Halife kendisine, yönetim sorumlu?unu ta??yacak bir veya birden fazla tefvîz muâvini tayin eder. ??leri kendi görü?üne göre yürütmesi ve kendi içtihad?na göre yapt?rmas? için bu muavine tefvîz eder.
Halife vefat etti?inde tefvîz muâvinlerinin görevleri sona erer. Yaln?zca geçici emirlik süresince görevlerine devam ederler.
21 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence
Bu maddenin delili; et-Tirmizi’nin tahric etti?i ?u hadistir. Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] ??yle buyurmu?tur: وَأَمَّا وَزِيرَايَ مِنْ أَهْلِ الأَرْضِ فَأَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ “Yeryüzü ehlinden iki vezirim ise Ebû Bekir ve ?mer’dir.” [el-Hakim ve et-Tirmizi Ebî Said el-Hudri’den tahric etti] Bu hadisi fakihlerin geneli kullanm?? ve alimlerin ço?u kabul etmi?tir. Dolay?s?yla bu hasen hadislerdendir. Dolay?s?yla da halifenin iki muavin tayin etmeye hakk? oldu?una dair ?er-i bir delil olmaktad?r. Hadiste onlara lügat manas? ile destekçi demek olan [وزير] “vezir” kelimesi ?tlak edilmi?tir. Nitekim Kuran-? Kerîm de vezir kelimesini, bu manada kullanm??t?r. Allahuteala ??yle buyurmu?tur: وَاجْعَل لِّي وَزِيرًا مِّنْ أَهْلِي“Ehlimden bana bir vezir k?l.” [Tâ-Ha 29] Yani muavin (destekçi) k?l demektir. Vezirlik Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] d?neminden beri vard?. Bunun delili ise et-Tirmizi’nin hadisinin metnidir. Ancak y?netim ile kaim olan bizzat Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] idi. Nitekim y?netimle kaim oldu?u i?lerle kaim olmay? Ebû Bekir ve ?mer’e verdi?ine delalet eden bir ?ey mevcut de?ildir. Ancak o ikisini vezir yapmas?, o ikisine kendisinin yard?mc?l??? salahiyetini, o ikisinden her birine kendisinin y?netimden kaim oldu?u i?lerle kaim olma salahiyeti verdi?ine delalet eder. Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in vefat?ndan sonra ?mer Ebî Bekir’in veziri idi ve halifenin kaim oldu?u y?netim i?leri ile kaim oluyordu. Bu o kadar zahirdi ki baz? sahabeler Ebî Bekir’e [والله ما ندري أنت الخليفة أم عمر] “Bilmiyoruz, ?mer mi halifedir, sen mi?” diyorlard?. [?bn-u Hanbel, Fedâil-i Sahâbe’de Nâfi’den rivayet etti] Ebî Bekir’in vefat?ndan sonra ?mer’in iki veziri Osman ile Ali idi ve ?mer’in kaim oldu?u y?netim i?leri ile kaim olma haklar? vard?. Ancak ?mer’in güçlü ?ahsiyetinin yan?nda yard?mc?lar?n?n i?leri Ebî Bekir yan?nda ?mer’de oldu?u gibi aç??a ç?km?yordu. Fakat Ali’nin güçlü ?ahsiyetinden dolay? ?mer d?neminde y?netim i?leri ile kaim oldu?u aç?kt?. ?mer’in vefat?ndan sonra Osman’?n iki veziri Ali ile Mervan idi. Ancak Ali, baz? i?lerden memnun de?ildi. Dolay?s?yla Osman ile birlikte i? yapt??? pek aç?k de?ildi. Sanki o uzak duruyor gibiydi. Ancak Mervan’?n vezirlik yapt???, yani y?netim i?leri ile kaim oldu?u aç?kt?. Keza halife, vezirini i?leri yürütmekle g?revlendiriyordu. Nitekim bu, muavinin (vezirin) varl??? bak?m?ndan ra?idi halifelerin her birinde has?l olmu?tur. Ancak muavinlerin i?leri yürütmesi birinden di?erine farkl?l?k arz ediyordu. Vezir kelimesinin lügat manas?ndan, yani balifenin yard?mc?s?ndan anla??lan o ki hilafet i?lerinde yard?mc? demektir. Madem ki vezir kelimesi mukayyet de?il mutlak olarak gelmi?tir o halde hilafet i?lerinin hepsinde halifenin yard?mc?s? olmaktad?r. Hadisten anla??lan i?te budur. Nitekim Ebî Bekir ile birlikte ?mer’den has?l olan bunu teyit etmektedir. Dolay?s?yla ?eran vezirin manas? hilafet i?lerinin hepsinde halifeye yard?m eden kimse olmaktad?r. Ancak o, bu salahiyeti halife gibi zati olarak almamaktad?r. Bilakis bu salahiyeti sadece vezirli?in halife taraf?ndan kendisine tevdî edilmesi ile almaktad?r. Halifenin “falan ki?iyi kendime vezir veya muavin tayin ettim yada bana ait olan hususlarda yerime naib k?ld?m veya benzeri ifadeleri” demesi gibi. Nitekim el-Maverdi, Ahkam-u Sultâniye isimli kitab?nda veziri, tefvîz veziri olarak isimlendirmi? ve bu manas?yla tarif ederek ??yle demi?tir: “Tefvîz vezirine gelince; imam?n, i?leri kendi g?rü?üne g?re yürütmekle ve kendi içtihad?na g?re infaz etmekle g?revlendirdi?i kimseyi vezir yapmas?d?r.” Ancak yapt??? her i?in mütalaas?n? halifeye sunmas? kaç?n?lmazd?r. Cünkü o bir muavindir halife de?ildir. Dolay?s?yla o tek ba??na müstakil olamaz. Bilakis küçük veya büyük olsun her i?in mütalaas?n? halifeye sunmal?d?r.
??te muavinin veya vezirin bu vak?as? ?eran demokratik nizamdaki vezirli?in (bakanl???n) vak?as?ndan tamamen farkl?d?r. Zira demokratik nizamda vezirlik (bakanl?k), hükümettir (bakanlar kuruludur). Hükümet ise muayyen bir topluluk vasf?yla y?netimle kaim olan fertler toplam?d?r. Zira onlar?n nezdinde y?netim, tek bir ki?iye de?il cemaate aittir. Yani emirlik ferdi de?il cemaidir (kolektiftir). Dolay?s?yla y?netim salahiyetinin tamam?na sahip olan y?netici, bizzat vizarettir (bakanl?kt?r), yani hep birlikte bakanlar?n toplam?d?r. Onlardan her hangi birisi y?netimin tamam?na kesinlikle sahip olamaz. Y?netim salahiyetinin tamam? ancak hep birlikte bakanl???n tamam?na (bakanlar kuruluna) hasredilmi?tir. Tek bir bakan ise y?netim sahalar?ndan bir sahaya tahsis edilen bir g?revi üstlenir ve bu y?nde bakanl???n toplu olarak kendisi için belirledi?i salahiyetlere sahip olur. Bu sahada kendisi için kararla?t?r?lmam?? olan salahiyetler onun için de?il bakanl???n salahiyetleri olarak kal?r.
?slam’da ise (demokratik ?ekil üzere) y?netimi kolektif biçimde elinde tutan bakanlar kurulu yoktur. Bilakis emirlik Allah’?n kitab? ve resulünün sünneti ile hükmetmesi için ümmetin kendisine biat etti?i halifeye aittir. Halife ise hilafetin yükünü kald?rmada kendisine yard?m etmeleri amac?yla kendisi için niyabet yoluyla genel bir g?revi ve umumi g?zetimi üstlenecek muavinler (tefvîz vezirleri) tayin eder. Dolay?s?yla onlar, lügat manas? ile vezirdirler, yani halifenin kendilerini tayin etti?i hususlarda onun muavinidirler. Bunun içindir ki ?slam’daki vezir ve vizaret mefhumu ile bunlar?n demokratik nizamdaki mefhumlar? aras?ndaki fark tamamen aç?kt?r. Madem ki demokrasinin vezir ve vizaret kelimeler ile kast etti?i mana ?u anda insanlara egemen olan manad?r ve vezir denildi?inde ancak demokratik manaya hamledilmektedir o halde kar???kl??? gidermek ve bizzat sadece ?er-i manay? tespit etmek için halifenin muavinine s?n?rlama yapmaks?z?n vezir ve vizaret laf?zlar?n?n ?tlak edilmesi sahih olmaz. Bilakis ona gerçek manas? olan muavin lafz? ?tlak edilir veya vezir yada vizaret lafz?na onu demokratik manadan uzakla?t?racak ve (tefviz veziri) denilmesi gibi yaln?zca ?slami manay? belirtecek bir s?n?rlama getirilir.
Muavin, halifenin emri ile tayin edilir ve azledilir. Halifenin vefat etmesi halinde, muavinlerin velâyetleri sona erer ve geçici emir d?nemi d???nda g?revlerini sürdüremezler. Sonra g?revlerini sürdürebilmek için yeni halifenin yeni tayinine ihtiyaç duyarlar, ayr?ca azil karar?na ihtiyaç duymazlar. Cünkü y?netimdeki velâyetleri, kendilerini muavin edinen halifenin vefat? ile zaten sona ermi?tir.
Related Articles
Madde43
Halife olma ?artlar? tefvîz muavini için de ?artt?r. Yani erkek, hür, Müslüman, bali?, âkil, adil ve mesul oldu?u i?lerde kifayet ehlinden kadir biri ...
18
Madde44
Tefvîz muavininin tayini ?u iki hususu kapsamal?d?r: Birincisi, umumi g?zetim ve ikincisi de niyabettir. Bunun için halifenin ona “Seni kendi yerime v...
18
Madde45
Tefvîz muavini, yapt?rd??? tüm icraatlar? ve infaz etti?i tayin ve velâyeti halifeye arz etmelidir ki b?ylece salahiyetlerinde halife gibi olmas?n. Te...
21
Madde46
Halife, tefvîz muavininin i?lerini ve icraatlar?n? g?zden geçirmelidir ki bunlardan do?ru ve uygun olan? kabul etsin, hatal? olan? da düzeltsin. Zira ...
19
Madde47
Tefvîz muavini bir i?i icra eder ve halife de bu i?i tasdik ederse halifenin tasdik etti?i ?ekilde, eksiksiz ve fazlas?z infaz etmelidir. Halife, muav...