A
18

Madde 7

Devlet, ?slami tabiiyeti ta??yan Müslüman ve gayrimüslim herkese ?slami ?eriat? a?a??daki ?ekilde infaz eder:

a- Hiçbir istisna olmaks?z?n ?slam hükümlerinin tamam?n? Müslümanlara infaz eder.

b- Gayrimüslimleri inançlar?nda ve ibadetlerinde genel nizam çerçevesinde serbest b?rak?r.

c- ?slam’dan irtad edenler mürtet iseler onlara mürtet hükmü uygulan?r. Fakat mürtetlerin çocuklar? olup gayrimüslim olarak do?mu? iseler mü?rik veya ehl-i kitap olmalar? bak?m?ndan üzerine olduklar? duruma göre gayrimüslim muamelesi görürler.

d- Gayrimüslimlere yiyecek ve giyecek hususunda ?er’i hükümlerin izin verdi?i çerçevede kendi dinlerine göre muamele edilir.

e- Gayrimüslimler aras?ndaki evlilik ve bo?anma i?leri kendi dinlerine göre fasledilirken onlar ile Müslümanlar aras?nda ?slam hükümlerine göre fasledilir.

f- Devlet; muamelat, ukubat, beyyinat, yönetim nizam?, ekonomi ve benzerleri gibi di?er ?er’i hükümleri ve ?slami ?eriat?n hususlar?n? herkese infaz eder. Bunlar?n Müslümanlara ve gayrimüslimlere infaz? e?it ?ekilde olur. Ayn? ?ekilde tebaan?n fertlerine infaz etti?i gibi muahidlere, müsteminlere ve ?slam’?n sultas? alt?nda olan herkese infaz eder. Sefirler, elçiler ve benzerleri bundan müstesna edilirler. Zira onlar?n diplomatik dokunulmazl??? vard?r. 

25 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence
?slam, bütün insanlara gelmi?tir. Allahuteala ??yle buyurmu?tur: وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلا كَافَّةً لِلنَّاسِ “Biz, seni bütün insanlara g?nderdik.” [Sebe 28] Kafir, usul ile yani ?slami akide ile mükellef oldu?u gibi füru yani ?er’i hükümlerle de mükelleftir. Usul ile mükellef olmas?na gelince; Kuran-il Kerim ayetlerinde sarih olan bir husustur. Füru ile mükellef olmas?na gelince; çünkü Allah, kafiri aç?kça baz? füru ile mükellef k?lm??t?r ki bunlardan biri ibadet etmeyi emreden ayetlerin onlar? da kapsamas?d?r. Allahuteala’n?n ?u kavli gibi: يَا أَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمْ “Ey insanlar! Rabbinize ibadet edin.” [el-Bakara 21] Ve ?u kavli: وَلِلَّهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ “O beyt-i (Kabe’yi) haccetmesi Allah'?n insanlar üzerinde bir hakk?d?r.” [Al-i ?mrân 97] Ve benzeri ayetler. Ayr?ca ?ayet onlar, füru ile mükellef olmam?? olsalard? Allahuteala, bundan dolay? onlar? tehdit etmezdi ve fürunun terk edilmesi, yani terk edilmesi sebebiyle tehdit eden pek çok ayet vard?r ki Allahuteala’n?n ?u kavli bunlardand?r: وَوَيْلٌ لِلْمُشْرِكِينَ (6) الَّذِينَ لا يُؤْتُونَ الزَّكَاةَ “O mü?riklerin vay haline! Onlar ki zekat vermezler.” [Fussilet 6-7] Ve ?u kavli: وَالَّذِينَ لا يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ وَلا يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلا بِالْحَقِّ وَلا يَزْنُونَ وَمَنْ يَفْعَلْ ذَلِكَ يَلْقَ أَثَامًا “Yine onlar ki, Allah ile beraber ba?ka bir ilaha dua etmezler, Allah'?n haram k?ld??? cana haks?z yere k?ymazlar ve zina etmezler. Bunlar? yapan günah?(n?n cezas?n?) bulur.” [Furkan 68] Ve ?u kavli: مَا سَلَكَكُمْ فِي سَقَرَ (42) قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلِّينَ “Sizi ?u yak?c? ate?e sokan nedir? Denildi?inde onlar da derler ki: Biz salâh? k?lanlardan de?ildik.” [Müddesir 42-43] Dolay?s?yla baz? emirler ve nehiyler ile mükellef olduklar? sübut bulmaktad?r. Di?er emirler ve nehiyler de b?yledir. Yine füru ile mükellefli?in geldi?i ayetler, amm/genel olarak gelmi?tir. Amm ise tahsis delili varit olmad?kça umumlu?u üzerine kal?r. Bu ayetleri Müslümanlara has k?lacak delil gelmemi?tir dolay?s?yla amm olarak kal?rlar. Nitekim Allahuteala’n?n ?u kavli bunlardand?r: وَأَحَلَّ اللّهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبَا “Allah, al?? veri?i helal ribay? haram k?ld?.” [el-Bakara 275] Ve ?u kavli: فَإِنْ أَرْضَعْنَ لَكُمْ فَآتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ “E?er sizin için (çocuk) emzirirlerse, onlara (emziren kad?nlara) ücretlerini verin.” [et-Talak 6] Ve ?u kavli: فَرِهَانٌ مَقْبُوضَةٌ “Al?nm?? bir rehin kafidir.” Keza Ahmed ve et-Tirmizi’nin Cabir kanal?yla sahih isnat ile tahric etti?i Aleyhi’s Salatu ve’s Selam’?n, [مَنْ أَحْيَا أَرْضًا مَيِّتَةً فَهِيَ لَهُ] “Her kim ?lü bir araziyi ihya ederse o onundur” kavli ve Ahmed’in Semere ?bn-u Cendeb kanal?yla sahih isnat ile tahric etti?i Aleyhi’s Salatu ve’s Selam’?n, [عَلَى الْيَدِ مَا أَخَذَتْ حَتَّى تُؤَدِّيَهُ] “Ald???n? geri verinceye kadar el üzerinde bir hak vard?r” kavli ve benzeri hükümler vard?r. ??te bunlar, onlar?n füru ile mükellef oldu?una dair sarih bir delildir. Yine as?lla mükellef olmak füru ile mükellef olmak ve külle mükellef olmak cüzle mükellef olmakt?r. Mesela salâhla mükellef olmak rekat, k?raat ve k?yam ve benzerleri ile mükellef olmakt?r. O halde kafir, as?lla mükellef oldu?una g?re füru ile de mükelleftir. Salâh ve savm gibi baz? fürular?n onlardan kabul olmamas?na gelince; çünkü bunlarda Müslüman olmak ?artt?r. Dolay?s?yla ?art tahakkuk edinceye kadar sahih olmaz. Ancak bu demek de?ildir ki bunlar onlara vacip de?ildir. Edas? için Müslüman olman?n ?art olmamas?na ra?men cihat gibi baz? fürular?n onlardan talep edilmemesine gelince; çünkü cihat, küfürlerinden dolay? kafirlerle sava?makt?r. Zimmi ise bir kafirdir. Dolay?s?yla bu, küfürlerinden dolay? kafirlerle sava?mas?na bir maniad?r. Aksi takdirde kendisi ile sava?mas? caiz olurdu. Bunun içindir ki o, cihatla sorumlu de?ildir. Ancak kendisi d???ndaki kafirlerle sava?maya raz? olursa bu kabul edilir ancak buna icbar edilmez. Ancak bu demek de?ildir ki Allah, onu bununla mükellef k?lmam??t?r.

Bu, onlar?n ?slam hükümleri ile sorumlu olmalar? aç?s?ndand?. Y?neticinin ?slam hükümlerinin tamam?n? onlara tatbik etmesi aç?s?ndan olana gelince; çünkü Allahuteala, ehl-i kitap hakk?nda ??yle buyurmu?tur: فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ وَلا تَتَّبِعْ أَهْوَاءَهُمْ “Onlar?n aralar?nda Allah'?n indirdikleri ile hükmet! Sak?n onlar?n hevalar?na tabi olma.” [el-Mîade 48] Ve ??yle buyurmu?tur: وَأَنْ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ وَلا تَتَّبِعْ أَهْوَاءَهُمْ “Onlar?n aralar?nda Allah'?n indikleri ile hükmet! Sak?n onlar?n hevalar?na tabi olma.” [el-Mâide 49] Ve ??yle buyurmu?tur: إِنَّا أَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَا أَرَاكَ اللَّهُ “?üphesiz biz sana kitab? insanlar aras?nda Allah’?n sana g?sterdikleri ile hükmedesin diye hak ile indirdik.” [en-Nîsâ 105] ??te bu ayetler, genel olup Müslümanlar? da gayrimüslimleri de kapsar. Cünkü, [لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ] “?nsanlar aras?nda hükmedesin diye” ayetindeki insanlar kelimesi geneldir. Allahuteala’n?n ?u kavline gelince; سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ أَكَّالُونَ لِلسُّحْتِ فَإِنْ جَاءُوكَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ أَوْ أَعْرِضْ عَنْهُمْ “Hep yalana kulak verir, haram yerler, sana gelirlerse ister aralar?nda hükmet ister onlardan yüz çevir.” [el-Mâide 42] Bu ayetten maksat, ba?ka bir kafir yada kafirlerle husumeti hususunda Müslümanlara muhakeme olmak için d??ar?dan ?slami Devlet’e gelen kimselerdir. Müslümanlar, onlar?n aras?nda hükmetmek ile onlardan yüz çevirmek aras?nda muhayyerdirler. Zira ayet, Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in sulh yapt??? ve muahedeler akdetti?i Medineli Yahudilerden olan kimseler hakk?nda inmi?tir. Bu kimseler, birer ayr? devlet olarak g?rülen kabileler olup ?slam sultas?na tabi olmam??lard?. Bilakis birer ayr? devlettiler. Bunun içindir ki kendisi ile onlar aras?nda muahedeler vard?. Ancak zimmi olmalar? veya müstemin olarak gelmeleri gibi ?slam sultas?na tabi olmalar? halinde onlar aras?nda ?slam’dan ba?kas? ile hükmedilmesi caiz de?ildir. Onlardan her kim ?slam’?n hükmüne ba?vurmaktan imtina ederse y?netici onu buna ve ?slam’?n hükmünü almaya icbar eder. Zira daimi zimmet akdi yapmak ancak ?u iki ?artla caizdir: Birincisi; her sene cizye vermeye ba?l? kalmak. ?kincisi; ?slam hükümlerine ba?lanmakt?r. Bu da Allahuteala’n?n ?u kavlinden dolay? kendilerine hükmedilecek bir hakk?n edas? veya yasa??n terk edilmesini kabul etmektir: حَتَّى يُعْطُوا الْجِزْيَةَ عَنْ يَدٍ وَهُمْ صَاغِرُونَ “Küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar.” [et-Tevbe 29] Yani ?slam hükümlerine boyun e?erek demektir. Nitekim Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], onlara ?slam hükümlerini tatbik ediyordu. El-Buhari, ?bn-u ?mer kanal?yla ?u hadisi tahric etmi?tir: أَنَّ الْيَهُودَ جَاءُوا إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِرَجُلٍ مِنْهُمْ وَامْرَأَةٍ زَنَيَا فَأَمَرَ بِهِمَا فَرُجِمَا “Yahudiler, Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e kendilerinden zina eden bir adam ile bir kad?n? getirdiler. O, ikisinin de recmedilmesini emretti.” Yine el-Buhari, Enes kanal?yla ?u hadisi tahric etmi?tir: أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَتَلَ يَهُودِيًّا بِجَارِيَةٍ قَتَلَهَا عَلَى أَوْضَاحٍ لَهَا “Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], bilezikleri için bir cariyeyi ?ldürmesi yüzünden bir Yahudiyi ?ldürdü.” ??te bu Yahudiler, ?slami Devlet’in tebaas?ndand?lar. Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Nasrani olan Necran halk?na bir mektup yazm?? ve ??yle demi?tir: أَنَّ مَنْ بَايَعَ مِنْكُمْ بِالرِّبَا فَلاَ ذِمَّةَ لَهُ “Sizden her kim ribayla al??-veri? yaparsa onun için zimmet yoktur.” [?bn-u Ebi ?eybe, ?a’bi’den mürsel olarak tahric etmi?tir] ??te bunlar?n hepsi Müslümanlar ile gayrimüslimler aras?nda hiçbir fark olmaks?z?n ?slam hükümlerinin tamam?n?n tebaan?n hepsine tatbik edilmesinin vacip oldu?una dair bir delildir. Buna binaen bu, maddenin (a) f?kras? konulmu?tur.

 (b) f?kras?na gelince; Allahuteala’n?n, فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ “Onlar?n aralar?nda Allah'?n indirdikleri ile hükmet!” [el-Mîade 48]] kavlindeki ?slam hükümlerinin tatbiki hakk?nda varit olan amm/genel emir; ?eran inand?klar? akidenin, onlar nezdinde akideden olan hükümlerin ve Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in üzerinde onlar? ikrar etti?i hükümlerin d???ndaki ?eylere tahsis edilmi?tir. Akide ve onlar nezdinde akideden itibar edilen hükümler ile Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in üzerinde onlar? ikrar etti?i hükümlere gelince; ?slam, bunlar? sarih nasslarla istisna etmi?tir. Nitekim Allahuteala ??yle buyurmu?tur: لا إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ “Dinde zorlama yoktur.” [el-Bakara 256] Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], ??yle buyurmu?tur: إِنَّهُ مَنْ كَانَ عَلَى يَهُودِيَّتِهِ أَوْ نَصْرَانِيَّتِهِ فَإِنَّهُ لاَ يُفْتَنُ عَنْهَا، وَعَلَيْهِ الجِزْيَةُ “Yahudi veya Nasrani olan bir kimse dininden (d?nsün diye) fitneye dü?ürülmez ve ona cizye gerekir.” [Ebû Ubeyd, el-Emval’da Urve kanal?yla tahric etti] Dolay?s?yla bize g?re akaid bab?ndan olmasa da onlara g?re akaid bab?ndan olan her fiilde onlara kar??may?z ve onlar? inançlar?nda serbest b?rak?r?z. ?çki içmeleri ve evlenmeleri gibi Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in üzerinde onlar? ikrar etti?i her fiilde genel nizam çerçevesinde onlara kar??may?z. Yani genel çar??lar ve benzeri yerler gibi Müslümanlar?n onlarla iç içe oldu?u genel hayatta de?il de ?zel hayatlar?nda içki içmeleri caizdir.

Bu maddenin (c) f?kras?na gelince; ?slam, geri d?nmedi?inde ?ldürülmesi de dahil mürtet için bir tak?m hükümler koymu?tur. Bu da Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ?u kavlinden dolay?d?r: مَنْ بَدَّلَ دِينَهُ فَاقْـتُلُوهُ “Her kim dinini de?i?tirirse onu ?ldürün.” [el-Buhari, ?bn-u Abbas’tan rivayet etti] El-Buhari ?bn-u Abbas’tan o da Enes’ten ??yle dedi?i rivayet edilmi?tir: “?mer [RadiyAllahu Anh]’a geldim ve dedi ki: “Yâ Enes! ?slam’dan irtad eden ve mü?riklere kat?lan Bikr ?bn-u Vail kabilesinden alt? ki?ilik guruba ne yap?ld??” Dedi ki: “Yâ Emîr-ul Müminun! Sava?ta ?ldürüldü.” Bunun üzerine ?mer tekrar sordu. Dedim ki: “?ldürmekten ba?ka yap?lacak bir ?ey var m?yd??” Dedi ki: “Evet.” Dedi ki: “Onlara Müslüman olmalar?n? teklif ederdim. Kabul etmezlerse hapse atard?m.” [el-Beyhaki tahric etti] Yani t?vbe edene kadar demektir. ?ayet t?vbe etmezse ?ldürülür. Cünkü mürtede Müslüman olmas? teklif edilir ve bununla birlikte t?vbe etmesi için üsluplar benimsenir. E?er t?vbe etmezse ?ldürülür ve s?rf mürtetli?i yüzünden ?ldürülmez. Cünkü Cabir’den ?u hadis rivayet edilmi?tir: أَنَّ امْرَأَةً هِيَ أُمُّ مَرْوَانَ ارْتَدَّتْ، فَأَمَرَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِأَنْ يُعْرَضَ عَلَيْهَا الإِسْلاَمُ، فَإِنْ تَابَتْ، وَإِلاَّ قُتِلَتْ “Mervan’?n annesi olan bir kad?n mürtet olunca Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] ona Müslüman olmas?n?n teklif edilmesini, t?vbe etmezse ?ldürülmesini emretti.” [ed-Darukutni ve el-Beyhaki tahric etti] Fakihlerin geneli bu hadisi kullanm??lard?r. Nitekim ?bn-u Kudame Mu?ni’de, Maverdi el-Havi’l Kebir’de ve Ahkam-u Sultaniye’de, Ebû ?shak ?irazi Muhzib’te, Rafiî ?erh-ul Kebir’de, Bagavi et-Tehzib’te ve ?bn-ul Cevzi et-Tahkik’te bu hadisle istidlalde bulunmu?lard?r. Dolay?s?yla hasen say?l?r ve onunla amel edilir. Yani ?ldürülmeden ?nce mürtet t?vbe ettirilir.

Bu, mürtedin kendisi aç?s?ndand?. ?slam üzerine do?mayan çocuklar?na gelince; yani bir Müslüman mürtet oldu?unda ?ldürülmez ve Nasrani veya Yahudi veya mü?rik olmas? gibi d?ndü?ü din üzerinde kalarak bu ?ekilde devam eder ve o bu hal üzere iken Nasrani veya Yahudi veya mü?rik çocuklar? olursa çocuklar? mürtet say?l?p onlara mürtet muamelesi mi yap?l?r yoksa üzerine do?duklar? dinin ehli gibi mi say?l?rlar? Bunun cevab? ??yledir: Mürtedin irtad etmeden ?nce do?an çocuklar? kesinlikle Müslüman say?l?r. E?er irtidad?nda babalar?na tabi olurlarsa onlara mürtetlere muamele edildi?i gibi muamele edilir. Ancak irtad etmesinden sonra kafir veya mürtet bir e?ten çocuklar? olursa onlar kafir say?l?rlar mürtet say?lmazlar. Dolay?s?yla onlara üzerine do?duklar? din ehline muamele edildi?i gibi muamele edilir. Dolay?s?yla da küfründen sonra mürtedin kafir veya mürtet bir e?inden do?an herkes onun küfrü ile mahkum edilir. Cünkü o, kafir ebeveynden do?mu?tur. E?er ebeveyn Yahudi veya Nasrani, yani ehl-i kitaptan olurlarsa onlara ehl-i kitaba muamele edildi?i gibi muamele edilir ve mü?rik olurlarsa mü?riklere muamele edildi?i gibi muamele edilir. Cünkü ?bn-u Mesud’dan ?u hadis rivayet edilmi?tir: أَنَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَمَّا أَرَادَ قَتْلَ أَبِيكَ (عقبة بن أبي معيط) قَالَ مَنْ لِلصِّبْيَةِ قَالَ النَّارُ “Sallallahu Aleyhi ve Sellem, baban? -Ukbe ?bn-u Ebî Muit’i- ?ldürmek istedi?inde dedi ki: “Cocuklara ne var?” Sallallahu Aleyhi ve Sellem dedi ki: “Ate?.” [Ebû Davud ile el-Hakim rivayet edip sahih dedi ve ez-Zehebi de muvafakat etti] ed-Darukutni’nin rivayetinde ise ??yle geçmi?tir: النَّارُ لَهُمْ وَلأَبِيهِمْ “Onlar ve babalar? için ate? var.” Cünkü Sahih-il Buhari’de cihat kitab?n?n Ehl-id Dâr bab?nda ??yle sabit olmu?tur: ?bn-u Abbas’tan o da es-Sa’b ?bn-u Cusame’den ??yle dedi?i rivayet edilmi?tir: مَرَّ بِيَ النَّبِيُّ بِالأَبْوَاءِ - أَوْ بِوَدَّانَ - وَسُئِلَ عَنْ أَهْلِ الدَّارِ، يُبَيَّتُونَ مِنْ الْمُشْرِكِينَ فَيُصَابُ مِنْ نِسَائِهِمْ وَذَرَارِيِّهِمْ، قَالَ: هُمْ مِنْهُمْ “Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Ebva -veya Veddan’da bana u?ram??t?. Kendisine gece bask?n? yap?lan mü?riklerin ev halk? soruldu. Cünkü bu bask?nlarda onlar?n kad?nlar? ve çocuklar? da isabet al?yordu. Dedi ki: “Onlar da onlardand?r.” Dolay?s?yla kafir ebeveynden do?an herkes kafir say?l?r ve hükmü kafirlerin hükmü gibidir. Buna g?re ?slam’dan irtad edip Dürzi, Bahai ve Kadyani gibi gayri ?slami bir f?rka haline gelenlere mürtetlere muamele edildi?i gibi muamele edilmez. Cünkü irtad edenler onlar de?ildir ki onlara mürtetlere muamele edildi?i gibi muamele edilsin. Bilakis irtad edenler onlar?n atalar?d?r ve onlar kafir ebeveynden do?mu?lard?r. Dolay?s?yla onlara küfürle hükmedilir ve kafirlere muamele edildi?i gibi muamele edilir. Mademki bu kimseler, ehl-i kitap dinlerinden bir dine, yani Nasranili?e veya Yahudili?e d?nmediler o halde onlara mü?riklere muamele edildi?i gibi muamele edilir. Mesela kestikleri yenmez ve kad?nlar?yla evlenilmez. Cünkü gayrimüslimler ya ehl-il kitaptan say?l?rlar yada ehl-i kitap d???ndan -yani mü?riklerden- say?l?rlar bunlar?n bir üçüncüsü yoktur. Bunun içindir ki Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Hasan ?bn-u Muhammed ?bn-ul Hanefi’nin rivayet etti?i ?u hadiste Hacer Mecusileri hakk?nda ??yle demi?tir: فَمَنْ أَسْلَمَ قُبِلَ مِنْهُ، وَمَنْ لَمْ يُسْلِمْ ضُرِبَتْ عَلَيْهِ الجِزْيَةُ، غَيْرَ نَاكِحِي نِسَائِهِمْ وِلاَ آكِلِي ذَبَائِحِهِمْ “Kim Müslüman olursa ondan kabul edilir. Kim de Müslüman olmazsa ona cizye koyulur. Onlar?n kad?nlar?yla nikahlan?lmaz ve kestikleri yenilmez.” [Haf?z, ed-Diraye’de Abdurrezzak ile ?bn-u Ebi ?eyba’n?n tahric etti?ini ve isnad? ceyyid mürsel oldu?unu s?yledi] Lübnan’daki ?ihap ailesinin durumunda oldu?u gibi ?slam’dan irtad eden ve Nasrani olanlar?n zürriyetine gelince; bunlar?n babalar? Müslümand? Nasranili?e d?ndüler ve zürriyetleri Nasranilik dini üzerine gelmi?tir. Bu kimselere ve benzerlerine ehl-i kitaba muamele edildi?i gibi muamele edilir.

Maddenin (d ve e) f?kralar?na gelince; bunlar?n delili Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Yahudiler ile Nasranilerin içki içmelerini ikrar etti?i gibi evliliklerini ve bo?anmalar?n? da ikrar etmi?tir. Dolay?s?yla Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ikrar?, amm delil için bir tahsis olmaktad?r. Ancak Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in evlilik ve bo?anmay? ikrar etmesi e?lerin kafir olmas? halindedir. Ancak koca Müslüman kar?s? da Nasrani veya Yahudi olursa onlar hakk?nda ?er’i hükümler tatbik edilir. Kar?n?n Müslüman kocan?n kafir olmas? ise imkans?zd?r. Cünkü bu, Allahuteala’n?n ?u kavlinden dolay? bat?ld?r: فَلا تَرْجِعُوهُنَّ إِلَى الْكُفَّارِ لا هُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّ “Onlar? kafirlere geri g?ndermeyin. Bunlar onlara helal de?ildir. Onlar da bunlara helal olmazlar.” [Mümtahina 10] Dolay?s?yla Müslüman bir kad?n?n gayrimüslim bir erkekle evlenmesi kesinlikle helal olmaz. E?er evlenirse evlili?i bat?l olur.

Maddenin (f) f?kras?na gelince; ?slam hükümlerinin tamam?n?n infaz edilmesi aç?s?ndan olup bunun delili yukar?da geçen kafirin usulle ve füruyla mükellef ve ?slam hükümlerinin hepsiyle sorumlu olmas?d?r. Bu ise genel olup ?slam’?n sultas? alt?nda ya?ayan zimmiyi de zimmi olmayan? da kapsar. Dolay?s?yla ister zimmi ister muahid isterse müstemin olsun dâr-ul ?slam’a dahil olan kafirlerin hepsine akait ve akaitten say?lan her fiil ve Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ikrar etti?i her fiilin d???nda ?slam’?n hükümlerinin tatbik edilmesi gerekir. Ancak sefirler ve bu kabilden olan kimseler bundan müstesna edilirler. Zira onlara ukubat hükümleri tatbik edilmez ve diplomatik dokunulmazl?k denilen ?ey verilir. Cünkü Ahmed, ?bn-u Abbas’tan ??yle dedi?ini rivayet etmi?tir: جَاءَ ابْنُ النَّوَّاحَةِ وَابْنُ أُثَالٍ، رَسُولاَ مُسَيْلِمَةَ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ لَهُمَا: أَتَشْهَدَانِ أَنِّي رَسُولُ اللَّهِ؟ قَالاَ: نَشْهَدُ أَنَّ مُسَيْلِمَةَ رَسُولُ اللَّهِ، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: آمَنْتُ بِاللَّهِ وَرُسُلِهِ، لَوْ كُنْتُ قَاتِلاً رَسُولاً لَقَتَلْتُكُمَا، قَالَ عَبْدُ اللَّهِ: قَالَ: فَمَضَتِ السُّنَّةُ أَنَّ الرُّسُلَ لاَ تُقْتَلُ  “?bn-u Nevvâha ve ?bn-u Usel, Müseyleme’nin iki elçisi olarak Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e geldiler. Onlara dedi ki: “Benim Allah’?n resulü oldu?uma ?ahadet eder misiniz?” Dediler ki: “Müseyleme’nin Allah’?n resulü oldu?una ?ehadet ederiz.” Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] dedi ki: “Allah’a ve resullerine iman ettim. E?er elçileri ?ldüren olsayd?m kesinlikle sizi ?ldürürdüm.” Abdullah dedi ki: “B?ylece elçilerin ?ldürülmemesi sünnet oldu.” [Ahmed tahirc etti ve el-Haysemi hasen dedi] Dolay?s?yla bu hadis, kafirlerden gelen elçilerin ?ldürülmesinin haram ve di?er ukubatlar?n da ?ldürme gibi oldu?una delalet etmektedir. Ancak bu, elçi, maslahatgüzar ve bu ?ekilde olan kimseler gibi kendilerine elçi s?fat?n?n intibak etti?i kimseler için geçerlidir. Konsolos, ticari ate?e ve benzerleri gibi kendilerine elçi s?fat?n?n intibak etmedi?i kimselere gelince; bu ikisi gibilerin dokunulmazl??? yoktur. Cünkü bunlara elçi s?fat? intibak etmez. Bu hususta devletleraras? ?rfe müracaat edilir. Cünkü bu, ist?lahî bir laf?z olup vak?as?n? ??renmek için ?rfe müracaat edilir ki bu, menat?n tahkiki, yani bunun elçilerden olup olmad???n?n bilinmesi bab?ndand?r.