فَأَقِيمُوا الصَّلاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَطِيعُوا اللَّهَ وَرَسُولَهُ "Gizli bir ?ey konu?man?zdan ?nce sadakalar vermekten korktunuz mu? Bunu yapmad???n?za ve Allah da sizi affetti?ine g?re art?k salah? k?l?n, zekat? verin Allah'a ve resulüne itaat edin." [el-Mucadele 13] B?ylece bu ayetle gizli konu?madan ?nce sadaka vermenin vacip olmas? kald?r?lm??t?r. Hadiste nesh, sarih olarak beyan edilirken ayette ise nesh, ?u kavline i?aret edilerek beyan edilmi?tir: أَأَشْفَقْتُمْ أَن تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوَاكُمْ صَدَقَاتٍ "Gizli bir ?ey konu?man?zdan ?nce sadakalar vermekten korktunuz mu?" Dolay?s?yla nassta, onun bir ?nceki nass? ya sarahaten yada delaleten neshetti?ine delalet eden bir ?eyin olmas? kaç?n?lmazd?r. ?ki nass?n aras?nda zahiren çeli?kinin olmas? nesh için yeterli de?ildir. Cünkü Kuran ayetlerinin aras?nda çeli?ki yoktur. Baz? alimler, aralar?nda çeli?ki oldu?u san?lan birtak?m ayetler getirmekteler ve bunlar?n neshedildi?ini iddia etmekteler. Bizzat bu ayetlerin nasslar?nda çeli?kinin olmad???, aralar?n?n cem edilece?i ve neshe dair hiçbir delaletin olmad??? hususunda aç?kt?r. Bundan dolay? bir ?nceki nass? neshetti?i iddia edilen bir sonraki nassta, ya sarahaten yada delaleten neshe delalet eden bir ?eyin olmas? kaç?n?lmazd?r. Zekat ayetlerinde ise ne sarahaten ne delalaten ne yak?ndan ne de uzaktan bunlar?n kenz ayetini neshetti?ine delalet eden bir ?ey bulunmaktad?r. Dolay?s?yla kenz ayetini neshetmi? olmaz. Hatta çeli?kinin varl???n?n bir sonraki nass?n bir ?nceki nass? nesheder k?ld???n? s?yleyenlere g?re bile zekat ayetleri, aralar?nda çeli?ki san?s? veren bir ?eyin bulunmamas?ndan dolay? kenz ayetini neshetmez. Zira zekat ayetlerindeki hitap zekat?n verilmesini belirtirken kenz ayetindeki hitap kenzin yap?lmamas?n? belirtmektedir. Bu iki husus aras?nda bir çeli?ki yoktur. Zira bazen kenz ile zekat?n verilmesi bazen kenzin yap?lmamas? ile zekat?n verilmemesi bazen de kenzin yap?lmamas? ile zekat?n verilmemesi bir arada bulunabilir. Bunun içindir ki bu s?ze g?re bile nesh bulunmamaktad?r. O halde neshin oldu?u iddias? nereden gelmektedir. Bundan dolay? gerek zekat?n hicretin ikinci senesinde te?rii k?l?nmas? ve kenz ayetinin hicretin dokuzuncu senesinde, yani zekat?n farz k?l?nmas?ndan yedi y?l sonra inmesi gerekse zekat ayetlerinde ne sarahaten ne de delaleten bunlar?n kenz ayetini neshetti?ine delalet eden bir ?eyin olmamas? bunun da ?tesinde çeli?memesi, yani zekat ayetleri ile kenz ayetinin çeli?memesinden dolay? kenz ayetinin zekatla neshedildi?i iddias? bat?l bir iddiad?r. Dolay?s?yla reddedilir.
Zekat? verildi?inde alt?n ve gümü?ün kenz edilmesinin caiz oldu?unu s?yleyenler diyorlar ki: Bunun caiz oldu?unun delili, el-Buhari'nin rivayet etti?i ?u olayd?r: "?bn-u ?mer [Radiyallahu Anhuma]'dan ?u ayet: وَالَّذينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ "Alt?n ve gümü?ü kenz edip (biriktirip)… var ya!" hakk?nda soran Arabiye ??yle dedi?i rivayet edilmi?tir: Bunlar? kenz edip zekat?n? vermeyen kimsenin vay haline! Ancak bu, zekat ayeti inmeden ?nceydi. Ne zaman ki zekat ayeti indi i?te o zaman Allah onu, mallar için bir temizlik k?ld?." ?bn-u ?mer'in bu haberinin Kuran’?n sünnetle tahsis edilmesi veya Kuran’?n sünnetle neshedilmesi oldu?u s?ylenemez. Ancak bu haber, bu neshe dair sahih bir haberdir. Dolay?s?yla bu, Kuran’?n Kuran ile neshedilmesi bab?ndand?r. Cünkü Kuran’? nesheden ?ey yine Kuran’d?r. Cünkü zekat, sünnetle de?il Kuran’la farz k?l?nm??t?r. Dolay?s?yla onu almak vaciptir. Cünkü bu, ayetin bir di?er ayetle neshedildi?ini rivayet eden sahih bir haberdir. Dolay?s?yla kenzin haram k?l?nmas? neshedilmi? olmaktad?r. Dolay?s?yla da zekat? verilen ?eyleri kenz etmek caizdir. Bunun cevab? ?u d?rt y?ndendir:
Birincisi: Bu, ayetin neshedildi?ini rivayet eden ahad bir haberdir. Dolay?s?yla zannî olmas?ndan dolay? herhangi ahad bir habere intibak eden ona da intibak eder. Ayette gelen ise katîdir. Katî ise zannîye tercih edilir. Dolay?s?yla neshedildi?ine dair bir nesh olmad??? için ayetin nass? tercih edilmi? olur. Dolay?s?yla da neshin olmamas? ile amel edilir. Cünkü racih olan budur ve nesh iddias? reddedilir.
?kincisi: Ayetin neshedildi?inin haber verilmesi, Kuran ayetinde geçen bir hükmün ba?ka bir hükmü neshetti?ini içeren bir hadisi rivayet etmek gibidir. Ayetin neshedildi?ini veya neshedildi?ini ifade eden bir ?eyi içeren hadis, onu neshedemeyece?i gibi ?bn-u ?mer'in haberi de s?rf neshedildi?ini haber vermesi ile Kuran’?n ayetini neshedemez.
Uçüncüsü: ?bn-u ?mer, ayetin neshedildi?ini resulden bir haber olarak vermemi?tir. Yani ?bn-u ?mer, Resul Aleyhi's Salatu ve's Selam'?n ayetin neshedildi?ini s?yledi?ini rivayet etmemi?tir. O, sadece ayetin neshedildi?ine dair kendi g?rü?ünü ortaya koymu?tur. Zira Arabi ona, ayet hakk?nda sorunca o da kendine g?re ayetin neshedildi?i cevab?n? vermi? ve bunu, Resul Aleyhi's Salatu ve's Selam'?n ayetin neshedildi?ini kendisine haber verdi?ine dayand?rmam??t?r. Dolay?s?yla kenz ayetinin zekat ayeti ile neshedildi?i ?bn-u ?mer'e ait bir g?rü? olur. Yani zekat ayetinin bu ayeti neshetti?i ?bn-u ?mer'e ait bir anlay??t?r ve resulün bir hadisi de?ildir. ?bn-u ?mer'in g?rü?ü ve anlay??? ise ?eri bir delil say?lmaz. Cünkü sahabenin g?rü?ü, ?eri bir hükme ili?kin ?eri bir delil say?lmaz. O halde Kuran’? neshetti?i nas?l kabul edilir?!
D?rdüncüsü: Zekat, hicretin ikinci senesinde farz k?l?nm??t?r. Kenzi haram k?lan ayet ise hicretin dokuzuncu senesinde inmi?tir. O halde zekat?n hükmü, kendisinden yedi y?l sonra inen bir ayeti nas?l nesheder? Bunun içindir ki bu haber dirayeten reddedilir.
??te bu hadisle istidlalin dü?mesi ve ayetin neshedildi?i iddias?n?n iptali için bu d?rt y?nün yeterli oldu?unda ?üphe yoktur. Binaenaleyh bu hadis, zekat? verildi?inde kenzin caiz oldu?una dair delil olmaya uygun de?ildir.
Zekat? verildi?inde alt?n ve gümü?ün kenz edilmesinin caiz oldu?unu s?yleyenler diyorlar ki: Bunun caiz oldu?unun delili, Müslüman?n zekat?n d???nda mali bir mükellefiyetinin olmamas?d?r. Buna dair bir çok delil vard?r. Bunlardan biri, bir Arabinin sorusuna cevaben muttefekun aleyh olarak varit olan ?u hadistir: ... فَإِذَا هُوَ يَسْأَلُ عَنْ الإِسْلامِ ... إلى أن قال: وَذَكَرَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ الزَّكَاةَ، قَالَ: هَلْ عَلَيَّ غَيْرُهَا؟ قَالَ: لا، إِلا أَنْ تَطَوَّعَ "O, ?slam hakk?nda soruyordu…Ta ki ??yle deyinceye kadar: Resulullah ona zekat? zikredince ??yle dedi: Zekat?n d???nda bir borcum var m??" Buyurdu ki: "Hay?r, ama nafile olarak verirsen o ba?ka." Ve Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?u kavlidir: لَيْسَ فِي الْمَالِ حَقٌّ سِوَى الزَّكَاةِ "Malda zekat?n d???nda bir hak yoktur." [?bn-u Mâce, Fat?ma Bintu Kays kanal?yla tahric etti] Ve ?u kavlidir: إِذَا أَدَّيْتَ زَكَاةَ مَالِكَ فَقَدْ قَضَيْتَ مَا عَلَيْكَ "Mal?n?n zekat?n? verdi?inde sana dü?eni yerine gitirmi? olursun." [Tirmizî, Ebî Hurayra kanal?yla tahric etti ve hasenledi] ??te bu hadisler, malda zekat?n d???nda Müslümana ba?ka bir ?ey dü?medi?ine delalet etmektedir. Zira resulün ?u kavli: [لَيْسَ عَلَيْكَ] "Sana bir ?ey gerekmez" , ?u kavli: [لَيْسَ فِي الْمَالِ حَقٌّ] "malda bir hak yoktur" ve ?u kavli: [فَقَدْ قَضَيْتَ مَا عَلَيْكَ] "sana dü?eni yerine gitirmi? olursun" genel olup mala dü?en her ?eyi kapsar. Bu da Müslümana vacip olan ?ey -ki o zekatt?r- verildi?inde kenzin caiz oldu?una delalet etmektedir.
Bunun cevab? ??yledir: Kenzin haraml?l??? zekattan apayr? bir husustur ve mezkur haberler zekata ek olarak birtak?m haklar?n vacip oldu?unu yasaklamaktad?r. Bu ise malla ilgili ek hükümlerin olmas?na mani de?ildir. Kenz, malla ilgili hükümlerdendir mala vacip olan haklardan de?ildir. Zira Allahuteala, Müslüman?n sahip oldu?u mala, mal olmas? bak?m?ndan zekat?n d???nda ba?ka bir hakk? farz k?lmam??t?r ama zekat hükümleri d???nda mal için ba?ka hükümler koymu?tur. Nitekim alt?n ve gümü?te faiz hükümleri, alt?n ve gümü?te sarf hükümleri, alt?n ve gümü?te kenz hükümleri bunlardan olup bunlar?n hepsi malla ilgili hükümlerdir. Dolay?s?yla malla ilgili hükümlerden olan kenz, di?er hükümler gibi olup malda vacip olan haklardan de?ildir. Bunun içindir ki bu hadislerin mal?n kenz edilmesi ile bir ilgisi yoktur. Binaenaleyh bu hadisler, zekat? verildi?inde kenzin haram olmad???na delalet etmez. Bunun içindir ki bu hadislerle istidlal dü?mü? olur. Ayr?ca el-Haf?z'?n et-Telhîs'te zay?f k?lmas?ndan dolay? son iki hadis ?zellikle de ?bn-u Mâce'nin hadisi hakk?nda s?z oldu?u da bilinmelidir. Zira bu hadisin isnad? zay?f ve metni kar???kt?r:
?bn-u Mâce, bunu Süneni'nde rivayet etmi? ve ??yle demi?tir: Bize Ali ?bn-u Muhammed bize Yahya ?bn-u Adem ?erîk'ten o da Ebî Hamza'dan o da ?a'bî'den o da Fat?ma Binti Kays'?n bunu, Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ??yle buyurdu?unu kastederek i?itti?ini tahdis etti: لَيْسَ فِي الْمَالِ حَقٌّ سِوَى الزَّكَاةِ "Zekat?n d???nda malda bir hak yoktur."
Ancak Tirmizî, bu hadisi Süneni'nde rivayet etmi? ve ??yle demi?tir: Bize Muhammed ?bn-u Ahmed ?bn-u Meddeveyhi bize el-Esved ?bn-u Amir ?erîk'ten o da Ebî Hamza'dan o da ?a'bî'den o da Fat?ma Bint-i Kays'?n zekat hakk?nda Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e ??yle sordu?umu veya soruldu?unu dedi?ini ve ??yle buyurdu?unu tahdis etti: إِنَّ فِي الْمَالِ لَحَقًّا سِوَى الزَّكَاةِ "Malda zekat?n d???nda kesinlikle bir hak vard?r."
Dolay?s?yla zekat?n d???nda bir hakk?n oldu?unu ispat ve nefyetmesi bak?m?ndan bu hadisin isnad? zay?ft?r. Zay?fl?k ?erîk'ten kaynaklanmaktad?r. O, sika ancak haf?zas? zay?f biridir. Yine Ebî Hamza Meymûne el-A'vâr'dan kaynaklanmaktad?r ki o, çokça muhalefet etmesi ve haf?zas? zay?f biri olmas?ndan dolay? ittifakla zay?ft?r. Her ikisinin de haf?zas? zay?f olmas?ndan dolay? hadisi, bir defas?nda ispat olarak bir defas?nda da nefiy olarak zikretmi?lerdir.
Zekat? verildi?inde kenzin caiz oldu?unu s?yleyenlerin delillerinin tamam?, yani zekat? verildi?inde kenzin caiz oldu?unda ?üphe olu?turabilecek delillerin tamam? i?te bunlard?r. Bunlarla istidlalde bulunmay? hakl? ç?karacak hiçbir ?eyin bulunmad???n? s?ylemek mümkündür. Nitekim kenz ayetinin zekat?n farz k?l?nmas?ndan yedi y?l sonra inmesi delili, bu delillerle istidlalde bulunman?n bat?l oldu?unun beyan? için yeterlidir. Bundan da ortaya ç?kmaktad?r ki ayet sarihtir ve zekat? verilse dahi kenz mutlak olarak haramd?r.
Geriye tek bir mesele kald? ki o da ?udur: Ayetteki kenz kelimesi ile kastedilen nedir? Bunun cevab? ??yledir: Ayetteki kenz kelimesinden maksat, gereksiz yere üst üste y??arak mal? biriktirmektir. Zira lügatte kenz, üst üste y??arak mal? biriktirmek ve korumakt?r. Kenz edilmi? mal, yani biriktirilmi? mald?r. Ust üste y???larak yerin alt?nda veya üstünde biriktirilmi? her ?ey kenzdir. Kamus el-Muhit'te ??yle geçmi?tir: "Kenz: G?mülmü? mald?r. Mal? kenz eden onu kenz etmi?tir. Alt?n, gümü? ve kenz yoluyla korunulan mal." ?mam Ebu Cafer et-Taberi, ??yle demi?tir: "Kenz: ?ster yerin alt?nda isterse üstünde olsun üst üste y???larak biriktirilmi? her ?eydir." El-Ayn'in yazar? ??yle demi?tir: "Depolanm?? mald?r." Kenzin lügat manas? i?te budur. Kuran’?n kelimeleri sadece lügat manalar? ile aç?klan?r. Ancak ?âri'den kelimenin ?eri manas?na dair bir ?ey varit olmu?sa i?te o zaman ?eri manas? ile aç?klan?r. Kenz kelimesi için konulmu? ?eri bir manan?n varit oldu?u ise sabit olmam??t?r. Dolay?s?yla sadece lügat manas? ile aç?klanmal?d?r. Dolay?s?yla kenz, gereksiz yere üst üste y??arak s?rf mal? biriktirmek oldu?undan Allah'?n failini elim bir azapla tehdit etti?i zemmedilmi? kenzden say?l?r. Zira mal? g?mmek, ihtiyaç duyulmamas? yüzünden onu korumak ve mal? depolamak ona ihtiyaç duymamak demektir. Cünkü mal? infak konumuna koymak, onun g?mülmesini ve depolanmas?n? imkans?z k?lacakt?r. Dolay?s?yla ayette geçen mal? kenz etmekten maksat, gereksiz yere depolamakt?r. Dolay?s?yla da bu, gereksiz yere depolanan her alt?n ve gümü? için geçerlidir. Fakat harcama yap?lacak bir hacet için olursa bu, zemmedilmi? kenz bab?na girmez.