A
18

Madde 107

Hilafet Devleti’nin tabiiyetini ta??yan herkes, ister erkek ister kad?n olsun ister Müslüman ister gayrimüslim olsun âkil ve bâli? ise Ümmet Meclisine ve Vilayet Meclisine üye olma hakk?na sahiptir. Fakat gayrimüslimlerin üyeli?i, yöneticilerin zulmünü veya ?slam’?n kötü tatbik edilmesini ?ikayet ile s?n?rl?d?r.

18 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence
Tabiiyet ta??yan her Müslüman?n, ister erkek ister kad?n olsun, âkil-bâli? oldu?unda Ummet Meclisine üyelik hakk? ve Ummet Meclisi üyelerini seçme hakk? vard?r. Cünkü Ummet Meclisi, y?netim kabilinden de?ildir ve kad?n?n y?netici olmas?n? yasaklayan hadis-i ?erifin kapsam?na girmez. Bilakis bu, ?urâ ve muhasebe kabilindendir ve erke?in hakk? oldu?u gibi kad?n?n da hakk?d?r. Zira Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e bisetinin 13. y?l?nda [yani hicret etti?i sene] yetmi? be? (75) Müslüman gelmi?ti. Bunlar?n yetmi? üçü (73) erkek ve ikisi (2) kad?n idi. Onlar hep birlikte kendisine ?kinci Akabe Biati’nde biat vermi?lerdi ki bu, hem harp ve kital biati idi hem de siyasi bir biat idi. Kendisine biatleri tamamland?ktan sonra onlara ??yle dedi: أَخْرِجُوا إليَّ مِنْكُمُ اثْـنَيْ عَشَرَ نَقِيباً يَكُونونَ على قَوْمِهِمْ “Bana aran?zdan, kavimlerinin üzerinde (temsilci) olacak on iki (12) nakip ç?kar?n?z.” Ahmed’in Ka’b ?bn-u Mâlik yoluyla tahric etti?i uzun bir hadisin parças?d?r. ??te bu, aralar?nda seçim yapmalar? için hepsine y?nelik bir emirdi. Yaln?zca erkeklere has de?ildi ve ne seçenler ne de seçilenler noktas?nda kad?nlar? istisna etmi?ti. [المطلق يجري على إطلاقه ما لم يرد دليل التقييد] “Mutlak, -takyit delil varit olmad?kça- mutlakl??? üzere câri olur” Yine [العام يجري على عمومه ما لم يرد دليل التخصيص] “Umum, -tahsis delil varit olmad?kça- umumlu?u üzere câri olur.” Burada ise hem genel hem de mutlak bir ifade vard?r. Ne tahsis ne de takyit delili varit olmu?tur. Dolay?s?yla Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in, o iki kad?na da nakipler seçmelerini emretti?ine ve o iki kad?n için de Müslümanlar?n iki nakibi olarak seçilme hakk? verdi?ine delalet vard?r.

Bir gün Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] insanlar?n kendisine biat vermeleri için oturuyordu. Ebu Bekir ve ?mer de kendisi ile birlikte oturuyorlard?. O s?rada hem erkekler hem de kad?nlar kendisine biat veriyorlard?. Bu biat, ?slam üzere de?il ancak ve sadece y?netim üzere bir biat idi. Cünkü onlar zaten Müslüman kad?nlar idi. Sonra Hudeybiye’deki R?dvân Biati’nde, kad?nlar da kendisine biat veriyorlard? ki Allahuteala, bu hususta ??yle buyurdu:يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِذَا جَاءَكَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ عَلَى أَنْ لا يُشْرِكْنَ بِاللَّهِ شَيْئًا وَلا يَسْرِقْنَ وَلا يَزْنِينَ وَلا يَقْتُلْنَ أَوْلادَهُنَّ وَلا يَأْتِينَ بِبُهْتَانٍ يَفْتَرِينَهُ بَيْنَ أَيْدِيهِنَّ وَأَرْجُلِهِنَّ وَلا يَعْصِينَكَ فِي مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَاسْتَغْفِرْ لَهُنَّ اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ “Ey Nebi! Mümin kad?nlar hiçbir ?eyi Allah’a ?irk ko?mayacaklar?na, h?rs?zl?k yapmayacaklar?na, çocuklar?n? ?ldürmeyeceklerine, elleri ve ayaklar? aras?nda bir iftira düzüp getirmeyeceklerine (zina mahsulü çocuklar? nikahl? kocalar?na nispet etmeyeceklerine), hiçbir marufta sana isyan etmeyeceklerine dair biat etmek üzere sana geldikleri zaman onlar?n biatini al. Onlar için Allah’tan ma?firet dile. Muhakkak ki Allah gafurdur, rahîmdir.” [el-Mumtehine 12] ??te bu biat da y?netim üzere idi. Cünkü Kuran, onlar?n mümine kad?nlar olduklar?n? ve o biatin marufta [Allah’?n emirlerinde] ona isyan etmemeleri üzerine oldu?unu ikrar etmektedir.

Buna ilaveten kad?n?n, g?rü?te kendisi için vekil edinme ve ba?kas?na vekil olma hakk? vard?r. Cünkü g?rü? belirtme ve dolay?s?yla bu hususta vekil edinme hakk? vard?r. Zira vekalette, erkek olmak ?art ko?ulmaz. O halde kad?n?n da ba?kas?n?n vekili olmaya hakk? vard?r.

Cünkü efendimiz ?mer’den sabit oldu?una g?re kendisi, hakk?nda Müslümanlar?n g?rü?ünü almak istedi?i bir olay ile kar??la?t??? zaman, -ki bu ister ?er-i hükümler ile alakal? olsun ister y?netim ile alakal? olsun isterse devletin i?lerinden herhangi bir i? hakk?nda olsun- Müslümanlar? mescide ça??r?yordu. Hem erkekleri hem de kad?nlar? ça??r?yor, hepsinin g?rü?lerini al?yordu. Mehrin s?n?rland?r?lmas? konusunda bir kad?n kendisine kar?? ç?kt???nda kendi g?rü?ünden vazgeçmi?ti.

Müslümanlar?n Ummet Meclisinde haklar? oldu?u gibi, gayrimüslimlerin de Ummet Meclisinde temsil edilmeye ve orada kendilerince seçilmi? naipler olmaya haklar? vard?r ki ?slam hükümlerinin üzerlerine k?tü tatbik edilmesi ve y?neticinin zulmünden kendilerine dokunan hususlar hakk?ndaki g?rü?lerini onlara niyabeten dile getirebilsinler.

Cünkü Allah Subhânehu ??yle buyurmu?tur: فَاسْأَلُوا أَهْلَ الذِّكْرِ إِنْ كُنْتُمْ لا تَعْلَمُونَ “E?er bilmiyorsan?z zikir ehline sorunuz.” [en-Nahl 43] Buradaki zikir ehlinden murat ehli kitapt?r. Ehli kitap ise kafir oldu?u halde Allah, onlara sorulmas?n? emretmi?tir. Dolay?s?yla bu onlar?n kendi i?leri hakk?nda g?rü? bildirmeye haklar?n?n oldu?una delalet etmektedir.

Fakat bununla birlikte gayrimüslimlerin ?er-i hükümler hakk?nda g?rü? belirtme hakk? yoktur. Cünkü ?er-i hüküm, ?slami akideden kaynaklan?r. Zira bunlar, tafsilî delillerinden istinbat edilmi? amelî ?er-i hükümlerdir ve bunlar, ?slami akidenin belirledi?i muayyen bir bak?? aç?s?na g?re insan?n sorunlar?n? ç?zerler. Gayrimüslim ise ?slami akide ile çeli?en bir akideye inanmaktad?r. Onun hayata bak?? aç?s? da ?slam’?n bak?? aç?s? ile çeli?mektedir. Dolay?s?yla ?er-i hükümler hakk?nda onun g?rü?ü al?nmaz.

Benzer biçimde gayrimüslimlerin, hem halifenin seçiminde hem de aralar?ndan halife seçilmesi için hilafete aday olanlar?n s?n?rland?r?lmas?nda hakk? yoktur. Cünkü onlar?n y?netimde hakk? yoktur. Ummet Meclisinin salahiyetlerinden olan di?er hususlarda ise Müslüman üye gibi gayrimüslim üyenin de g?rü? belirtme hakk? vard?r.