Medya organ?; dahilde kötülü?ü uzakla?t?ran ve güzelli?i barizle?tiren kayna?m?? ve güçlü bir ?slami toplum in?a etmek için, hariçte ise ?slam’?n azametini ve adlini, ordusunun kuvvetini, be?erî nizam?n fesad?n?, zulmünü ve ordular?n?n vehnini gösterir bir ?ekilde ?slam’? bar??ta ve sava?ta öne ç?karmak ve ?slam’?n ve Müslümanlar?n maslahat?na hizmet etmek üzere, devletin medya siyasetini belirleyip infaz etmekten mesul olan bir dairedir.
Madde 103
Evidence
Medya; davet ve devlet için mühim i?lerdendir. ?nsanlar?n Maslahatlar? idaresine ba?l? olan maslahatlardan bir maslahat de?ildir. Bilakis konumu, ba??ms?z bir cihaz gibi halife ile do?rudan irtibatl?d?r. Vak?as?, devletin cihazlar?ndan herhangi bir di?er cihaz?n vak?as?d?r.
Seçkin bir medya siyasetinin varl???, ?slam’? kuvvetli ve müessir bir sunum ile sunar ki bu, ?slam’?n kabulü, ara?t?r?lmas? ve üzerinde dü?ünülmesi y?nünde insanlar?n ak?llar?n? harekete geçirir. Yine ?slami beldelerin Hilafet Devleti’ne dahil edilmesini kolayla?t?r?r. Bunun da ?tesinde birçok medya i?leri, devlet ile sa?lam ba?lar ile irtibatl?d?r. Nitekim halifenin emri olmaks?z?n yay?n yapmas? caiz olmaz. Bu, askerî i?ler ve bu i?ler ile alakal? askerî harekatlar, zafer veya yenilgi haberleri ve askerî sanayiler gibi her hususta belirginle?ir. Haberlerin bu türü, ?mam [Halife] ile do?rudan ba?lant?l? olmay? gerektirir ki hem gizlenmesi gerekenleri hem de yay?nlan?p duyurulmas? gerekenleri kararla?t?rs?n.
Bunun delili, kitap ile sünnettir.
Kitaba gelince; Allahuteala’n?n ?u kavlidir: وَإِذَا جَاءَهُمْ أَمْرٌ مِنَ الأَمْنِ أَوْ الْخَوْفِ أَذَاعُوا بِهِ وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى الرَّسُولِ وَإِلَى أُوْلِي الأَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ الَّذِينَ يَسْتَنْبِطُونَهُ مِنْهُم “Onlara güvenlik veya korkuya dair bir haber geldi?i zaman hemen onu yay?verirler. Halbuki onu Resule veya kendilerinden olan ulul emre g?türmü? olsalard?, aralar?ndan istinbat edenler (i?i içyüzünü ortaya ç?karabilenler), onun ne oldu?unu bilirlerdi.” [en-Nisâ 83] Bu ayetin mevzusu haberlerdir.
Sünnete gelince; el-Hakim’in, el-Mustedrak’ta Müslim’in ?art?na g?re sahihtir diyerek rivayet etti?i ve ez-Zehebî’nin de ona muvafakat etti?i, Mekke’nin fethi hakk?ndaki ?bn-u Abbas hadisinde ??yle geçti: وَقَدْ عَمِيَتِ الأَخْـبَارُ عَلَى قُرَيْشٍ، فَلاَ يَأْتِيهِمْ خَبَرُ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَلاَ يَدْرُونَ مَا هُوَ صَانِعٌ “Kurey?’e haber karartmas? yap?lm??t?. Ne Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in haberi onlara geliyor ne de yapt?klar?n? biliyorlard?.” ?bn-u Ebî ?eybe’de geçen Ebî Seleme’nin mürselinde [Tâbiinden birinin, rivayet eden sahabenin ismini zikretmeksizin do?rudan Resulullah’tan rivayet etti?i hadiste] ??yle geçti: ثُمَّ قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِعَائِشَةَ: جَهِّزِينِي وَلاَ تُعْلِمِي بِذَلِكَ أَحَداً، ... ثُمَّ أَمَرَ بِالطُّرُقِ فَحُبِسَتْ، فَعَمَّى عَلَى أَهْلِ مَكَّةَ لاَ يَأْتِيهِمْ خَبَرٌ “Sonra Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Ai?e’ye ??yle dedi: “Beni teçhiz et ve sak?n bunu herhangi birine bildirme!” … Daha sonra yollar?n tutulmas?n? emretti. Bir de Mekke halk?na kar?? (haber) karartmas? yap?ld? ki onlara hiçbir haber ula?mas?n.” Usra [Tebuk] Gazvesi hakk?nda geçen Muttefekun aleyh olan Ka’b hadisinde ??yle geçti: وَلَمْ يَكُنْ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُرِيدُ غَزْوَةً إِلا وَرَّى بِغَيْرِهَا، حَتَّى كَانَتْ تِلْكَ الْغَزْوَةُ غَزَاهَا رَسُولُ اللَّهِ فِي حَرٍّ شَدِيدٍ، وَاسْـتَقْبَلَ سَفَرًا بَعِيدًا وَمَفَازًا وَعَدُوًّا كَثِيرًا، فَجَلَّى لِلْمُسْلِمِينَ أَمْرَهُمْ لِيَتَأَهَّـبُوا أُهْـبَةَ غَزْوِهِمْ، فَأَخْـبَرَهُمْ بِوَجْهِهِ الَّذِي يُرِيدُ “Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] yap?l?ncaya kadar (maksad?n? gizlemek için) kendisinden ba?kas?na tevriye yapmad?kça bir gazve(ye ç?kmak) istemezdi. Bu gazvede ise (b?yle tevriye yapmadan) gazveye ç?kt?. (Cünkü) ?iddetli bir s?cakta, uzak bir sefer ile ç?l içinde, muazzam bir dü?man kuvvet ile kar??la?m??t?. Bunun için (bu kez) i?lerini Müslümanlara aç?klad? ki gazvelerine haz?rl?klar?n? haz?rlas?nlar. B?ylece (gitmeyi) arzulad??? y?nü onlara haber verdi.” el-Buhari’deki Enes hadisinde ??yle geçti: أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَعَى زَيْدًا وَجَعْفَرًا وَابْنَ رَوَاحَةَ لِلنَّاسِ قَبْلَ أَنْ يَأْتِيَهُمْ خَبَرُهُمْ فَقَالَ: أَخَذَ الرَّايَةَ زَيْدٌ فَأُصِيبَ، ثُمَّ أَخَذَ جَعْفَرٌ فَأُصِيبَ، ثُمَّ أَخَذَ ابْنُ رَوَاحَةَ فَأُصِيبَ، وَعَيْـنَاهُ تَذْرِفَانِ، حَتَّى أَخَذَ سَيْفٌ مِنْ سُيُوفِ اللَّهِ حَـتَّى فَتَحَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ “Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] henüz haberleri gelmezden evvel Zeyd’in, Cafer’in ve ?bn-u Ravâha’n?n haberini veriyor ve ??yle diyordu: “Zeyd rayeyi ald? ve vuruldu, sonra Cafer onu ald? ve o da vuruldu, sonra ?bn-u Ravâha onu ald? ve o da vuruldu.” B?yle deyince g?zleri ya?la doldu. (Devamla ??yle dedi:) “Sonra onu Allah’?n k?l?çlar?ndan bir k?l?ç ald?. B?ylece Allah onlara fetih verdi.”
Ra?id halifelerin bu hükmü uygulama ?rneklerinden baz?lar? da ??yledir: ?bn-ul Mubârak, el-Cihat’da ve el-Hakim el-Mustedrak’ta [Müslim’in ?art?na g?re sahihtir dedi, ez-Zehebî de ona muvafakat etti] Zeyd ?bn-u Eslem’den, o babas?ndan, o da ?mer ?bn-ul Hattab’dan ??yle rivayet ettiler:أنه بلغه أن أبا عبيدة حصر بالشام، وقد تألب عليه القوم، فكتب إليه عمر: سلام عليك، أما بعد، فإنه ما ينـزل بعبد مؤمن من منـزلة شدة إلا جعل الله له بعدها فرجاً، ولن يغلب عسر يسرين، يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ، قال فكتب إليه أبو عبيدة: سلام عليك أما بعد، فإن الله يقول في كتابه: اعْلَمُوا أَنَّمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الأَمْوَالِ وَالأَولاَدِ، الآية، قال فخرج عمر بكتابه، فقعد على المنبر، فقرأه على أهل المدينة، ثم قال: يا أهل المدينة، إنما يعرِّض بكم أبو عبيدة أن ارغبوا في الجهاد “Ona, Ebu Ubeyde’nin ?am’? ku?att??? ve oradaki kavmin onun aleyhinde birle?tikleri haberi ula??nca, ?mer ona ??yle yazd?: “es-Selâmu Aleyk! Emmâ ba’d. Mümin bir kulun içine dü?tü?ü hiçbir ?iddetli bir durum yoktur ki Allah ona bir ç?k?? yolu vermesin. Bir zorluk asla iki kolayl??a galip gelemez: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ Ey iman edenler! Sabredin, (dü?man kar??s?nda) sebat edin, (cihat için) ribât edin (haz?rl?kl? ve uyan?k olun) ve Allah’a ittikâ edin ki felaha eri?ebilesiniz. [Al-i ?mrân 200] (Ravi) dedi ki: Ebu Ubeyde de ona ??yle yazd?: “es-Selâmu Aleyk! Emmâ ba’d. Muhakkak ki Allah, kitab?nda ??yle buyurmaktad?r: اعْلَمُوا أَنَّمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الأَمْوَالِ وَالأَولاَدِ “Bilin ki dünya hayat? ancak bir oyun, e?lence, bir süs, aran?zda bir ?vünme ve daha çok mal ve evlat sahibi olma iste?inden ibarettir.” [el-Hadîd 20] (Ravi) dedi ki: “Bunun üzerine ?mer onun mektubu ile ç?kt?, minberin üzerinde oturdu ve onu Medine halk?na okudu. Sonra dedi ki: “Yâ Medine halk?! Ebu Ubeyde, cihada ra?bet etmeniz gerekti?ini size arz ediyor.”
Halife veya niyabet verdikleri ile küfür devletlerinin temsilcileri aras?nda cereyan eden müzakereler, anla?malar ve tart??malar da askeri haberlere dahildir. Müzakerelerin ?rneklerinden biri; Hudeybiye’de SallAlahu Aleyhi ve Sellem ile Kurey?’in mendubu aras?nda bar?? anla?mas?n?n maddeleri üzerinde anla?ma sa?lan?ncaya kadar cereyan eden müzakeredir. Do?rudan tart??malara ?rnek; Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Necrân heyeti ile tart??mas? ve lanetle?meye davettir. Yine Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in emrine binaen Sâbit ?bn-u Kays ile Hassân’?n Temîm heyeti ile tart??mas?d?r ve benzerleri. Tüm bunlar aleni idi ve içlerinde gizli bir bent yoktu.
Devlet ile do?rudan alakas? olmayan ve hakk?nda halifenin do?rudan g?rü?ünü gerektirmeyen günlük haberler, siyasî, kültürel ve bilimsel programlar, dünyadaki geli?meler gibi haberlerin ba?ka türleri olsa da bunlar?n baz? k?s?mlar?, hayata bak?? aç?s? ile devletin devletleraras? alakalara bak???na tâbi tutulur. Bununla birlikte devletin bunlar? denetlemesi, haberlerin birinci türünü denetlemesinden farkl? olur.
Binaenaleyh medya cihaz?n?n, ba?l?ca ?u iki daireyi içermesi gerekir:
Birincisi: Onun i?i; askerî i?ler, harp sanayisi, devletleraras? alakalar ve benzerleri gibi devlet ile alakas? olan haberlerdir. Bu dairenin i?i, medya cihaz?na sunulmad?ktan sonra devlet veya ?zel medya araçlar?nda yay?nlanamayan b?ylesi haberleri do?rudan murakabe etmektir.
?kincisi: Di?er haberlere tahsis edilir ve onlar?n murakabesi do?rudan olmaz. Devletin medya araçlar? veya ?zel medya araçlar? bu türden haberleri sunmak için herhangi bir izne ihtiyaç duymazlar.
Seçkin bir medya siyasetinin varl???, ?slam’? kuvvetli ve müessir bir sunum ile sunar ki bu, ?slam’?n kabulü, ara?t?r?lmas? ve üzerinde dü?ünülmesi y?nünde insanlar?n ak?llar?n? harekete geçirir. Yine ?slami beldelerin Hilafet Devleti’ne dahil edilmesini kolayla?t?r?r. Bunun da ?tesinde birçok medya i?leri, devlet ile sa?lam ba?lar ile irtibatl?d?r. Nitekim halifenin emri olmaks?z?n yay?n yapmas? caiz olmaz. Bu, askerî i?ler ve bu i?ler ile alakal? askerî harekatlar, zafer veya yenilgi haberleri ve askerî sanayiler gibi her hususta belirginle?ir. Haberlerin bu türü, ?mam [Halife] ile do?rudan ba?lant?l? olmay? gerektirir ki hem gizlenmesi gerekenleri hem de yay?nlan?p duyurulmas? gerekenleri kararla?t?rs?n.
Bunun delili, kitap ile sünnettir.
Kitaba gelince; Allahuteala’n?n ?u kavlidir: وَإِذَا جَاءَهُمْ أَمْرٌ مِنَ الأَمْنِ أَوْ الْخَوْفِ أَذَاعُوا بِهِ وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى الرَّسُولِ وَإِلَى أُوْلِي الأَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ الَّذِينَ يَسْتَنْبِطُونَهُ مِنْهُم “Onlara güvenlik veya korkuya dair bir haber geldi?i zaman hemen onu yay?verirler. Halbuki onu Resule veya kendilerinden olan ulul emre g?türmü? olsalard?, aralar?ndan istinbat edenler (i?i içyüzünü ortaya ç?karabilenler), onun ne oldu?unu bilirlerdi.” [en-Nisâ 83] Bu ayetin mevzusu haberlerdir.
Sünnete gelince; el-Hakim’in, el-Mustedrak’ta Müslim’in ?art?na g?re sahihtir diyerek rivayet etti?i ve ez-Zehebî’nin de ona muvafakat etti?i, Mekke’nin fethi hakk?ndaki ?bn-u Abbas hadisinde ??yle geçti: وَقَدْ عَمِيَتِ الأَخْـبَارُ عَلَى قُرَيْشٍ، فَلاَ يَأْتِيهِمْ خَبَرُ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَلاَ يَدْرُونَ مَا هُوَ صَانِعٌ “Kurey?’e haber karartmas? yap?lm??t?. Ne Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in haberi onlara geliyor ne de yapt?klar?n? biliyorlard?.” ?bn-u Ebî ?eybe’de geçen Ebî Seleme’nin mürselinde [Tâbiinden birinin, rivayet eden sahabenin ismini zikretmeksizin do?rudan Resulullah’tan rivayet etti?i hadiste] ??yle geçti: ثُمَّ قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِعَائِشَةَ: جَهِّزِينِي وَلاَ تُعْلِمِي بِذَلِكَ أَحَداً، ... ثُمَّ أَمَرَ بِالطُّرُقِ فَحُبِسَتْ، فَعَمَّى عَلَى أَهْلِ مَكَّةَ لاَ يَأْتِيهِمْ خَبَرٌ “Sonra Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Ai?e’ye ??yle dedi: “Beni teçhiz et ve sak?n bunu herhangi birine bildirme!” … Daha sonra yollar?n tutulmas?n? emretti. Bir de Mekke halk?na kar?? (haber) karartmas? yap?ld? ki onlara hiçbir haber ula?mas?n.” Usra [Tebuk] Gazvesi hakk?nda geçen Muttefekun aleyh olan Ka’b hadisinde ??yle geçti: وَلَمْ يَكُنْ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُرِيدُ غَزْوَةً إِلا وَرَّى بِغَيْرِهَا، حَتَّى كَانَتْ تِلْكَ الْغَزْوَةُ غَزَاهَا رَسُولُ اللَّهِ فِي حَرٍّ شَدِيدٍ، وَاسْـتَقْبَلَ سَفَرًا بَعِيدًا وَمَفَازًا وَعَدُوًّا كَثِيرًا، فَجَلَّى لِلْمُسْلِمِينَ أَمْرَهُمْ لِيَتَأَهَّـبُوا أُهْـبَةَ غَزْوِهِمْ، فَأَخْـبَرَهُمْ بِوَجْهِهِ الَّذِي يُرِيدُ “Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] yap?l?ncaya kadar (maksad?n? gizlemek için) kendisinden ba?kas?na tevriye yapmad?kça bir gazve(ye ç?kmak) istemezdi. Bu gazvede ise (b?yle tevriye yapmadan) gazveye ç?kt?. (Cünkü) ?iddetli bir s?cakta, uzak bir sefer ile ç?l içinde, muazzam bir dü?man kuvvet ile kar??la?m??t?. Bunun için (bu kez) i?lerini Müslümanlara aç?klad? ki gazvelerine haz?rl?klar?n? haz?rlas?nlar. B?ylece (gitmeyi) arzulad??? y?nü onlara haber verdi.” el-Buhari’deki Enes hadisinde ??yle geçti: أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَعَى زَيْدًا وَجَعْفَرًا وَابْنَ رَوَاحَةَ لِلنَّاسِ قَبْلَ أَنْ يَأْتِيَهُمْ خَبَرُهُمْ فَقَالَ: أَخَذَ الرَّايَةَ زَيْدٌ فَأُصِيبَ، ثُمَّ أَخَذَ جَعْفَرٌ فَأُصِيبَ، ثُمَّ أَخَذَ ابْنُ رَوَاحَةَ فَأُصِيبَ، وَعَيْـنَاهُ تَذْرِفَانِ، حَتَّى أَخَذَ سَيْفٌ مِنْ سُيُوفِ اللَّهِ حَـتَّى فَتَحَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ “Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] henüz haberleri gelmezden evvel Zeyd’in, Cafer’in ve ?bn-u Ravâha’n?n haberini veriyor ve ??yle diyordu: “Zeyd rayeyi ald? ve vuruldu, sonra Cafer onu ald? ve o da vuruldu, sonra ?bn-u Ravâha onu ald? ve o da vuruldu.” B?yle deyince g?zleri ya?la doldu. (Devamla ??yle dedi:) “Sonra onu Allah’?n k?l?çlar?ndan bir k?l?ç ald?. B?ylece Allah onlara fetih verdi.”
Ra?id halifelerin bu hükmü uygulama ?rneklerinden baz?lar? da ??yledir: ?bn-ul Mubârak, el-Cihat’da ve el-Hakim el-Mustedrak’ta [Müslim’in ?art?na g?re sahihtir dedi, ez-Zehebî de ona muvafakat etti] Zeyd ?bn-u Eslem’den, o babas?ndan, o da ?mer ?bn-ul Hattab’dan ??yle rivayet ettiler:أنه بلغه أن أبا عبيدة حصر بالشام، وقد تألب عليه القوم، فكتب إليه عمر: سلام عليك، أما بعد، فإنه ما ينـزل بعبد مؤمن من منـزلة شدة إلا جعل الله له بعدها فرجاً، ولن يغلب عسر يسرين، يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ، قال فكتب إليه أبو عبيدة: سلام عليك أما بعد، فإن الله يقول في كتابه: اعْلَمُوا أَنَّمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الأَمْوَالِ وَالأَولاَدِ، الآية، قال فخرج عمر بكتابه، فقعد على المنبر، فقرأه على أهل المدينة، ثم قال: يا أهل المدينة، إنما يعرِّض بكم أبو عبيدة أن ارغبوا في الجهاد “Ona, Ebu Ubeyde’nin ?am’? ku?att??? ve oradaki kavmin onun aleyhinde birle?tikleri haberi ula??nca, ?mer ona ??yle yazd?: “es-Selâmu Aleyk! Emmâ ba’d. Mümin bir kulun içine dü?tü?ü hiçbir ?iddetli bir durum yoktur ki Allah ona bir ç?k?? yolu vermesin. Bir zorluk asla iki kolayl??a galip gelemez: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ Ey iman edenler! Sabredin, (dü?man kar??s?nda) sebat edin, (cihat için) ribât edin (haz?rl?kl? ve uyan?k olun) ve Allah’a ittikâ edin ki felaha eri?ebilesiniz. [Al-i ?mrân 200] (Ravi) dedi ki: Ebu Ubeyde de ona ??yle yazd?: “es-Selâmu Aleyk! Emmâ ba’d. Muhakkak ki Allah, kitab?nda ??yle buyurmaktad?r: اعْلَمُوا أَنَّمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الأَمْوَالِ وَالأَولاَدِ “Bilin ki dünya hayat? ancak bir oyun, e?lence, bir süs, aran?zda bir ?vünme ve daha çok mal ve evlat sahibi olma iste?inden ibarettir.” [el-Hadîd 20] (Ravi) dedi ki: “Bunun üzerine ?mer onun mektubu ile ç?kt?, minberin üzerinde oturdu ve onu Medine halk?na okudu. Sonra dedi ki: “Yâ Medine halk?! Ebu Ubeyde, cihada ra?bet etmeniz gerekti?ini size arz ediyor.”
Halife veya niyabet verdikleri ile küfür devletlerinin temsilcileri aras?nda cereyan eden müzakereler, anla?malar ve tart??malar da askeri haberlere dahildir. Müzakerelerin ?rneklerinden biri; Hudeybiye’de SallAlahu Aleyhi ve Sellem ile Kurey?’in mendubu aras?nda bar?? anla?mas?n?n maddeleri üzerinde anla?ma sa?lan?ncaya kadar cereyan eden müzakeredir. Do?rudan tart??malara ?rnek; Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Necrân heyeti ile tart??mas? ve lanetle?meye davettir. Yine Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in emrine binaen Sâbit ?bn-u Kays ile Hassân’?n Temîm heyeti ile tart??mas?d?r ve benzerleri. Tüm bunlar aleni idi ve içlerinde gizli bir bent yoktu.
Devlet ile do?rudan alakas? olmayan ve hakk?nda halifenin do?rudan g?rü?ünü gerektirmeyen günlük haberler, siyasî, kültürel ve bilimsel programlar, dünyadaki geli?meler gibi haberlerin ba?ka türleri olsa da bunlar?n baz? k?s?mlar?, hayata bak?? aç?s? ile devletin devletleraras? alakalara bak???na tâbi tutulur. Bununla birlikte devletin bunlar? denetlemesi, haberlerin birinci türünü denetlemesinden farkl? olur.
Binaenaleyh medya cihaz?n?n, ba?l?ca ?u iki daireyi içermesi gerekir:
Birincisi: Onun i?i; askerî i?ler, harp sanayisi, devletleraras? alakalar ve benzerleri gibi devlet ile alakas? olan haberlerdir. Bu dairenin i?i, medya cihaz?na sunulmad?ktan sonra devlet veya ?zel medya araçlar?nda yay?nlanamayan b?ylesi haberleri do?rudan murakabe etmektir.
?kincisi: Di?er haberlere tahsis edilir ve onlar?n murakabesi do?rudan olmaz. Devletin medya araçlar? veya ?zel medya araçlar? bu türden haberleri sunmak için herhangi bir izne ihtiyaç duymazlar.