A
18

Madde 11

?slami Devlet’in asli i?i; ?slami daveti ta??makt?r.

19 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence
Bu madde konulmu?tur; çünkü ?slami daveti ta??mak Müslümanlara farz oldu?u gibi ?slami Devlet’e de farzd?r. Her ne kadar ?slami daveti ta??mak, ?eriat?n ili?kilerde tatbik edilmesinden bir parça olup devletin tatbik etmesi gerekti?i gibi fertlerin de tatbik etmesi gereken hükümlerinden bir hüküm olsa da devlet aç?s?ndan bu, yani ?slami davetin ta??nmas?, di?er devletlerle olan ili?kilerinin üzerine dayand??? esas say?l?r. Yani bu, devletin d?? politikas?n?n tamam?n?n üzerine bina edildi?i esast?r. Bundan dolay? ?slami daveti ta??mak, devletin asli i?idir.

Daveti ta??man?n farz oldu?unun delili Allahuteala’n?n ?u kavlidir: وَأُوحِيَ إِلَيَّ هَذَا الْقُرْآنُ لأنذِرَكُمْ بِهِ وَمَنْ بَلَغَ “Kendisi ile sizi ve ona ula?an herkesi uyarmam için bu Kuran bana vahiy olundu.” [el-Enam 19] Yani Kuran’a ula?an kimseleri uyaras?n diye demektir. Dolay?s?yla uyar?, sizler için oldu?u gibi Kuran’? kendisine ula?t?rd???n?z kimseler için de bir uyar?d?r. Dolay?s?yla da o, Kuran’? Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’den ula?t?rmalar? için onlara bir davettir. Yani Kuran, sadece sizler için bir uyar? de?ildir. Bilakis Kuran, hem sizler için hem de kendisine ula?an kimseler, yani ula?t?rd???n?z herkes için bir uyar?d?r. Keza Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ?u kavlidir: نَضَّرَ اللَّهُ عَبْداً سَمِعَ مَقَالَتِي فَحَفِظَهَا وَوَعَاهَا وَأَدَّاهَا، فَرُبَّ حَامِلِ فِقْهٍ غَيْرِ فَقِيهٍ، وَرُبَّ حَامِلِ فِقْهٍ إِلَى مَنْ هُوَ أَفْقَهُ مِنْهُ “Allah benim s?zümü i?itip belleyen sonra da onu benden tebli? eden kulun yüzünü ak etsin. Nice f?k?h ta??y?c?lar? vard?r ki fakih de?ildir. Ve nice f?k?h ta??y?c?lar? vard?r ki kendisinden daha fakih olana (f?kh?) ula?t?r?r.” [?âfi, Musned’inde Abdullah ?bn-u Mesud’dan rivayet etmi?tir] Allahuteala’n?n ?u kavlidir: وََلْتَكُن مِّنكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ “Aran?zda hayra [?slam’a] davet eden bir ümmet [siyasi hizb] bulunsun.” [Al-i ?mrân 104] Buradaki hay?r ?slam’d?r. Ve Allahuteala’n?n ?u kavlidir: وَمَنْ أَحْسَنُ قَوْلاً مِمَّنْ دَعَا إِلَى اللَّهِ “Allah'a davet edenden daha güzel s?zlü kim vard?r.” [Fussilet 33] Yani Allah’?n dinine demektir. ??te bunlar?n hepsi, davetin ta??nmas?n?n farz oldu?una delalet eden birer amm/genel nass olup Müslümanlar? da ?slami Devleti de kapsar. Bu davetin ta??nmas?n?n devletin asli i?inin olmas?na gelince; bunun delili Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in kavli ve fiilidir. Zira Sallallahu Aleyhi ve Sellem, ??yle buyurmu?tur: أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لا إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَيُؤْمِنُوا بِي وَبِمَا جِئْتُ بِهِ، فَإِذَا فَعَلُوا ذَلِكَ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا، وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ “Allah’tan ba?ka ilah yoktur deyinceye, bana ve getirdi?ime iman edinceye kadar insanlarla sava?makla emrolundum. Bunu yapt?klar? zaman kanlar?n? ve canlar?n? ancak ?slam’?n hakk?yla benden korumu? olurlar. Art?k onlar?n hesab? Allah’a aittir.” [?bnu- ?mer kanal?yla muttefekun aleyh, laf?z Muslim’e aittir] el-Buhari, Urve ?bn-ul Ca’d kanal?yla Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ??yle buyurdu?unu rivayet etmi?tir: الْخَيْلُ مَعْقُودٌ فِي نَوَاصِيهَا الْخَيْرُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ “At, k?yamet gününe kadar perçemine hay?r ba?lanm?? olan bir hayvand?r.” Burada at, cihad?n vacibiyetinin devam edece?ine kinayedir. Emîrin birr [iyi] yada facir [k?tü] olmakla s?n?rland?r?lmam?? olmas? da Müslüman oldu?u sürece birr ve facir bir kimse ile cihad?n devam edece?ine delalet etmektedir. Nitekim el-Buhari, bu hadisi cihad?n birr ve facir bir kimse ile devam edece?ine delil getirmi?tir. Zira “Cihat, Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in [الْخَيْلُ مَعْقُودٌ فِي نَوَاصِيهَا الْخَيْرُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ] “At, k?yamet gününe kadar perçemine hay?r ba?lanm?? olan bir hayvand?r” Kavlinden Dolay? Birr ve Facirle Devam Edecektir Bab?” ba?l?kl? bir bab tahsis etmi?tir. Ayn? ?ekilde ?mam-? Ahmed de el-Buhari’nin bu hadisi delil getirdi?i ?ekilde delil getirmi?tir. Yine Said ?bn-u Mansur, Enes kanal?yla Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ??yle buyurdu?unu tahric etmi?tir: وَالْجِهَادُ مَاضٍ مُنْذُ بَعَثَنِي اللَّهُ إِلَى أَنْ يُقَاتِلَ آخِرُ أُمَّتِي الدَّجَّالَ، لا يُبْطِلُهُ جَوْرُ جَائِرٍ وَلا عَدْلُ عَادِلٍ “Cihat, Allah'?n beni g?nderdi?i günden, ümmetimin sonuncusu, Deccal ile sava??ncaya kadar devam edecektir. Ne zalimin zulmü, ne de âdil olan?n adaleti onu iptal edemez.” Bu hadisi Ebû Davud da tahric etmi? ve el-Munzuri buna sükut etmi?tir. Dolay?s?yla resulün, sava?t??? kimseler [لا إله إلا الله محمد رسول الله] “Allah'tan ba?ka ilah yoktur ve Muhammed Allah'?n resulüdür” deyinceye kadar sava?makla emredilmi? olmas?, daveti ta??man?n devlete vacip oldu?una dair bir delildir. Bu ta??man?n -ki o cihat etmektir-, ümmetten son ki?i Deccal ile sava??ncaya kadar devam edecek olmas? ise onun hiç bir ?ekilde kesintiye u?ramas?n?n helal olmayaca?? devletin daimi i?i oldu?una dair bir delildir. B?ylece bu iki hadis birden daveti ta??man?n kesintisiz daimi bir i? oldu?una delalet etmektedir. O halde daveti ta??mak, asli i?tir. Cünkü asli i?, tüm hallerde kesintisiz devaml? yap?lan i?tir. Ayr?ca Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Medine’ye yerle?mesinden er-Refik-ul Ala’ya irtihal edinceye kadar sürekli cihat içerisindeydi ve asli i?i cihatt?. Ondan sonra ra?idi halifeler gelince onlar?n asli i?leri de cihat olarak devam etti. Dolay?s?yla hem Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ikame etti?i ve ba?kanl???n? yapt??? devletin asli i?i hem de Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in vefat?ndan sonra sahabe [R?dvanullahi Aleyhim]’den olan halifeler devrald???nda devletin asli i?i cihatt?. Buna g?re ?slami daveti ta??man?n devletin asli i?i oldu?unun delili sünnet ve icmâ-us sahabedir.

Ayr?ca Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Allah’?n kendisini nebi olarak g?ndermesinden Medine’de devlet ba?kan? iken Refik-ul Ala’ya irtihal edinceye kadar daveti tebli? ediyordu. Medine’ye yerle?mesinden beri harici ili?kisini asli i?i yaparak gazveler ve seriyeler s?ras?nda, haberleri tetkik etti?i ve muahedeler yapt??? esnada devleti tamamen bununla me?gul etti. Bütün bunlar, ?slam’? tebli? etmek ve onun davetini insanlara ta??mak içindi. Devletin gücünü ve daveti devletleraras? olarak ta??yabilece?ini hissedince ?slam’a davet etmeleri için ayn? anda on iki elçiyi aralar?nda Fars Kral? Kisra ile Rum Kral? Kayser’in de oldu?u on iki krala g?nderdi. Nitekim Muslim, Enes ?bn-u Malik [RadiyAllahu Anh]’ten ?u hadisi tahric etmi?tir: أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ كَتَبَ إِلَى كِسْرَى وَإِلَى قَيْصَرَ وَإِلَى النَّجَاشِيِّ وَإِلَى كُلِّ جَبَّارٍ يَدْعُوهُمْ إِلَى اللَّهِ تَعَالَى “Allah’?n nebisi Kisra’ya, Kayser’e, Neca?i’ye ve güçlü olan herkese mektup yazarak onlar? Allahuteala’ya davet etti.” Devletin Arap Yar?madas?’ndaki gücünden, davetin Araplar aras?ndaki seyrinden ve insanlar?n Allah’?n dinine fevç fevç girmesinden emin olunca Rumlara sald?rmaya g?z dikti. B?ylece Mute Sava?? ard?ndan Tebük Sava?? oldu. Bu da ?slami daveti ta??man?n devlete farz olup onun asli i?i oldu?una dair bir delildir.