A
18

Madde 133

Ö?rî arazi, ahalisinin üzerinde ?slam’a girdi?i arazi ile Arap Yar?madas? arazisidir. Haracî arazi ise, Arap Yar?madas?ndan ba?ka harp ve sulh suretiyle fethedilen yerlerdir. Fertler Ö?rî arazinin rakabesini (asl?n?) ve menfaatini mülkiyet edinirler. Haracî arazinin rakabesinin mülkiyeti devletindir ve menfaatinin mülkiyeti ise fertlerindir. Her ferdin ?eri akitlerle ö?rî araziyi, haraci arazinin menfaatiyle mübadele etme hakk? vard?r. Bunlar da di?er mallar gibi miras b?rak?l?r.

18 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence
Bu maddenin delili ?udur ki arazi, mal gibi olup sava? yoluyla fethedilerek al?nd???nda di?er ganimetler gibi Müslümanlara ait bir ganimet say?l?r. ??te bu haracî arazidir ve rakabesi Beyt-ul Mâl'in mülkü say?l?r. Fakat ahalisi üzerinde ?slam'a girerse Müslümanlar?n mallar? gibi onlar?n mülkü olup rakabesine sahip olurlar. ??te bu da ??rî arazidir.

Arazinin di?er mallar gibi bir ganimet olmas?n?n deliline gelince; Hafsa ?bn-u G?yâs, ?bn-u Ebi Zi'b'den o da ez-Zuhri'den ??yle buyurdu?unu tahdis etti: قَضَى رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ فِيمَنْ أَسْلَمَ مِنْ أَهْلِ الْبَحْرَيْنِ أَنَّهُ قَدْ أَحْرَزَ دَمَهُ وَمَالَهُ إِلاَّ أَرْضَهُ، فَإِنَّهَا فَيْءٌ لِلْمُسْلِمِينَ، لأَنَّهُمْ لَمْ يُسْلِمُوا وَهُمْ مُمْتَنِعُونَ "Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Bahreyn halk?ndan Müslüman olanlar?n arazileri d???nda kanlar?n? ve mallar?n? koruduklar?na hükmetti. Zira arazi Müslümanlara ait bir feydir. Cünkü onlar, güçlü durumdalar iken Müslüman olmad?lar." [Yahya ?bn-u Adem, Kitab-ul Harac'ta tahric etti]

Arazinin di?er ganimetler gibi sava?anlara taksim edilmemesine gelince; çünkü Zübeyr ile ?mer aras?nda M?s?r arazisi hakk?nda ve Bilal ile ?mer aras?nda Irak arazisi hakk?nda bu hüküm üzerinde ihtilaf ç?km??t?r. Bu iki durumda ise ?mer'in delili daha güçlüdür ve Ensar ile Muhacirden on ki?i de onu desteklemi?tir. Zira Zübeyr, M?s?r arazisi fethedilince onun hakk?nda sava?anlara taksim edilen menkul mallar gibi olmas? g?rü?ündeydi ve M?s?r Valisi Amr ?bn-ul As, ?mer'e bu ?ekilde yazd?. Ancak ?mer, buna kar?? ç?kt? ve Amr ?bn-ul As'a ??yle cevap verdi: أَقِرَّهَا حَتَى يَغْزُوَ مِنْهَا حَبَلُ الحَبَلَةِ "Bu g?rü?ü onaylay?m da do?acaklar?n do?uracaklar? onu istila etsin ha!" Yani ço?ald?klar? müddetçe Müslümanlar?n mülkü olsun diye demektir. Bilal de Irak arazisi hakk?nda ayn? g?rü?teydi. Yani sava?anlara taksim edilmesi g?rü?ündeydi. Nitekim Sa'd, bunu ?mer'e yazd?. Bunun üzerine ?mer, ona ??yle cevap verdi: واترك الأرضين والأنهار لعمالها ليكون ذلك في أعطيات المسلمين، فإنا لو قسمناها بين من حضر لم يكن لمن بعدهم شيء "Arazi ve nehirleri ise i?leyenlere b?rak ki bunlar Müslümanlar?n giderleri için kals?n. ?ayet bunlar? haz?r olanlara taksim edecek olursak onlardan sonra geleceklere hiçbir ?ey kalmayacak." [Ebu Ubeyd, el-Emval'de, Ebu Yusuf el-Harac'da ve Yahya ?bn-u Adem, el-Harac'da Yezid ?bn-u Ebi Habib'den rivayet etti] ?mer'in bu husustaki hücceti Allahuteala'n?n ?u kavliydi: وَمَا أَفَاء اللَّهُ عَلَى رَسُولِهِ مِنْهُمْ فَمَا أَوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍ وَلا رِكَابٍ "Onlar?n mallar?ndan Allah’?n resulüne verdi?i ganimetler için siz at ve deve ko?turmu? de?ilsiniz." [Ha?r 6] Zira Allahuteala ??yle buyurdu: فَلِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِى ?لْقُرْبَى? وَ?لْيَتَامَى? وَ?لْمَسَاكِينِ وَ?بْنِ ?لسَّبِيلِ "…Allah, resul, yak?nlar?, yetimler, yoksullar ve yolda kalm??lar içindir." [Ha?r 7] Ard?ndan ??yle buyurdu: لِلْفُقَرَآءِ الْمُهَاجِرِينَ "Hicret eden fakirler içindir." [Ha?r 8] Sonra buna raz? olmam?? onlara ba?kalar?n? eklemi?tir. Zira ??yle buyurdu: وَ?لَّذِينَ تَبَوَّءُوا ?لدَّارَ وَ?لإِيمَانَ مِن قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ إِلَيْهِمْ "Daha ?nceden Medine'yi yurt edinmi? ve g?nüllerine iman? yerle?tirmi? olan kimseler, kendilerine g?ç edip gelenleri severler." [Ha?r 9] Bu ayet hassaten Ensar hakk?ndad?r. Sonra buna raz? olmam?? onlara ba?kalar?n? da eklemi?tir. Zira ??yle buyurdu: وَ?لَّذِينَ جَآءُوا مِن بَعْدِهِمْ "Bunlar?n arkas?ndan gelenler…" [Ha?r 10] Bu ayet ise onlar?n arkas?ndan gelenlerin geneli içindir. Dolay?s?yla fey, bütün bu insanlar aras?nda bir fey haline gelmi?tir. ??te ?mer'in fethedildi?i halde ahalisinin üzerinde ?slam'a girmedi?i arazinin k?yamet gününe kadar tüm Müslümanlar?n mülkü oldu?una dair delili budur. ?mam ise insanlar ad?na onun menfaatine sahip olur. Nitekim Müslümanlar bu hususta isti?are ettiler ve ihtilafa dü?tüler. Bunun üzerine ?mer, be?i Evs ve be?i Hazrec'ten olmak üzere onlar?n ileri gelenlerinden ve e?raflar?ndan olu?an Ensardan on ki?iyi ça??rtt?. Onlara s?ylediklerinden bir k?sm? ??yledir: "Ben arazileri demirba?lar?yla birlikte haczetmeyi, arazilere harac ve ?demeleri için boyunlar?na cizye koymay? dü?ündüm ki b?ylece sava?an Müslümanlar ve onlardan sonraki nesil için bir fey olsun. ?u kaleleri g?rüyorsunuz! Onlar? bekleyecek adamlara ihtiyaç vard?r. ?am, Cezire, Basra, Kûfe, M?s?r gibi büyük ?ehirleri de g?rüyorsunuz! Bu yerlere asker sevk edilmesi ve onlar?n ihtiyaçlar?n?n da kar??lanmas? laz?m. Arazileri demirba?lar?yla birlikte taksim edersem bu ki?ilere nereden ne verilecek?" [Ebu Yusuf, el-Harac kitab?nda rivayet etti] Bunun üzerine hep birden ??yle dediler: "Dü?ündüklerin ve s?ylediklerin ne kadar güzel!" Dolay?s?yla ?mer'in, ayeti ve arazinin Beyt-ul Mâl'in daimi geliri olarak b?rak?lmas? illetini delil getirmesi güçlü bir delil getirmedir. Bunun içindir ki fetih yoluyla al?nan arazi haracî arazidir, rakabesi Beyt-ul Mâl'in mülküdür ve sahipleri ondan faydalan?r. ?ster Irak arazisi gibi zorla (anaveten) isterse Beyt-il Makdis ?ehri gibi sulh yoluyla fethedilsin arazinin hükmü i?te budur. Ancak sulh yoluyla fethedilmesi halinde bak?l?r:

?ayet araziye ili?kin sulh anla?mas?nda belirli bir ?art ko?mu?larsa, yani belirli bir harac üzerine sulh yap?lm??sa üzerine sulh ettikleri ?eye g?re muamele edilmelidir. Bu da Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ?u kavlinden dolay?d?r: إِنَّكُمْ لَعَلَّكُمْ تُقَاتِلُونَ قَوْماً فَيَتَّقُونَكُمْ بِأَمْوَالِهِمْ دُونَ أَنْفُسِهِمْ وَأَبْنَائِهِمْ وَيُصَالِحُونَكُمْ عَلَى صُلْحٍ فَلاَ تَأْخُذُوا مِنْهُ فَوْقَ ذَلِكَ، فَإِنَّهُ لاَ يَحِلُّ لَكُمْ "Ola ki sizler bir kavimle sava??r onlar da canlar? ve evlatlar? d???nda mallar? hususunda sizlerden sak?n?r ve sizlerle sulh yaparlarsa ondan bunun ?tesinde bir ?ey almay?n. Zira bu sizlere helal de?ildir." Ebu Ubeyd, bu hadis hakk?nda ??yle dedi: "Uzerine sulh yapt?klar? arazinin i?levinden daha fazlas?na güç yetirseler dahi bunun ?tesine geçilmemesi sulh arazisinde bir sünnettir. Bu da Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ?u kavlinden dolay?d?r: فَلاَ تَأْخُذُوا مِنْهُ فَوْقَ ذَلِكَ، فَإِنَّهُ لاَ يَحِلُّ لَكُمْ "…ondan bunun ?tesinde bir ?ey almay?n. Zira bu sizlere helal de?ildir." [Ebu Ubeyd el-Emval'de rivayet etti] Her ne kadar bu hadisin isnad?nda meçhul birisi olsa da sahabe [Ridvanullahi Aleyhim], sulh arazisi hakk?nda üzerine sulh ettikleri ?eye ba?l? kalm??lard?r. Ayr?ca Tirmizi'nin Kesîr ?bn-u Abdullah ?bn-u Amr ?bn-u Avf el-Müzennî kanal?yla babas?ndan ve dedesinden tahric etti?i ve hasen sahih dedi?i ?u hadis de buraya intibak etmektedir: وَالْمُسْلِمُونَ عَلَى شُرُوطِهِمْ إِلاَّ شَرْطًا حَرَّمَ حَلاَلاً أَوْ أَحَلَّ حَرَامًا "Müslümanlar, helal? haram veya haram? helal k?lan ?art d???nda ?artlar?na ba?l?d?rlar."

Beyt-ul Makdis'te oldu?u gibi arazi hakk?nda hiçbir ?art ko?mam??larsa bu araziye zorla fethedilen arazi olarak muamele edilir. Cünkü o, Müslümanlar?n bir feyi olur.

Tüm bunlar ise Arap Yar?madas? d???nda olan araziler hakk?ndad?r. Arap Yar?madas?'na gelince; arazilerinin tamam? ??rî arazidir. Cünkü Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Mekke'yi zorla fethetti, arazisini ahalisine b?rakt? ve üzerine harac koymad?. Cünkü arazi üzerindeki harac, aç?k bir cizye konumundad?r. Oysa Araplar?n boynunda cizye sabit olmad??? gibi Araplar?n arazisinde de b?yle bir ?ey sabit olmam??t?r. Cünkü Arap mü?riklerden Müslüman olmalar? veya onlara k?l?ç çekilmesi d???nda ba?ka bir ?ey kabul edilmez. تُقَاتِلُونَهُمْ أَوْ يُسْلِمُونَ "Onlarla sava??rs?n?z yahut Müslüman olurlar." [Fetih 16] Bunun içindir ki Araplar?n arazisi, ahalisi üzerinde ?slam'a giren herhangi bir arazi gibi ??rî arazi olup haracî arazi de?ildir.

??rî arazi için zekat vard?r. Bu zekat ise devletin ya?mur suyu ile tabii olarak sulanmas? halinde araziyi i?letenden fiili mahsulün onda birini (1/10), ta??ma veya benzeri suni sulama ile sulanmas? halinde fiili mahsulün yirmide birini (1/20) almas?d?r. Nitekim Muslim, Cabir'den Aleyhi's Salatu ve's Selam'?n ??yle buyurdu?unu rivayet etmi?tir: فِيمَا سَقَتِ الأنْهَارُ وَالْغَيْمُ الْعُشُورُ وَفِيمَا سُقِيَ بِالسَّانِيَةِ نِصْفُ الْعُشْرِ "Bulutun (ya?murun) ve nehirlerin sulad??? (arazilerin mahsulünde) onda bir (1/10) miktar vard?r. Sulama suyu ile sulanan (arazinin mahsulünde) yirmide bir (1/20) vard?r." Bu ??ür, zekat say?l?r, Beyt-ul Mâl'e konulur ve sadece ayette zikredilen ?u sekiz s?n?ftan birine harcan?r: إِنَّمَا ?لصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَآءِ وَ?لْمَسَاكِينِ وَ?لْعَامِلِينَ عَلَيْهَا وَ?لْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِى ?لرِّقَابِ وَ?لْغَارِمِينَ وَفِى سَبِيلِ ?للَّهِ وَ?بْنِ ?لسَّبِيلِ فَرِيضَةً مِّنَ ?للَّهِ وَ?للَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ "Sadakalar (zekatlar) Allah'tan bir farz olarak ancak fakirlere, miskinlere, zekat amillerine, müellefe-i kulûba (g?nülleri ?slam'a ?s?nd?r?lacak olanlara), k?lelere, borçlulara, Allah yolundakilere, yolda kalm??lara mahsustur. Allah, Alim ve Hakim'dir." [et-Tevbe 60] el-Hakim, Beyhaki ve Tebarani, Ebî Musa ve Muaz'?n hadisinden ?unu tahric ettiler: Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], insanlara dinlerini ??retmek üzere ikisini Yemen'e g?nderdi?inde ??yle buyurdu: لاَ تَأْخُذَا الصَّدَقَةَ إِلاَّ مِنْ هَذِهِ الأَرْبَعَةِ: الشَّعِيرِ، وَالْحِنْطَةِ، وَالزَّبِيبِ، وَالتَّمْرِ "?u d?rt ?eyin d???ndakilerden zekat almay?n?z: Arpa, bu?day, kuru üzüm ve hurma."

Haracî araziye gelince; onun için harac vard?r. Bu harac ise devletin, arazi sahibinden fiili mahsule g?re de?il de genellikle arazinin tahmini mahsulüne g?re takdir ve tahdit etti?i belirli bir miktar? almas?d?r. Ne arazi sahibine ne de Beyt-ul Mâl'e haks?zl?k yap?lmamas? için arazinin mahsulü, tahmini miktara g?re takdir edilir. Eksin yada ekmesin verimli yada verimsiz olsun arazi sahibinden her sene harac tahsil edilir. Nitekim Ebu Yusuf, el-Harac isimli kitab?nda Amr ?bn-u Meymun ve Harise ?bn-u Medrab'tan ??yle dedi?ini tahric etti: بعث عمر بن الخطاب (رضي الله تعالى عنه) عثمان بن حنيف على السواد، وأمره أن يمسحه، فوضع على كل جريب عامرٍ أو غامرٍ، مما يعمل مثله، درهماً وقفيزاً "?mer ?bn-ul Hattab [Radiyallahu Anhu Te'alâ], Osman ?bn-u Huneyf'i Sevad arazisi üzerine g?nderdi ve ?lçmesini emretti. ??lensin yada i?lenmesin her bir cerîbe bir dirhem ve bir kafîz harac vergisi koydu." Haccac ?bn-u Arta'a ise ?bn-u Avf'tan ?unu tahdis etti: أن عمر بن الخطاب مسح السواد، ما دون جبل حلوان، فوضع على كل جريب عامرٍ أو غامرٍ يناله الماء بدلو أو بغيره، زُرع أو عُطّل، درهماً وقفيزاً واحداً "?mer ?bn-ul Hattab [Radiyallahu Anh], Hilvan Da?? d???nda Sevad arazisini ?lçtü ve ta??ma veya benzeri su ile sulanan i?lenmi? yada i?lenmemi?, ekilmi? yada ekilmemi? her bir cerîbe bir dirhem ve bir kafîz harac vergisi koydu." [Ebu Yusuf, el-Harac adl? kitab?nda tahric etti]

Haracî araziye harac konulmu?tur: Cünkü harac, kira ve gelir için bir isimdir. Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?u kavli de bu kabildendir: الْخَرَاجُ بِالضَّمَانِ "Harac, güvence vermeyi gerektirir." [Ahmed ve Sünen sahipleri tahric etti. Tirmizi, hasen sahih dedi?i gibi el-Hakim sahihledi ve ez-Zehebi de ona muvafakat etti] Burada arazi Beyt-ul Mâl'in bir mülkü olup insanlara faydalanmalar? için verilmi? ve senelik olarak ona belirli miktarda vergi konulmu?tur. Dolay?s?yla bu vergi, bir nevi arazi üzerindeki kira gibidir. Bunun içindir ki bunun takdiri halifeye ba?l?d?r. Ancak arazinin ta??yabilece?inin üzerine ç?kamaz.

Harac, Beyt-ul Mâl'de zekat b?lümünün d???nda bir yere konulur ve di?er mallar?n harcand??? gibi devletin uygun g?rdü?ü yerlerin hepsine harcan?r.

Zorla fethedilen ve üzerine harac konulan arazinin harac? sonsuza dek kal?r. Haracî arazinin ahalisi Müslüman olsa veya bir Müslümana satsalar dahi harac? dü?mez. Cünkü zorla fethedilmi? olmas?ndan dolay? vasf?, sonsuza dek baki kal?r ve sahiplerinin ??ürle birlikte harac ?demesi gerekir. Cünkü ayet ve hadislere binaen harac, araziye gereken bir hakt?r, ??ür ise Müslüman?n arazisinin mahsulüne gereken bir hakt?r. Bu iki hak aras?nda bir çeli?ki yoktur. Cünkü bu ikisi, farkl? iki sebeple vacip olmu?tur. Hanefilerin ??ür ve harac?n birle?tirilemeyece?ine dair delil olarak getirdikleri Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'den rivayet ettikleri ?u hadise gelince; لا يجتمع عشر وخراج في أرض مسلم "??ür ve harac, Müslüman?n arazisinde birle?mez." Bu bir hadis de?ildir ve hadis haf?zlar?nca bunun Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in kelam? oldu?u sabit olmam??t?r.

?nce harac ?denir ve harac?n ?denmesinden sonra ekin ve meyve gibi geriye bir ?ey kal?rsa ona zekat gerekir. E?er nisap miktar?na ula??rsa zekat ondan ç?kar?l?r, nisap miktar?na ula?mazsa ona zekat gerekmez.

Hakeza Müslüman bir kimse, ??rî bir araziye sahip olursa ona "??ür veya yar? ??ür" ?eklinde zekat dü?er, haracî bir araziye sahip olursa ona hem harac hem de zekat, ??ür veya yar? ??ür dü?er.

Fakat kafir bir kimse, haracî bir araziye sahip olursa ona harac dü?er, ??rî bir araziye sahip olursa ona ??ür de?il harac dü?er. Cünkü araziyi i?levinden yoksun b?rakmak do?ru olmaz ve kafir de ??ür ehlinden olmad???ndan dolay? harac belirlenir.

Bir kimse daha ?nce üzerine harac konulmam?? harac arazisindeki mevat bir araziyi ihya ederse bu arazi ??rî araziye d?nü?ür ve ihya eden de Müslüman ise bu araziye "zekat" dü?er. E?er bu araziyi ihya eden zimmet ehlinden ise haracî arazi olur ve ona "harac" dü?er.

Bir kimse harac arazisindeki mevat bir araziyi ihya eder ve bu arazi üzerine mevat araziye d?nü?meden ?nce geçmi?te harac konulmu?sa ihya eden ister Müslüman olsun isterse zimmet ehlinden olsun bu arazi haracî arazi olur.

Bu ise arazinin ekim amac?yla ihya edilmesi halindedir. Fakat oturma veya fabrika, depo yada ah?r kurma amaçl? olursa bu araziye ne ??ür ne de harac gerekir. Bu hususta ??rî arazi ile haracî arazi aras?nda bir fark yoktur. Zira Irak ve M?s?r'? fetheden sahabeler, Kûfe, Basra ve Fustât'? da fethetmeyi planlam??lar, ?mer ?bn-ul Hattab zaman?nda buralara yerle?mi?ler, onlarla birlikte ba?kalar? da yerle?mi?, onlara harac konulmam?? ve yerle?tikleri yerler için zekat ?dememi?lerdir. Cünkü meskenler ve binalara zekat gerekmez.

Her fert ??rî ve haracî arazisini mübadele etme ve sahibinden miras edinme hakk?na sahiptir. Cünkü sahibinin gerçek mülküdür ve mülk hükümlerinin tamam? bunlara intibak eder. Bu ise ??rî arazi aç?s?ndan aç?k bir durumdur. Haracî arazi aç?s?ndan olana gelince; haracî arazisinin mülkiyeti, mülkiyet bak?m?ndan aynen ??rî arazisinin mülkiyeti gibidir. Sadece ?u iki husus d???nda bu ikisinin aras?nda hiçbir fark yoktur: Birincisi: Sahip olunulan mal?n ayni aç?s?ndan. ?kincisi: Araziye dü?en ?ey aç?s?ndan. Sahip olunulan mal?n ayni aç?s?ndan olana gelince; ??rî arazinin sahibi onun rakabesine ve menfaatine sahip olurken haracî arazinin sahibi sadece onun menfaatine sahip olur. Bunun bir sonucu olarak da ??rî arazinin sahibi, sahip oldu?u araziyi vakfetmek istedi?inde diledi?i herhangi bir zamanda bunu yapabilir. Cünkü o, onun aynine, yani rakabesine sahiptir. Fakat haracî arazinin sahibi, sahip oldu?u araziyi vakfetmek istedi?inde bunu yapamaz. Cünkü vakfetmede vakfeden kimsenin vakfetti?i mal?n aynine sahip olmas? ?artt?r. Haracî arazinin sahibi ise arazinin aynine, yani rakabesine sahip olmay?p sadece onun menfaatine sahiptir. Cünkü haracî arazisinin rakabesi Beyt-ul Mâl'e aittir.

Araziye dü?en ?ey aç?s?ndan olana gelince; ??rî araziye ??ür veya yar? ??ür, yani ??rî arazide nisap miktar?na ula?t???nda ç?kan mala zekat gerekir. Haracî arazisine gelince; ekilsin yada ekilmesin, bitsin yada bitmesin, verimli yada verimsiz olsun, harac gerekir, yani devletin ona senelik olarak belirledi?i miktar gerekir. ??te haracî arazisinin hükmünü ??rî araziden farkl? k?lan ?ey sadece bu iki husustur. Bu iki husus hariç ikisi aras?nda hiçbir fark yoktur. Zira bu ikisinin hükümleri tektir ki o, mal?n mülkiyet hükümleridir. Bundan dolay? ??rî yada haracî olsun arazi, akit ve benzerleri gibi tüm ?eri tasarruf çe?itleri yoluyla mübadele ve di?er mallar gibi miras edinilebilir.