Halife tenfîz için bir muavin tayin eder. Tenfîz muavininin i?i; yönetimden de?il idarî i?lerdendir. Dairesi de dahilî ve haricî cihetler için halifeden sad?r olan hususlar? infaz eden ve bu cihetlerden gelenleri halifeye ula?t?ran bir cihazd?r. A?a??daki i?lerde halifeden ald???n? di?erlerine, di?erlerinden ald???n? da halifeye ula?t?ran, halife ile di?erleri aras?nda bir vas?tad?r:
Tebaa ile ili?kiler
Devletleraras? ili?kiler
Ordu veya askeriye
Ordudan ba?ka di?er devlet cihazlar?
16 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence
Tenfîz veziri, halifenin infazda, izlemede ve uygulamada kendisine yard?mc? olmak ve halife ile devlet cihazlar?, raiyye ile d??ar? aras?nda, kendisine bildiren (iletim) ve kendisinden bildiren (geri bildirim) bir vas?ta (arac?) olmak üzere tayin etti?i vezirdir. O, i?lerin infaz?nda yard?mc?d?r, i?lerin ba??na velâyet ile geçmez ve tayin de edilmez. ??i ise idarî i?lerdendir, y?netimden de?ildir. Dairesi de halifeden dahili ve harici cihetlere y?nelik olarak gidenleri infaz eden ve bu cihetlerden halifeye y?nelik olarak gelenleri kendisine ileten bir cihazd?r. Dolay?s?yla halife ile di?erleri aras?nda, kendisine bildiren ve kendisinden bildiren bir vas?tad?r.
Tenfîz veziri, Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] ve ra?idi halifeler d?neminde [الكاتب] “katip” [Sekreter] olarak adland?r?l?yordu. Sonra [صاحب ديوان الرسائل أو المكاتبات] “Mesajlar veya Yaz??malar Divan? Sahibi” [Mesajlar veya Yaz??malar Bürosu Müdürü] olarak adland?r?l?r oldu. Daha sonra [كاتب الإنشاء] “yaz??ma katibi” [?zel Kalem Sekreteri] veya [صاحب ديوان الإنشاء] “Yaz??ma Divan? Sahibi” [?zel Kalem Dairesi Müdürü] olarak devam etti. Nihayet fakihler nezdinde [وزير التنفيذ] “tenfîz veziri” olarak adland?r?ld?.
Mezkur d?rt husustaki i?lerine gelince; Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] ve ra?idi halifeler d?neminde sahâbenin g?zü ?nündeki [الكاتب] “katip” ile ilgili delillerin istikras? sonucunda i?lerinin ?unlar oldu?u g?rülür:
* Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Necran halk?na mektubu: Ebû Ubeyde, el-Emvâl’de Ebî Melîh el-Hezelî’den rivayet etti ki bunun sonu ??yledir: شَـهِـدَ بِذَلِكَ عُـثْـمَـانُ بْـنُ عَفَّانَ وَمُعَيْقِيبُ، وَكَتَبَ “Buna Osman ?bn-u Affân ile Mu’ayk?b ?ahit oldu ve yazd?.” Ebû Yusuf da Kitâb-ul Harâc’da rivayet etti ve Katib’in el-Mu?îra ?bn-ul ?u’be oldu?unu zikretti. Sonra Ebû Yusuf, Ebî Bekir’in onlara mektubunu ve katibin el-Mu?îra oldu?unu zikretti. Sonra ?mer’in mektubunu ve kâtibin Mu’ayk?b oldu?unu zikretti. Sonra Osman’?n onlara mektubunu ve kâtibin yard?mc?s? Humrân oldu?unu zikretti. Sonra Ali’nin mektubunu ve kâtibinin Abdullah ?bn-u Ebî Rafi’ oldu?unu zikretti.
* Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Temîm ed-Dârî’ye Mektubu: Ebû Yusuf, el-Harâc’da bunu zikretti ve ??yle dedi: قَامَ تَمِيمٌ الدَّارِيُّ وَهُوَ تَمِيمُ بْنُ أَوْسٍ - رَجُلٌ مِنْ لَخْمٍ - فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ لِي جِيرَةً مِنَ الرُّومِ بِفِلَسْطِينَ، لَهُمْ قَرْيَةٌ يُقَالُ لَهَا حِبْرَى، وَأُخْرَى يُقَالُ لَهَا عَيْـنُونُ، وَإِنْ فَتَحَ اللَّهُ عَلَيْكَ الشَّامَ فَهَبْهُمَا لِي، فَقَالَ: هُمَا لَكَ. قَالَ: فَاكْـتُبْ لِي بِذَلِكَ، فَكَتَبَ لَهُ: بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ، هَذَا كِتَابٌ مِنْ مُحَمَّدٍ رَسُولِ اللَّهِ لِِتَمِيمِ بْنِ أَوْسِ الدَّارِيِّ، أَنَّ لَهُ قَرْيَةَ حِبْرَى وَبَيْتَ عَيْـنُونَ قَرْيَتُهَا كُلُّهَا، وَسَهْلُهَا وَجَبَلُهَا وَمَاؤُهَا وَحَرْثُهَا وَأَنْبَاطُهَا وَبَقَرُهَا وَلِعَقِبِهِ مِنْ بَعْدِهِ، لاَ يُحَاقُّهُ فِيهَا أَحَدٌ، وَلاَ يُلْحِدُ عَلَيْهِمْ أَحَدٌ بِظُلْمٍ، فَمَنْ ظَلَمَ وَأَخَذَ مِنْهُمْ شَيْئاً فَإِنَّ عَلَيْهِ لَعْنَةَ اللَّهِ وَالمَلاَئِكَةِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ. وَكَتَبَ عَلِيٌ “Temîm ed-Dârî -ki o, Lehem’den bir adam olan Temîm ?bn-u Evs’tir- aya?a kalkarak ??yle dedi: “Yâ Resulullah! Benim Filistin’de Rum kom?ular?m var. Onlar?n, birine Hibra, di?erine Aynûn denilen k?yleri var. Allah sana ?am’?n fethini lütfederse, bu ikisini bana verir misin?” ??yle buyurdu: “O ikisi senindir.” Bunun üzerine dedi ki: “?yleyse bunu benim için yazd?r.” O da ??yle yazd?rd?: “Rahmân ve Rahîm olan Allah’?n ad?yla. Bu, Allah’?n Resulü Muhammed’den Temîm ?bn-u Evs ed-Dârî’ye bir yaz?d?r. Hibra k?yü ile Beyt Aynûn k?yü, ovalar?, da?lar?, sular?, tarlalar?, bitkileri ve s???rlar? ile, bütünüyle kendisine, kendisinden sonra da nesline aittir. Oralarda kimse hak iddias?nda bulunmas?n, kimse onlara haks?zl?k etmeye kalk??mas?n. Her kim onlardan bir ?eyi alarak haks?zl?k yaparsa Allah’?n, Meleklerin ve tüm insanlar?n laneti onun üzerine olsun!” Bunu Ali yazd?.” Ebî Bekir de y?netime gelince onlara bir mektup yazd? ki nüshas? ??yledir: بسم الله الرحمن الرحيم، هذا كتاب من أبي بكر أمين رسول الله الذي استخلف في الأرض، كتبه للداريين، أن لا يفسد عليهم ما بيدهم من قرية حبرى وعينون، فمن كان يسمع ويطيع لله فلا يفسد منهما شيئاً، وليقم عمودي البابين عليهما، وليمنعهما من المفسدين “Rahmân ve Rahîm olan Allah’?n ad?yla. Bu, yeryüzünde halife k?l?nan, Resulullah’?n emîni Ebî Bekir’den ed-dârîlere bir yaz?d?r. Ellerindeki Hibra ve Aynûn k?ylerinden dolay? kendilerine bozgunculuk yap?lmas?n! Her kim Allah’? i?itip itaat ediyorsa, o ikisinden hiçbir ?eyi ifsat etmesin. ?nlerine iki kap? sütun dikilsin ve bozgunculardan men edilsin.”
b- Devletleraras? ili?kiler hakk?ndaki ?rnekler:
Hudeybiye Anla?mas?: Nitekim el-Buhari’nin el-Misver ve Mervan yoluyla rivayetinde ??yle geçti: فَدَعَا النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الكَاتِبَ ... “Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] katibi ça??rd?…” Ebû Yusuf, Kitâb-ul Harâc’daki rivayetinde ??yle dedi: وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَقَ وَالكَلْبِيُّ، زَادَ بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْضٍ فِي الحَدِيثِ، وَفِيهِ: وَقَالَ: اكْـتُـبُوا ... “Muhammed ?bn-u ?shak ve el-Kilbî bana hadis olarak bildirdi ki baz?lar? hadiste baz?lar?ndan ziyadede bulundu. Dedi ki: ‘Yaz?n!..” Ancak katibin ismini zikretmedi. ?bn-i Kesîr de rivayetinde ??yle dedi: قَالَ ابْنُ إِسْحَقَ قَالَ الزُّهْرِيُّ ... ثُمَّ دَعَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبَ رضي الله عنه فَقَالَ: اكْتُبْ ... “?bn-u ?shak dedi ki ez-Zuhrî dedi ki… Sonra Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Ali ?bn-u Ebî Talib [RadiyAllahu Anh]’i ça??rd? ve dedi ki: ‘Yaz!..” Ebû Ubeyde’nin, el-Emvâl’de ?bn-u Abbas’tan rivayetinde ??yle geçti: ... فَقَالَ لِعَلِيٍّ: أُكْـتُبْ يَا عَلِيُّ ... “…Ali’ye dedi ki: ‘Yaz, yâ Ali!’…” Yine el-Hakim’in ?bn-u Abbas’tan yapt???, ez-Zehebî’nin sahihleyip muvafakat verdi?i rivayetinde de ??yle geçti: ... اُكْـتُبْ يَا عَلِيُّ ... “…’Yaz, yâ Ali!’…” Bu anla?man?n metni me?hurdur ve burada zikretmeye lüzum yoktur.
c- Ordu veya asker hakk?nda yaz??malardan ?rnekler:
Ebî Bekir’in Hâlid’e ?am’a sefer düzenlemesini emretti?i mektubu: Ebû Yusuf, Kitâb-ul Harâc’da ??yle dedi: وكان خالد أراد أن يتخذ الحيرة داراً يقيم بها، فأتاه كتاب أبي بكر يأمره بالمسير إلى الشام مدداً لأبي عبيدة والمسلمين ... “Hâlid, el-Hîra’y? yerle?mek istedi?i bir mekan (karargah) edinmek istedi?i bir s?rada kendisine Ebû Bekir’in mektubu ula?t? ki kendisine Ebî Ubeyde ile Müslümanlara destek olmak üzere ?am’a sefer düzenlemesini emrediyordu…”
d- Devletin ordu d???ndaki cihazlar? hakk?ndaki bu tür mesajla?malardan ve yaz??malardan ?rnekler:
Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Muaz’a ??ür hakk?ndaki mektubu: Yahya ?bn-u Adem, Kitâb-ul Harâc’da el-Hasen’den ??yle dedi?ini rivayet etti: كَتَبَ رَسُولُ اللَّهِ إِلَى مُعَاذٍ بِالْيَمَنِ: فِيمَا سَقَتِ السَّمَاءُ أَوْ سُقِيَ غَيْلاً العُشْرُ، وَمَا سُقِيَ بِالغَرْبِ فَنِصْفُ العُشْرِ “Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Yemen’deki Muaz’a ??yle yazd?: “Ya?mur veya akarsu ile sulanan (tarlalardan) bir ??ür, k?rba ile sulanan (tarlalardan) yar?m ??ür al?n?r.” e?-?i’bî’den de bir benzeri rivayet edildi. ?bn-u Ebî ?eybe ise bu hadisi el-Musannef adl? eserinde el-Hakem’den rivayet etti.
Hakeza halifenin yaz??malar?nda ihtiyaç duydu?u miktarda katipler tayin etme hakk? vard?r. Hatta tayin edilmedikleri takdirde vacibin ifas?n?n tamamlanamamas? halinde de vacip haddine kadar var?r. Nitekim sîret sahipleri, Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in yakla??k yirmi (20) katibi bulundu?unu zikrederler.
Related Articles
Madde50
Tenfîz muavini, Müslüman ve erkek olmal?d?r. Cünkü o, halifenin yak?n çevresindendir.
19
Madde51
Tenfîz muavininin, tefvîz muavini gibi halife ile do?rudan ba?lant?s? olmal?d?r. Tenfîz muavini, muavin say?l?r fakat onun muavinli?i y?netimde de?il ...