Valiler Halife taraf?ndan, âmiller ise halife taraf?ndan ve kendilerine salahiyet verildi?i takdirde valiler taraf?ndan tayin edilirler. Muavinlerdeki ?artlar?n vali ve âmillerde de bulunmas? ?artt?r. Erkek, hür, Müslüman, bâli?, âkil, âdil ve tayin edildikleri idarede kifayet ehlinden olmal?, takva ehli ve kuvvetli kimselerden seçilmelidirler.
Madde 53
Evidence
Bu maddenin delili; Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ve sonras?nda sahâbenin amelidir. Zira beldelere valilerin veya emirlerin tayin edilmesi i?ini üstlenen bizzat Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] idi ve Amr ?bn-u Hazm’?n durumunda oldu?u gibi onlar? vilayetlerin tamam?na at?yordu ki onu Yemen’in tamam?na vali yapm??t?r. Ayn? ?ekilde Muaz ?bn-u Cebel ile Ebî Musa’n?n durumunda oldu?u gibi onlardan her birini vilayetin bir k?sm?na tayin ediyordu. Nitekim o ikisinden her birini bir di?erinden müstakil olan Yemen’in mihlaf?na (b?lgesine) tayin etmi? ve onlara ??yle demi?tir: يَسِّرَا وَلا تُعَسِّرَا، وَبَشِّرَا وَلا تُنَفِّرَا، وَتَطَاوَعَا “Kolayla?t?r?n?z zorla?t?rmay?n?z! Müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz! (Hükümde) ihtilaf etmeyiniz!” [Ebî Musa kanal?yla muttefekun aleyh] Valinin vilayetinde âmiller tayin etmesinin caiz olmas?na gelince; halifenin valiyi tayin ederken ona âmiller atama hakk? vermeye hakk? olmas?ndan al?nm??t?r. Muavinlere ko?ulan ?artlar?n valilere de ?art ko?ulmas? ise valinin muavin gibi y?netimde halifenin naibi olmas?ndan al?nm??t?r. Zira o, bir y?neticidir. Dolay?s?yla halife için ?art ko?ulan onun için de ?art ko?ulur. Zira halife için ?art ko?ulanlar muavin için de ?art ko?ulur. Dolay?s?yla onun erkek olmas? ?art? ko?ulur ki bu Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ?u kavlinden dolay?d?r: لَنْ يُفْلِحَ قَوْمٌ وَلَّوْا أَمْرَهُمُ امْرَأَةً “Emirlerini (y?netimlerini) bir kad?na tevdî eden bir toplum asla iflah olmayacakt?r.” [el-Buhari, Ebî Bekre kanal?yla rivayet etti] Hadisteki velâyetten maksat [أَمْرَهُمُ] “Emirlerini (y?netimlerini)” kavli deliline binaen y?netimdir ve [أَمْرَهُمُ] “Emirlerini (y?netimlerini)” kelimesi vali ve velâyet e?li?inde geldi?inde vali ve velâyet kelimesinin manas? y?netim ve sultan demek olur. B?ylece vali için ?u ?artlar ko?ulur:
Hür olmal?d?r. Cünkü k?le kendisinin maliki de?ildir. Dolay?s?yla ba?kas? üzerine y?netici olamaz. Keza Allahuteala’n?n ?u kavlinden dolay? Müslüman olmal?d?r: وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلاً “Muhakkak ki Allah, kafirler için müminler aleyhine asla bir yol (egemenlik) k?lmayacakt?r!” [en-Nîsâ 141]
?u hadisten dolay? akil bali? olmal?d?r: رُفِعَ الْقَلَمُ عَنْ ثَلاَثَةٍ “Kalem (sorumluluk) ?u üç ki?iden kald?r?lm??t?r:” [Ebû Davud, Ali ?bn-u Ebî Talib RadiyAllahu Anh kanal?yla rivayet etti] Bu hadiste ??yle geçmi?tir: عَنْ الصَّبِيِّ حَتَّى يَبْلُغَ... وَعَنْ الْمَعْتُوهِ حَتَّى يَبْرَأَ “Bulu?a erinceye kadar sabiden… akl? ba??na gelinceye kadar akl? gidenden…” Ebû Davud’un, Ali ?bn-u Ebî Talib [RadiyAllahu Anh]’dan ba?ka bir rivayetinde ise Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ??yle buyurdu?unu rivayet etti: رُفِعَ الْقَلَمُ عَنْ ثَلاثَةٍ عَنِ الْمَجْنُونِ الْمَغْلُوبِ عَلَى عَقْلِهِ حَتَّى يَفِيقَ وَعَنِ النَّائِمِ حَتَّى يَسْتَيْقِظَ وَعَنِ الصَّبِيِّ حَتَّى يَحْتَلِمَ “Kalem (sorumluluk) ?u üç ki?iden kald?r?lm??t?r: Akl? ba??na gelinceye kadar deliden, uyan?ncaya kadar uyuyandan, ihtilam oluncaya kadar sabiden.” Ayn? ?ekilde Ahmed, Ai?e [RadiyAllahu Anha]’den Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ??yle buyurdu?unu rivayet etti: رُفِعَ الْقَلَمُ عَنْ ثَلَاثَةٍ عَنْ الصَّبِيِّ حَتَّى يَحْتَلِمَ وَعَنْ النَّائِمِ حَتَّى يَسْتَيْقِظَ وَعَنْ الْمَعْتُوهِ حَتَّى يَعْقِلَ... “Kalem (sorumluluk) ?u üç ki?iden kald?r?lm??t?r: ?htilam oluncaya kadar sabiden, uyan?ncaya kadar uyuyandan, ak?llan?ncaya kadar akl? ba??ndan gidenden...” Uzerinden kalemin (sorumlulu?un) kald?r?ld??? kimse ise mükellef de?ildir. O halde kalemin kald?r?lmas? y?netimin kald?r?lmas?d?r. Dolay?s?yla hükümlerin infaz?n?, yani otoriteyi üstlenmesi sahih olmaz.
Adil olmas? ?art? da ko?ulur. Cünkü Allah, ?ahidin adil olmas?n? ?art ko?mu?tur. Dolay?s?yla y?netici için ?art ko?ulmas? evla bab?ndand?r ki bu da Allahuteala’n?n ?u kavlinden dolay?d?r: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ جَاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَإٍ فَتَبَيَّنُوا “Ey iman edenler! Fas?k bir kimse size bir haber getirdi?inde onu ara?t?r?n?z.” [el-Hucurat 6] Dolay?s?yla Allah, fas???n s?zünün ara?t?r?lmas?n? emretmi?tir. Y?neticinin hükmü ise ara?t?r?lmaks?z?n al?nmal?d?r. Dolay?s?yla y?neticinin, s?zünün ancak hükmünün ara?t?r?lmas? ile kabul edilen kimselerden olmas? caiz de?ildir. Kifayet ehlinden ve kendisine tevdî edilen y?netim i?lerini yapmaya muktedir birisi olmas? ?art? ko?ulur. Cünkü Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], kendisini vilayet valisi yapmas?n? istedi?inde Ebî Zerr’e ??yle demi?tir: إِنِّي أَرَاكَ ضَعِيفًا “Seni zay?f olarak g?rüyorum.” [Muslim, Ebî Zerr kanal?yla tahric etti] Ba?ka bir rivayette ise ??yle geçmi?tir: يَا أَبَا ذَرٍّ، إِنَّكَ ضَعِيفٌ، وَإِنَّهَا أَمَانَة “Ey Ebâ Zerr! Sen zay?fs?n, (âmillik) ise bir emanettir.” ??te bu hadis, zay?f, yani y?netimin yükünü ta??maktan aciz olan bir kimsenin vali olmaya uygun olmayaca??na dair bir delildir.
Sallallahu Aleyhi ve Sellem valilerini, y?netime elveri?li ve takvas? ile me?hur ilim sahiplerinden seçerdi. Yine onlar?, üstlendikleri i?leri en güzel ?ekilde yapmak için didinen ve raiyyenin kalplerini iman ile ve devletin heybeti ile dolduran kimselerden seçerdi. Süleyman ?bn-u Burayde babas?ndan ??yle dedi?ini rivayet etti: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ إِذَا أَمَّرَ أَمِيرًا عَلَى جَيْشٍ أَوْ سَرِيَّةٍ أَوْصَاهُ فِي خَاصَّتِهِ بِتَقْوَى اللَّهِ وَمَنْ مَعَهُ مِنَ الْمُسْلِمِينَ خَيْرًا ... “Resulullah bir ordu veya bir seriyyenin ba??na bir emir tayin etti?i zaman, ?zel olarak ona Allah’a kar?? takval? olmay? ve beraberindeki Müslümanlara da hay?r tavsiye ederdi.” Vali ise vilayeti üzerinde emirdir. Dolay?s?yla bu hadisin kapsam?na girer.
Hür olmal?d?r. Cünkü k?le kendisinin maliki de?ildir. Dolay?s?yla ba?kas? üzerine y?netici olamaz. Keza Allahuteala’n?n ?u kavlinden dolay? Müslüman olmal?d?r: وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلاً “Muhakkak ki Allah, kafirler için müminler aleyhine asla bir yol (egemenlik) k?lmayacakt?r!” [en-Nîsâ 141]
?u hadisten dolay? akil bali? olmal?d?r: رُفِعَ الْقَلَمُ عَنْ ثَلاَثَةٍ “Kalem (sorumluluk) ?u üç ki?iden kald?r?lm??t?r:” [Ebû Davud, Ali ?bn-u Ebî Talib RadiyAllahu Anh kanal?yla rivayet etti] Bu hadiste ??yle geçmi?tir: عَنْ الصَّبِيِّ حَتَّى يَبْلُغَ... وَعَنْ الْمَعْتُوهِ حَتَّى يَبْرَأَ “Bulu?a erinceye kadar sabiden… akl? ba??na gelinceye kadar akl? gidenden…” Ebû Davud’un, Ali ?bn-u Ebî Talib [RadiyAllahu Anh]’dan ba?ka bir rivayetinde ise Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ??yle buyurdu?unu rivayet etti: رُفِعَ الْقَلَمُ عَنْ ثَلاثَةٍ عَنِ الْمَجْنُونِ الْمَغْلُوبِ عَلَى عَقْلِهِ حَتَّى يَفِيقَ وَعَنِ النَّائِمِ حَتَّى يَسْتَيْقِظَ وَعَنِ الصَّبِيِّ حَتَّى يَحْتَلِمَ “Kalem (sorumluluk) ?u üç ki?iden kald?r?lm??t?r: Akl? ba??na gelinceye kadar deliden, uyan?ncaya kadar uyuyandan, ihtilam oluncaya kadar sabiden.” Ayn? ?ekilde Ahmed, Ai?e [RadiyAllahu Anha]’den Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ??yle buyurdu?unu rivayet etti: رُفِعَ الْقَلَمُ عَنْ ثَلَاثَةٍ عَنْ الصَّبِيِّ حَتَّى يَحْتَلِمَ وَعَنْ النَّائِمِ حَتَّى يَسْتَيْقِظَ وَعَنْ الْمَعْتُوهِ حَتَّى يَعْقِلَ... “Kalem (sorumluluk) ?u üç ki?iden kald?r?lm??t?r: ?htilam oluncaya kadar sabiden, uyan?ncaya kadar uyuyandan, ak?llan?ncaya kadar akl? ba??ndan gidenden...” Uzerinden kalemin (sorumlulu?un) kald?r?ld??? kimse ise mükellef de?ildir. O halde kalemin kald?r?lmas? y?netimin kald?r?lmas?d?r. Dolay?s?yla hükümlerin infaz?n?, yani otoriteyi üstlenmesi sahih olmaz.
Adil olmas? ?art? da ko?ulur. Cünkü Allah, ?ahidin adil olmas?n? ?art ko?mu?tur. Dolay?s?yla y?netici için ?art ko?ulmas? evla bab?ndand?r ki bu da Allahuteala’n?n ?u kavlinden dolay?d?r: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ جَاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَإٍ فَتَبَيَّنُوا “Ey iman edenler! Fas?k bir kimse size bir haber getirdi?inde onu ara?t?r?n?z.” [el-Hucurat 6] Dolay?s?yla Allah, fas???n s?zünün ara?t?r?lmas?n? emretmi?tir. Y?neticinin hükmü ise ara?t?r?lmaks?z?n al?nmal?d?r. Dolay?s?yla y?neticinin, s?zünün ancak hükmünün ara?t?r?lmas? ile kabul edilen kimselerden olmas? caiz de?ildir. Kifayet ehlinden ve kendisine tevdî edilen y?netim i?lerini yapmaya muktedir birisi olmas? ?art? ko?ulur. Cünkü Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], kendisini vilayet valisi yapmas?n? istedi?inde Ebî Zerr’e ??yle demi?tir: إِنِّي أَرَاكَ ضَعِيفًا “Seni zay?f olarak g?rüyorum.” [Muslim, Ebî Zerr kanal?yla tahric etti] Ba?ka bir rivayette ise ??yle geçmi?tir: يَا أَبَا ذَرٍّ، إِنَّكَ ضَعِيفٌ، وَإِنَّهَا أَمَانَة “Ey Ebâ Zerr! Sen zay?fs?n, (âmillik) ise bir emanettir.” ??te bu hadis, zay?f, yani y?netimin yükünü ta??maktan aciz olan bir kimsenin vali olmaya uygun olmayaca??na dair bir delildir.
Sallallahu Aleyhi ve Sellem valilerini, y?netime elveri?li ve takvas? ile me?hur ilim sahiplerinden seçerdi. Yine onlar?, üstlendikleri i?leri en güzel ?ekilde yapmak için didinen ve raiyyenin kalplerini iman ile ve devletin heybeti ile dolduran kimselerden seçerdi. Süleyman ?bn-u Burayde babas?ndan ??yle dedi?ini rivayet etti: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ إِذَا أَمَّرَ أَمِيرًا عَلَى جَيْشٍ أَوْ سَرِيَّةٍ أَوْصَاهُ فِي خَاصَّتِهِ بِتَقْوَى اللَّهِ وَمَنْ مَعَهُ مِنَ الْمُسْلِمِينَ خَيْرًا ... “Resulullah bir ordu veya bir seriyyenin ba??na bir emir tayin etti?i zaman, ?zel olarak ona Allah’a kar?? takval? olmay? ve beraberindeki Müslümanlara da hay?r tavsiye ederdi.” Vali ise vilayeti üzerinde emirdir. Dolay?s?yla bu hadisin kapsam?na girer.